Sizin Nineniz Kraliçe değilse bize bekleriz

00:002/05/2011, Pazartesi
G: 4/09/2019, Çarşamba
Fatma Barbarosoğlu

Sizin Babanız Kral değil…Baba ya diyor genç adam, savaş ganimetlerini nehre düşürdüm. Üzülme boş ver diyor baba. Git gladyatör oyunlarını seyret.Sizin babanız Roma İmparatoru değilse bize gelin diyor sigorta reklamı.Başka bir oğul, Baba piramidin hesaplarında bir yanlışlık oldu diyor. Üzülme diyor baba daha büyüğünü yaparız. Sizin babanız Firavun değilse bize gelin diye sesleniyor yine reklam.Gayet şımarıkça bir kız geliyor bu defa. Baba yaa oyun eğlence derken Sarayı yakmışız ya… Boş ver diyor

Sizin Babanız Kral değil…

Baba ya diyor genç adam, savaş ganimetlerini nehre düşürdüm. Üzülme boş ver diyor baba. Git gladyatör oyunlarını seyret.

Sizin babanız Roma İmparatoru değilse bize gelin diyor sigorta reklamı.

Başka bir oğul, Baba piramidin hesaplarında bir yanlışlık oldu diyor. Üzülme diyor baba daha büyüğünü yaparız. Sizin babanız Firavun değilse bize gelin diye sesleniyor yine reklam.

Gayet şımarıkça bir kız geliyor bu defa. Baba yaa oyun eğlence derken Sarayı yakmışız ya… Boş ver diyor baba sen git eğlenmene bak. Sizin babanız kral değilse bize bekleriz.

Ninesi Kraliçe olanların düğünü…

Prens William''ın ninesi Kraliçe.

Babası dokuz yaşından bu yana veliaht. Kraliçe''nin yıllardır idare ettiği İngiliz Kraliyet şirketini, Prens Charles bu gidişle rüyasında bile göremeyecek. İngilizler düğün vesilesi ile artık cumhuriyete geçsek mi diye ufaktan bir tartışma ortaya koyup, neyse Cumhuriyete geçmeyeceksek en azından Charsles''ı atlayıp doğrudan William''a geçelim dediler.

Eh haksız da sayılmazlar. Kraliyet ailesi bir şirket ise Kate''in popülaritesi Diana''yı solladı. “Mahzun Prenses”in düğününü 700 milyon izlemişti. “Zeki Prenses”in düğününü 2 Milyar izledi.Charles''in ikinci eşi Cornwall Düşesi Camila''nın ise esamisi bile okunmuyor.

Krizin içinde debelenmekten bunalmış İngiltere, düğün vesilesi ile patlayan hediyelik eşya satışlarıyla bir parça kendine geldi.

Gelin ile damadın resimleri tabaktan kaşığa, bardaktan vazoya, her türlü objenin üstüne kondurulurken benim favorim kusma poşetleri oldu.

Düğün haberlerinden bunalmış olanlar için tasarlanmış kusma poşetlerinde gelin ile damadın resimleri yer alıyordu ki tam bir pır pır yap para kap başarısı olarak tarihe geçti.

İngilizler kimliklerini borçlu oldukları “mesafe” kavramını bu düğün vesilesi ile bir kez daha gösterirken; düğün derdi en çok ABD''lileri ve de eski sömürge Hindistan''ı gerdi. Bir heyecan bir heyecan.

Çakma''nın tüm haklarını tescilleştirmiş olan Çin''de yapılan “Çakma” Kraliyet Düğünü pek de şaşırtıcı olmadı.23 Yaşındaki Çinli Damat Wang Xueqian,50 kişi, bir düzine araba ve iki at için yaklaşık 7 Bin 600 dolar ödedi.

Çakma düğünü organize eden Hu Lu, Kraliyet tarzının gittikçe populer olduğunu, çünkü bütün gelinlerin evlenirken Pamuk Prenses olmak istediğin söyledi.

