
Farkında mısınız gündemi sürekli rakamlar üzerinden yürütüyoruz. Rakamlar sadece ekonomi alanı ile sınırlı değil.
Birbirimizi tanımayı,geçmişi onarmayı,modernleşmeyi rakamların boynuna yüklüyoruz.
Rakamların boynu bu kadar kalın mı?
Bir zamanlar Beyaz''ın sunduğu bir yarışma programı vardı. "Yüz kişiye sorduk. Kahvaltının vazgeçilmez olan besini hangisidir?" diyerek yarışmacıdan en popüler cevapları bulması isteniyordu. Popüler cevapların ekmek,peynir ,zeytin olmasını beklersiniz değil mi? Hayır yüz kişinin önemli bir bölümü yumurta ,salam,sucuk demiş oluyor. Yüz kişi ne derse desin Türkiye usulü kahvaltının olmazsa olmaz şartı evet ekmek peynirdir.Ama insanlar kahvaltılarında ekmek peynir yese dahi bunu saklayarak çok sağlıklı/çok bilinçli/modern bir insan olduğu imajını vermek için taze sıkılmış portakal suyu,jambon mu demişlerdir?Yoksa yarışma programı dışarıdan ithal olduğu için onların yüz kişisinin bizim yüz kişinin zevkine tekabül etmemesi mi söz konusudur?Yarışmacı jambon satışları ile peynir,zeytin satışlarını hele bir mukayese edelim diyemez dese nolur ışık yanar düdük öter yarışmacı yerine gönderilir. Bizim de Türk halkı olarak her alan araştırmasından sonra başımıza gelen bu.Ne bu sorular bize uymaz değişimiz dikkate alınır ne de bireylerin küçük hikayesi üzerinden büyük hikayenin kimyasal denklemi bozulmaz değişimiz dikkate alınır. "401 kişiye sorduk Türk halkı son derece hoşgörüsüz.Anadolu hoşgörüsü bir efsane."
Ne diyeceksiniz!
"Babanız zurna çalar mıydı padişahım?"
Siz ne derseniz deyin sizin gözleminiz ne olursa olsun!
Kalem kırıldı hüküm onaylandı.
401 kişi bunu demiştir.
Bükün boynunuzu dönün köşenize.Yoksa işaret parmağı sallanır diskalifiye olursunuz.
"Ne yani siz bu 401 kişiye empati beslemeyecek kadar vicdansız mısınız?"
Mevsim sonu indirimli satışlara tekabül eden alan araştırmalarımız, akşamları tok karna almak üzere kanal araştırmalarımız.var. "Komşularınız en son size ne zaman kötü davrandı?" Soruyorlar. Üç kişi beş kişi .İşte Allah ne verdiyse.Böylece hem matematik ile arası hep bir hoş olmuş olan necip Türk halkını ölçüyor hem de bu anketleri değerlendirmek için stüdyoda konuk ettiği aydınları. Ne kadar rakam o kadar bilim yani.
Rakamlar okunup, çoğu zaman bir okka turp nereye tutarsan tut anlamında,
"Çıkarım"lar
"Analizler",
"Betimlemeler" yapılıyor.
Yapılsın.
İktidar ile muhalefetin rakamperestliği malum.
Bir onlar sayıyor bir bunlar.Diğer taraftan kimse kimseyi saymıyor. "Büyüklerimi saymak,küçüklerimi sevmek."
Gah "benim araştırmam senin araştırmanı döver" şeklinde maço üslup ile.
Gah "Ah amcaları, teyzeleri bizim araştırmamız daha narin, daha incelikli. Hadi onu sevin hadi ona şefkat gösterin tarzında kadınsı dokunuşlar"la.
Düşüyor rakamlar gündeme.
Düşsün.
Özenmeyin.
Yakında, her eve taksitle üç kişiye sorduk araştırmaları pazarlanacak. Ama kendi "saha" araştırmanızı kendiniz de yapabilirsiniz tabi. Kim engel olur. Anayasaya aykırı değil.
Bulun üç kişi sorun. Ya da bulduğunuz üç kişiyi bin ile çarpın. Bilmiyorum.
Yani nasıl isterseniz öyle yapın.
Bu satırların yazarı rakamlara karşı. Rakam faşizmine karşı. İnsan duyarlılığının rakamlara hapsedilmesine karşı.
İnsanların yüzlerine, gözlerine bakmayı hala başaranlardansanız boş verin rakamları. Bakamayanlar saysın ve saydırsın. Üç ekran arası yaşayanlar, üç vakte kadar ahvalin ne olacağını sorsunlar yüz kişiye. Dört yüz kişiye.
Siz kalpten kalbe giden yollara muhabbet döşeyin, merhamet döşeyin.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.