
Bütün ibadetlerimizi, son defa duygusu ve bilinci ile yapsak hayatımız çok başka türlü olurdu.
İnsan olmanın yakıcı mesuliyetini; "son" üzerinden "sonluluk" üzerinden yerine getirebilseydik, ruhumuzun kanatları kırık kalmazdı. Öncelikler sıralamamız tamamen değişirdi. Şu işi yaptıktan sonra diyerek haşa ibadetlerimiz ikincileştirmeye kalkmazdık. Tam tersine"borçlarımızı eda" ettikten sonra dünya işine yer verirdik.
Kalbimiz ve zihnimiz hep ötelerin sesine ayarlı…
Zaman genişlerdi.
Evet zaman daralan ve genişleyen bir "mahluk"tur.
Postmodern zaman dediğimiz şey "sıkışmış/sıkıştırılmış zaman"dır.
Herşey yerli yerine oturduğunda; yani ebedi hayat, geçici dünyanın önüne geçtiğinde; öncelikler sıralaması, esastan teferruata doğru yerini bulduğunda, zaman genişler.
Zamanın nasıl genişlediğini bir hatıra üzerinden temrin edelim.
Hatıratın izini sevgili N.E."nin satırları üzerinden sürüyoruz. Kendisine huzurunuzda çok teşekkür ediyorum.
Merhaba Sevgili Fatma Hocam,
Nasılsınız? İyisinizdir inşallah, Allah âfiyet versin.
Mesaj kutum size gönderilmek üzere kaydedilmiş taslaklarla dolu, bu sefer gönderiyorum. :)
"Vakit Testi" isimli yazınız tam zamanına denk geldi, kendi adıma teşekkür ederim, Allah razı olsun.
Bugünlerde Ali Ulvi Kurucu"nun "Hatıralar"ını okuyordum. Yazınızda "Müminin zamanı kesintisiz bir şimdiki zaman değildir. Dün ile yarın arasında ibn el vakt olarak yaşayacaktır saniyeleri ve dakikaları. Vakti bütünleye bütünleye yaşayacaktır. Zamanı bütünleyen en önemli ibadet namazdır" diyorsunuz.Tam da bu bağlamda kitapta çok etkilendiğim, Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi"nin "hayatının namazı"nı kılışını anlattığı kısmı sizinle paylaşmak istedim:
Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi, siyasi muhalefeti sebebiyle Harbiye Nezareti"ne götürülüyor. Enver Paşa, hakkında hüküm verecek. İdam hükmü giyebilir. Zabitlerden biri hükmü öğrenmek için içeri gidiyor diğeri Sabri Efendi ile dışarıda kalıyor.
Mustafa Sabri Efendi anlatıyor:
"Tam beş saat bekledik. Gitti gelmez...
İbriğim elimde, onunla abdest alıp vakti giren namazları kılıyorum.
Bu zaman zarfında bana, askerî mahkeme kuruyorlar ve beni idama mahkûm ediyorlar kanaati geldi.
Azizim o beş saat içinde, ben ölümü gördüm. İnsan, "Allah"ı görür gibi ibadet etmek" manasına gelen "ihsan"a riayet ederek ibadet etse, tefekkür etse, günah mı işleyebilir? Gaflete mi düşebilir?
O beş saat zarfında, gözümün önünden, neler geldi, neler geçti? Hayatta neler yapılmak lâzım imiş de, yapılmamış. Fırsatlar değerlendirilmemiş... Bunlar hep insanın gözünün önünden geçiyor.
Ebu Eyyub el-Ensarî Hazretleri"nin, Peygamber Efendimiz"e arz ettiği bir şikâyeti var.
"Yâ Resûlallah, namazlarımda huzur bulamıyorum."Namaz mü"minin mirâcıdır." buyuruyorsunuz. Namazlarım maalesef mirac olmuyor. Ne tavsiye buyurursunuz?"
Peygamber-i Zîşan, şu cevabı veriyor:
"Yâ Ebâ Eyyûb! Sallî salâte müveddi"in. Dünyaya veda eden bir kimsenin namazı gibi kıl..."
Hayatının son namazını kılan insan ki, ondan sonra artık, Allah"ın huzuruna varacak. Ona, "gel bakalım!" denilecek. Defter-i a"mâli eline verilecek.
Sallallahü Aleyhi ve Sellem Efendimiz"in, Ebu Eyyub"a olan bu tavsiyeleri, orada hatırıma geldi. Öğle, ikindi namazlarını orada, o düşüncelerle, hislerle kıldım. Ah, bütün namazlarımı hep öyle kılabilseydim!"
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.