2 Milyar kişi, İngilizlerin aristokrat soyluluğuna ve sadeliğine şapka çıkarırken düğüne davetli olanların “şıklık yarışı”ndaki şapka tasarımları, uçukluk yarışında birinciyim turnuvası şeklindeydi.

Dost başa düşman ayağa da…

Ayakkabıları birbirinden güzel ve şık olan davetlilerin başlarına niye o uçuk kaçık şapkaları geçirdikleri sanırım haber değeri taşıma kaygısından kaynaklanıyordu. Ama herkesin şapkası o kadar uçuk olunca birbirlerinden çaldıkları rol ile hiçbirisi “şapka” üzerinden birinciliği göğüsleyemedi.

Gelelim “Kekeme baba”nın ketum kızı Kraliçe Elizabeth''e. Torununun düğününde sarı giydi. Yorumcular Kraliçe''nin düğün rengini nasıl yorumladı bilmiyorum. Bendeniz Kraliçe''nin sarı kostümünü bir ayrılık acısı ve veda olarak yorumladım. Türkiye seyahatinde erguvan renkli kotsum seçerek, yaşının tonuna kıyafetinin tonu ile bahar efekti veren Kraliçe''nin sarı tonu çok düşünülmüş bir mesaj şeklindeydi.

Yorumcular demişken… İngiliz kanı taşıyor diye ekrana çıkarılan Suna Yıldızoğlu artık o kadar bizden biri idi ki yorumlarını dinlerken benim komşum bile Kraliyet düğününü daha sofistike yorumluyor diye düşündüm.

İngiliz Kamuoyu, cumhuriyete geçelim diye hafif hafif gündeme gaz vermeye çalışırken; Kraliçe''den bir Türkiye gündemi aldık. AB çok kalabalık Türkler gelmesin buyurmuş kendileri.

Kraliçe''nin “Türkiye selamı”ndan mülhem, bende kendilerine düğün armağanı olarak bir tekerleme sunmak isterim. Tekerleme Murat Gülsoy''un “Bu filmin kötü adamı benim” adlı romanından. Şöyle: Otuzdum topuzdum, kırktım kırıktım, elliydim belliydim. Altmıştım yatmıştım. Yetmiştim bitmiştim. Seksendim serildim. Doksandım noksandım.Yüzdüm dümdüzdüm.

Prens William ve çiçeği burnunda karısı otuz yaşında. Prens Charles ve saksısı burnunda karısı altmışlarında.

Kraliçe kaç yaşına girmişti sahi?

Ninesi Kraliçe olmayanlar Taksim Meydanındaydı…

Bu satırları yazarken bir taraftan da Taksim Meydanından yapılan yayınları dinliyorum. Tam bir bayram havası var.

Sadece işçilerin değil bütün emekçilerin seslerini duyurmak üzere Taksim Meydanı''na toplanmış olması Türkiye''nin gelmiş olduğu noktayı görmemiz açısından çok önemli.

İnşallah tek bir kişinin burnu kanamadan Bayram akşama kavuşur.

Şimdiye kadar burada hükümetin politikalarına dair pek çok eleştiri yazısı yazdım. Ama 1 Mayıs''ın tekrar Bayram olmasının AK Parti hükümetine borçlu olduğumuzun altını çizmek isterim.

Görev yapan 38 500 polisin 1 Mayıs''ta sadece asayiş üzerinden değil polisin imajı üzerinden de sınav verdiğini Emniyet Teşkilatı idrak etmiş görünüyor.

Lakin 2011 1 Mayısında Magazin sektörü işçilerden rol çaldı. Mikrofonların sadece “meşhur” simalara ve siyasilere uzatıldığına tanık olduk.

İşçilerin gerçek seslerinin uğultuya karışmayacağı günler olsun inşallah temennisi ile bitireyim yazımı.