
Rakamlara hep mesafeli durdum. Sayılabilen şeylere. Sayılabilen her ne ise aslolanın o değil de, onu tanımlayan rakama dönüşmesi belki, mesafemin nedeni. Anketlere, alan araştırmalarına uzağım. Çünkü bu araştırmaların rakamlara sığınılarak esasında insanı olan şeyleri yok etmeye alet edildiğini biliyorum. Rakamlar daima yalan söyler. Yalan söylemeyen rakamlar da, gerçeklerin üstünü örtmeye yarar en fazla.
Afyon garajında bir İlçe otobüsünün içinde bekliyoruz. İki öğrenci geldi. Bir kız, bir erkek. Belli ki ödevleri var. Orta yaşını geçmiş bir teyze ile, sana sorularımız olacak diye başladılar muhabbete.
Genç kız, teyzenin yaşını, kaç çocuk annesi olduğunu, kaç yıllık evli olduğunu öğrendikten sonra, diğerlerini laf olsun diye sorduğunu belli eden otomatik bir tutum ile işaretliyor.
“Ev kadınısınız değil mi teyzeciğim.”
Yaşlı kadın hiç hoşlanmıyor bu ev kadını tabirinden. Bir zamanlar Atv''nin Siyaset Meydanı''ndaki Gönül Hanım gibi, sert bir şekilde itiraz ediyor: “Değilim ev kadını. Köy kadınıyım ben köy kadını.”
Köy kadınıyım derken elini alnına sürüp “aha da alınımın terini yerim” diyor.
Gençler birbirine bakıyor. Nereden çıktı bu köy kadını kategorisi. Ellerindeki kağıtta böyle bir kategori yok. “Köy kadını”nın bütün itirazına rağmen, onu yine de bir rakam olarak ev kadını hanesine yerleştiriyorlar.
Fakat köy kadını neden köy kadınısınız diye sorulmasını beklerken, gençler onu ev kadını kılacak soruları sormaya devam ediyor.
“Kendinize ait bir geliriniz yok değil mi?”
“Niye yoğumuş. Yaz boyu haşgeç tarlasını kim çapaladı? Ben. Kapçığını satınca parası cebimde olur. Kızımı okutacağım. Dersane parası olcek.”
Genç kız bu upuzun cevabı ne yapsın. Kendine ait parası yok kısmını işaretliyor.
Fakat bizim teyze, ev kadını tabirine fena içerlemiş olarak hiç susmuyor. “Köy yerinde ev kadını olmaz. Ev kadını dediğin şeherde olur. Adam getirir kadın yer. Yok bizde öyle hazırcılık. Aha da kendi emeğimizi yiriz biz. Yaz boyu öndüç işledim ben.”
Sonradan sosyoloji öğrencisi olduğunu öğrendiğim genç kız, ille de teyzeyi ev kadını kılmak istediği için, onun “öndüç” dediği şeyin bir tür el işi olduğunu zannedip, boş zamanlarınızda mı yapıyorsunuz. Kime satıyorsunuz diye soruyor.
“Köy kadını”, kıza bakıyor. Ben ne derim sen ne işitirsin edasında. Maytap geçiyor. “He ya öndüç söyle ince ince işlenir. Her gelinlik kızın sandığında vardır.”
Otobüste bir hareketlenme oluyor. Kadınlar ağızlarını kapatarak, adamlar ulu orta gülüşüyor.
Gençler rahatsız oluyor. İletişimin bir daha bağlanmamak üzere koptuğu an. “Öndüç” denen şeyin ödünç olduğunu, borç yapmak olduğunu anlatıyorum gençlere. Yaptığınız işin parasını almayıp iş olarak istersiniz. Buna “öndüç” yapmak denir. Gençler hiçbir şey anlamıyor. Afyonlu değilsiniz herhalde diyorum. Hayır diyeceklerinden o kadar eminim ki! Afyonlularmış oysa. Ankara''da öğrencilermiş.
Anket yapan bu gençler, doğup büyüdükleri kültürü bile tanımıyor. İnsanları rakamlara hapsederek neyi ölçebilir ki! Ev kadını değilim köy kadınıyım diye dellenen yaşlı kadını; ille de ellerindeki sorunun iki seçeneğinden birine, çalışan kadın/ev kadını seçeneğine hapseden bu tutum, kime neyi tanıtmış ve kime neyi anlatmış olabilir ki!
Onca üniversiteden pek sosyolog çıkmıyor. Ama bol bol sosyolojist çıkıyor.
Şimdi lütfen dikkat kesilin! Önümüzdeki günlerde herkesin bir tetikçisi, yani alan araştırması olacak. Herkes karnındaki ağrıyı, kalbindeki sızıyı rakamlara yükleyerek, rakamlar üzerinden dayatarak gidermeye çalışacak. Bir kişiyi gören herkesi görür. Bir kişiyi göremiyorsanız, sayılara bağlı olarak anlam analizleri kurmaya kalkmak sizdeki gizli faşisti beslemeye yarar ancak. Bunu düşünün lütfen. Uzun uzun düşünün. İslam felsefesinin ilk bahsi alemin büyük bir insan, insanın ise küçük bir alem olduğu noktasından başlar. Bir kişiden bile vazgeçmemek, aslolan budur. Oysa rakamlar bizi çoğunluğu tutmaya hapseder. Rakamlardaki çoğunluk da hiçbir zaman “kendisi” olarak yer bulamaz. Sorular neyi istiyorsa onu sağlamak üzere “orada”dır.
Yani size “köy kadını”nı boşuna anlatmadım.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.