
Günlerden cumartesi. İstanbul-Afyon yolunda soğuğun hükmüne teslim olmuş bir şekilde ilerliyorduk. Saddam''ın idam haberi, bir fm kanalından düştü. Biz arifedeydik, hacılar bayram sabahında. İşte tam o anda. Saddam''ın idam haberi geldi. Gözümden iki damla yaş düştü. Beni şaşırtan. Bana rağmen iki damla yaş.
Yol boyunca durmadan o iki damla yaşın hesabını sordum kendime. Neden?
Saddam''ın bir bayram sabahı asılması mıydı bana koyan? Öyle alelacele. Necip Fazıl''ın "Bir idamlık Ali vardı asıldı/kaydını düştüler mührü basıldı" mısralarının anlattığından bile daha apar topar olup bitiveren idamı.
Yargıcın Şii, savcının Şii, celatların Şii olduğunun vurgulanması mı incitmişti, bayramı bekleyen kalbimi. "Medeniyetler savaşı" senaryosunun İslam coğrafyasında "mezhepler savaşı" olarak sahneye konmakta olduğunu, kalbe sokulan bir hançer gibi idrak etmek mi nefesimi kesti de, gözyaşımdan medet umdum?
Biraz akıllı olmasını nanca istediğim İran Devlet Başkanı Ahmedinecad''ın, ABD ile aynı hizaya çekilip, Saddam''ın idamı dolayısıyla sevinç çığlıkları atması mıydı iki damla gözyaşımın kaynağı?
Bir lidere, İslam ülkesinin yöneticisi olarak duruş almış bir lidere, tam da şimdi ABD''ye kafa tutması yakışmaz mıydı? Adalet düşmanımın bile hakkıdır diyecek bir duruş?
Atom bombasıyla "yakarak " öldürdüğü milyonlarca kişinin canının bedelini hiç ödememiş "özgürlükler ülkesi”nin nanca özgür olduğunu tekrar tekrar anlamak. Anlamak ve eylemsiz kalakalmak.
ABD bayram sabahı infazıyla, İslam alemini tuhaf bir şaşkınlığa düşürerek, Hristiyan dünyasına "Noel armağanı" paketlemişti. Bu mu iki damla gözyaşımın kaynağı?
Niye yazmaya çalışıyorum ki! Her kelime iki taşın arasında kalmışçasına ezik düşecek kağıda. Kalpte olan kalpte kalıyor. Kelimeler pornografik bir yayına dönüşmüş bir idamı anlatmaya yetmiyor. Ama biliyorum ki siz, ben bir türlü yazmayı beceremediğim halde yine de anlıyorsunuz. Anlıyorsunuz çünkü kalbiniz var. Çünkü biz adaletsizliğe karşı iki damla gözyaşı olanlarız işte! Halepçe katliamı için günlerce ağlamıştım. Şimdi Halepçe katliamının mimarına iki damla gözyaşı. Kuveyt işgalini benim için unutulmaz kılan onlarca "özel tarih" parçam var. Ama işte ne oluyorsa oluyor, "stratejik ortak Saddam!"ın büyük ortak tarafından idam edilişine iki damla gözyaşı döküp, sonra da bu gözyaşının hesabını soruyorum kendime. Çünkü isyanım Saddam''ın şahsında bütün Ortadoğu insanının idam edilişine. Çünkü denilmektedir ki, siz yani ötekiler, yani bize hiç benzemeyenler, sizin için hukukun üstünlüğü bir lüksten ibarettir.
Çünkü bizim ille de adalet isteyen iki damla göz yaşımıza karşılık; uygar dünyanın iki, on iki, yirmi iki çehresi var. Birini bilsek ötekine bigane kalan tarafımız avlanıveriyor. Şairi imdada çağırmalıdır o vakit "Tehlikeli Belki"nin şairini. "Seksenlerin slov şarkılarıdır sebep biraz da/insanları sömürgecilerine benzeten."
İran sömürge olmamıştı değil mi? Türkiye de. Ama işte ikisi de sömürgecilerine benzeyenlerin tarafına düşüverdi. Birisi adalet düşmanımın bile hakkı diyemediği için. İran Devlet Başkanı Ahmedinecad''ın hafızasında kayıtlı değil midir Hz Ali Efendimiz''in adaleti. O Hz Ali Efendimiz ki, cenk meydanında hani tam da bir Yahudi''nin kafasını kılıçla bedeninden ayıracakken; Yahudi yüzüne tükürdü diye öldürmekten vazgeçmişti. Kendisine şaşkınlıkla bunun nedenini soran Yahudi''ye "Çünkü" demişti "biraz önce seni Allah rızası için öldürecektim. Yüzüme tükürdükten sonra nefsim için öldürmekten korktuğum için canını bağışlıyorum.” Adını "İslam ülkesi" olarak tescillemiş bir ülke başkanının zihninde İslam adaletinin mayası kabarmalıdır değil mi?
Geçelim. İran''ı geçelim de Türkiye''ye gelelim. PKK liderini "öldürmeyeceksin" diyerek teslim etmiş olan ABD''ye sorma hakkımız olmalıydı. Hollanda''ya, Fransa''ya, ABD''nin Avrupa''daki gölgesi İngiltere''ye sorma hakkımız olmalıydı. Bizim kanunlarımızdan çıkarılmış olan idam cezası, sizin elinize neden bu kadar yakışıyor diye.
Sömürgecilerine benzeyenlerin gözyaşı pınarı kuruyor. Gözyaşı pınarına kaynak sadece kalbin mayası çünkü.
Adaletsizliğin pornografik bir propaganda olarak zihninize bütün kirini bırakmasına izin vermeyin.
Kalbimizi korumak için, yaşadığımız coğrafyayı korumak için bize düşen çok şey var. Başlangıç noktası, insanları mezheplerine ve etnik kimliklerine göre ayırmamak.
Ne yiğidin memleketi var ne de caninin.
Saddam''dan kahraman çıkaranların tarafında olmak istemeyiz evet. Ama adaletsizliğe, hukukun çiğnenişine de razı olacak değiliz!!!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.