
Durgundu kadının yüzü. Dipsiz kuyular kadar durgun. Soranlara dostları sınamaktayım diyordu. Bunca sınav telaşında bir sınanmayan bırak dostluklar kalsın diyorlardı. Yüktür sınanmamış dostluklar diyordu kadın. Yük. Varsın sanırsın. Yokturlar. Şehrin bütün sokaklarında girebileceğin kapılar vardır sanırsın. Yoktur. Senin kapının dışardan açılan mandalı varken bilmezsin her kapının şifresi olduğunu. Şehrin bütün kapılarının ayrı ayrı şifreleri olduğunu bilmeden yürürsün. Avucunda kor yüreğin akkor. Bir baştan bir başa henüz kül olmadan çalarsın bütün kapıları. Kilitlerine razı. Çalarsın. Parola sorarlar kapıda. Ben dersin. Hani seni çok seven ve senin tarafından çok sevilmiş olan. Anlatacaklarım var. Şifre koyan şaşırır bu defa. Sen der ne zamandan beri anlatmaya başladın. Anlatıcı bendim. Unuttun mu? Bu böylesine bir dostluktu. Ben anlatırdım sen dinlerdin. Sen dinlerdin. Sen dinleyecek ve anlayacaktın. Benim anlattıklarımı. Anlatacaklarımı. Ve asla anlatmayacaklarımı sen anlamalıydın. Bu böylesine bir dostluktu. Kapımı neden çaldın? Kapımı çaldın! Demekki beni hiç anlamadın. Bu böylesi bir dostluktu.
Böylesi dostluğun sahibine güvenilmeyeceğini sezmiştir esasında kadın. O kendini anlatırken dolu dizgin. Ve keşfedilmemiş coğrafyalar keşfederen kendi sesinde, dostlukları sınayan kadın çok ta umutlu değildir zaten "böylesi" dostluktan. Ama ikinciden başlamıştır sınamaya. Birincinin kaybına hazırlamak için kendini önce ikinciyi kaybetmeyi göze almıştır.
Bütün dostluklar emek isterdi. Ve kadın dermanı kalmayıncaya kadar emeğini sarfetmiş olduğunu biliyordu. Ne ki her tohum bitmezdi. Kurtun kaptığı olurdu. Kuşun kaptığı.
Henüz umudu eskitmemişken ikinci kapıyı çaldı kadın. Hani "Ey sevgili en sevgili" denebilecek kapıyı. Avucunda kor, yüreği akkor. Kapının kocaman bir dürbünü vardı. Kim o sesine muhatap kalmayacağı için sevindi kadın. O dost hani gözyaşları incidir diye yedi kat kutunun içinde saklayıp koruduğu ve eline dostun gözyaşı düştükçe ne güzel ağlıyorsun dediği. Ne güzel ağlıyorsun dedikçe güzelleşen. Ve sonra güzelliğinin bütün resimlerini kalbinde sakladığı. Kimsin demeyecektir o. Dürbünün öte yanından görecek daha o hiçbir şey söylemeden bilecek. Sözü bile israf etmeden...
Onunla hep aynı zamandaydılar ya! Umudan zamanı. Hüsranın zamanı. Zaferin zamanı. Tövbenin zamanı. Her daim aynı zamandaydılar ya. Kim zamanın dışına çıkmıştır, çağırırdı öteki umudun zamanına.
Bir kere çaldı kapıyı ve bekledi. Ayak seslerini duydu. Bekledi. Sevilen ilk önce ayak sesinden tanınır. Bekledi. Ayak sesinin sahibi "kim o?" diye sormadan "Benim dedi. Yüzüne kapalı kapıya. Benim ve yalnızım. Kimbilir kaç manaya gelir kaç farklı zamandan okunurdu: "Yalnızım."
Gözü kör kulağı sağır bir sükütu daha fazla dinlemenin manası yoktu. O en çok sevilmiş dostun kapısı böyle terkedildi. En çok iltifat ettiği. Ve ondan gelecek bütün iltifatlar için kulaklarını daima ayarda tuttuğu.
İki yok oluştan bir varlık çıkmamıştı. Bütün yok oluşları kaydetmeliydi yeniden. Ama yine de bütün kayıtlar kaybetme zamanının habercisi olmamalıydı.
Üçüncüsüne gitmedi. Bir gün için iki sınanma zaten çok ağırken üçüncüsünün kapısını çalmadı. Bir dosta emanet edilmeyecekse hayatın ağırlığı; niye yaşanır bunca şey dedi. Bir dosta anlatılmak üzere şehrin bir ucundan bir ucuna gezdirdiği yangın, garip bir şekilde serinlemişti sanki. Kapıları çaldığındaki telaşın yerini bir huzur almıştı. Bir günde iki dost birden yitsin de, bir yangın yerine dönecek yüreğin üzerinde ferah meltemler esiyor olsun. İki kaybın arkasından duyduğu huzura şaşırdı. Acıyla geldiği yollardan huzurla geri döndü.
Bahçe kapısında üçüncüsünü gördü. Yitiririm korkusuyla sınamaktan korktuğu üçüncüsünü. Bakışları endişe yüklü üçüncüyü. "Rüyamda gördüm. Elinde ateş vardı. Elindeki ateş, kalbindeki ateşe karışacaktı. Uyandım. Hayırdır inşaallah deyip telefona sarıldım. Yoktun. Komşularından bir haber alırım diye geldim. Çok şükür iyisin. Çok şükür iyisin."
İyiydi. Rüyada görüp de kapısında bekliyen dostu vardı ya iyi idi. Dostlarını yanlış sıralayan kalbi istiğfar etti. Kalbi bütün yanlış sıralamalar için istiğfar etti.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.