Sütten çıkmış ak kaşıklarız ya…

00:002/01/2013, Çarşamba
G: 6/09/2019, Cuma
Fatma Barbarosoğlu

Bin şikâyet bin ah. Her şey çok kötü. Ay herkes ne kadar fena. Ay televizyonda neler var öyle.Bakma o halde. Baktığından mesulsun. Yok ama dünyadan haberdar olmamız lazım. Niye haberdarlık vazifesi sana mı tevdi edildi!Neyinden haberdar olacaksın? İbadetler bile farz-ı ayın farzı kifaye olarak ayrılmışken.Yaşı senin yaşına denk diye ikinci bahar evlenme programlarına bakıp Aa kadına bak adama bak diye aşağılayacaksın öyle mi? E seni kim aşağılasın! Bak bakalım kendine. Senin gözün kime tanıklık

Bin şikâyet bin ah. Her şey çok kötü. Ay herkes ne kadar fena. Ay televizyonda neler var öyle.

Bakma o halde. Baktığından mesulsun. Yok ama dünyadan haberdar olmamız lazım. Niye haberdarlık vazifesi sana mı tevdi edildi!

Neyinden haberdar olacaksın? İbadetler bile farz-ı ayın farzı kifaye olarak ayrılmışken.

Yaşı senin yaşına denk diye ikinci bahar evlenme programlarına bakıp Aa kadına bak adama bak diye aşağılayacaksın öyle mi? E seni kim aşağılasın! Bak bakalım kendine. Senin gözün kime tanıklık eder?

Ne oluyor bitiyor diye bir kere baktın. Anlamadın. İkinciye baktın. Hadi çok şaşırdın üçüncüye baktın. E tamam artık. Bırak dağınık kalsın. Şaşkınlığın da bir sınırı var. Üçüncüden sonrası, sana nefsinin tuzağı.

Gençler çok kötü. Gençler çok duyarsız.

Acaba!

Sakın senden öncekilerle senden sonrakiler arasında köprü olacak olan SEN kötü olmayasın. İlahi davet geçmediyse bir öncesinden bir sonrasına. Sorun sende olmasın sakın.

Herkese kötü diyen nefsin hadi burada durma daha fazla. Geç sende herkesin tarafına diye… Sana tuzak kuruyor olmasın.

İman eden tek bir kişi kaldıkça kıyamet kopmayacağına göre bak bakalım imanına. Allah"a teslimiyetine bak. İlmine, irfanına bak.

Şeytan aramıza yeni karışmış değil. Şer her daim vardı. Bu günün imtihanının farkı, şerrin yayılmasına teknolojinin eşlik ettiği hız sadece.

Herkes kötü derken, kötünün hızına bir nebze de kendimizden yakıt aktardığımızı ne zaman fark edeceğiz!

İyilerden bahsedin bana. Yok ki demeyin. Güzellik bizim bakışlarımızda. Güzel olursak öncelik hakkını güzelliklere veririz.

Ben su gibi berrak kızlar tanıdım mesela. Ta Sivas"tan.

Nur gibi bir nene tanıdım ta Elazığ"dan, yok böyle bir güzellik. Geçtiği yere kilim serip eğleşseniz kalbiniz şifa bulur. İklimi o derece latif yani.

Kimi görsem biraz sana benziyor mısrasını, karnı toklar, sırtı pekler olarak kimi görsem bana benziyor acizliğinde yaşıyor olmayalım sakın. Nefsimizin alaca renklerini sağa sola bulaştırıp; herkes ne kadar yozlaştı, her şey ne kadar kötü diye vıdı vıdı ederek kendimize vur patlasın çal oynasın bir istikbal çizmeye kalkıyor olmayalım sakın!

Müslüman erkekler niye sürekli tuhaf giyinen kızları diline doluyor! Ben onca güzel, haza hanımefendi kız görürken onlar ne tarafa bakıyor da kimi görüyor! "Kişi sevdiği ile beraber" buyuruyor Efendimiz. Hadi itiraf edin de bizi de daha fazla meşgul etmeyin artık.

Orta yaşlılar, yaşlılar alnında nur ile şehrin sokaklarından geçip giden gençleri, kütüphanelerde sabahlara kadar çalışan gençleri, yarı aç hayata direnen gençleri neden görmüyor? Onları görürse kendisiyle yüz yüze, göz göze gelmekten mi korkuyor! Yaşadığı yılları beyhude yaşamış olduğunu fark etmekten mesela.

Ama herkes kötü olunca… Biz o kadar kötü olmadığımıza göre payımıza şeyhlik, padişahlık düşecek değil mi?