Plastik çam ağacına Noel baba süsü takan türbanlı kadınlar

00:0029/12/2010, Çarşamba
G: 4/09/2019, Çarşamba
Fatma Barbarosoğlu

I-Taziye evine giderken rastladım; gün boyu önünden geçtiğim, “ucuzcu” dükkânın yılbaşı hazırlığına.Plastik çamlar, renk renk ışıklar, plastik çamların üzerindeki mini minnacık“noel baba”lar dikkatimi çekti. Dikkat çekme kelimesi hafif kalır. Bas bayağı şok oldum.Dükkânın sahibi Malatyalı. Orada çalışan herkes aileden biri. Kasada oturan güzel kızın başı kapalı. Kardeşlerinin başları açık.Dükkânı iddialı bir noel telaşında görünce… Ticaret helal cümlesi ile karşılaşmaya alışmıştım artık ama, yine

I-

Taziye evine giderken rastladım; gün boyu önünden geçtiğim, “ucuzcu” dükkânın yılbaşı hazırlığına.

Plastik çamlar, renk renk ışıklar, plastik çamların üzerindeki mini minnacık“noel baba”lar dikkatimi çekti. Dikkat çekme kelimesi hafif kalır. Bas bayağı şok oldum.

Dükkânın sahibi Malatyalı. Orada çalışan herkes aileden biri. Kasada oturan güzel kızın başı kapalı. Kardeşlerinin başları açık.

Dükkânı iddialı bir noel telaşında görünce… Ticaret helal cümlesi ile karşılaşmaya alışmıştım artık ama, yine de Müslüman mahallesinde nasıl salyangoz satılacağının merakında idim.

On üç yıldır oturduğum bu semte, nasıl dahil olduğumu izah etmem gerekiyor. Ben bu semte Fadime Şahin''in görüntüleri Star ekranını doldurmuşken taşındım. Ekranda Fadime Şahin, müzik çalar''da Nilüfer''in en güzel albümü, elimde Yalom''un Nietzsshe Ağladığında kitabı ile, yerlerinden edilmiş eşyalara yer bulma telaşını yaşadım.

Eşim yurt dışında idi. Kalbi güzel kendi güzel kardeşlerimin yardımı ile yerleştim. Yerleştikten bir müddet sonra nasıl bir yere yerleştiğinizi görmek üzere keşif gezilerine çıkarsınız ya. İşte o keşif gezilerden birinde henüz yeni moda olmuş olan derin dilimli tüllerin süslediği pencerelerin bir kaçında, “noel ağacı” gördüm. Yeşil ağacın kırmızı süsleri kızgın metalde su sesi gibi aktı gitti içimde.

Oysa o evler topu topu iki üç tane idi. On üç yılda nereden nereye geldiğimizin izini sürmek için şu ucuzcu dükkânının önünde on beş dakika eğleşmek yeterli.

“Armağan Dünyası”nın her sınıftan neferini görürsünüz orada.

Ben onu orada gördüm işte. O dediğim kim? Hafif aksayan bacağı, iri siyah gözleri, eflatun başörtüsü, çalışmaktan yıpranmış ellerine renk renk yüzükler takmış “bakımlılığı” içinde yılbaşı alış verişi yapan bir “müşteri”.

Elindeki poşetler ile değil; aldıklarını ince ince hesaplayışı ile girdi algı dünyamın içine. Pahalı gelen süsleri daha uygun olanları ile değiştirdi. Elinde toplam beş poşet vardı. Birinde altı tekerlekli plastik çam ağacı, birinde koni şeklinde parlak renkli karton şapkalar, birinde boyunlara asılan parlak süsler, birinde de o plastik ağaca asılacak minik “Noel baba”lar vardı. Beşincisinde ne olduğunu görmedim.

Akşamın bu saatinde temizlik yaptığı evlerden birinden geliyor diye kodladı muhayyilem onu. Elerinin aşırı yıpranmışlığı gün boyu deterjanların içindeydim diye bağırıyordu sanki.

Pahalı süsleri daha ucuzları ile değiştirip akşamın karanlığında minibüs beklerken bıraktım onu. Bırakmadım aslında.2010''dan kalan acı bir armağan olarak o hep benim yanımda olacak.

II-

L. Babaannesini aradı. Hal hatır sordu. Babaanne, Ben de tam çamımı camın önüne yerleştiriyordum dedi. Çam mı? Ne çamı? Plastik çam aldım. Babaanne niye çam oluyorsun ya! Niye almayayım. Süslerini yerleştireceğim. Karşı komşumda gördüm. Işıl ışıl. İnsanın içi açılıyor. Babaanne sen ne diyorsun ya. İçim açılsın diyorum. Ne kötülük var bunda?

Babaanne kim? Yukarıdaki konuşmayı anlamak için kimliğini bir parça ifşa etmek gerekiyor. Babaanne vakti zamanda tarikata intisap etmiş yüksek dereceden emekli bir memur eşi.Başörtülü,eli tespihli.Torun İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu sarı bukle saçlı bir genç kız.

Hadi cevap verin bakalım kim kimdir?

III

Yılbaşı süsleri bazılarının içini açıyor bazılarının içini acıtıyor.

Kimlerin içini acıtıyor. Habere buyurun:

TAV İşletme Hizmetleri Genel Müdürü Eda Bildiricioğlu tarafından; TAV Pasaport, yolcu operasyon hizmetleri, CIP Servisi veren Primeclass birimlerinde çalışan 150 kadar personele yılbaşı öncesi Noel şapkası takma talimatı verildi.

Bazı personelin ''kötü durduğu gerekçesiyle'' şapka takmak istememesi üzerine yöneticilerden, işten çıkarılma ikazı aldıkları öğrenildi.

IV

Ne günlerdi diyeceğiz yıllar sonra. Yıl 2010 aylardan Aralık. İktidarda muhafazakâr parti; endişeli modernlerde endişe tavan yapmış durumdaydı.

Personele yılbaşı şapkası takma mecburiyeti getirilmişti. Bazıları ağlayarak taktı şapkayı başına. Ne ki, gözyaşlarını kimse umursamadı.