Teknolojinin bayramı... Kadınların bayramı...

00:0019/11/2010, Cuma
G: 4/09/2019, Çarşamba
Fatma Barbarosoğlu

Bu gün bayramın son günü. Son günü sizlerle kadınların bayramı üzerine söyleşmek istiyorum.Ne vakittir dikkatimi çekiyor; kadınlar eskisi gibi bayramlaşmıyor.Hayır, bayram günlerinde yaşanan bayramlaşmadan bahsetmiyorum.Benim çocukluğumda kadınların bayramı esas bayram bittikten sonra başlardı.Bayram boyunca yapılan akraba ziyaretlerinden sonra bayram biter "A kadınların bayramı kırk gün canım" latifesi eşliğinde ev ziyaretleri başlardı.Küçükler büyüklere gider; bayramlaşmanın ne demek olduğuna

Bu gün bayramın son günü. Son günü sizlerle kadınların bayramı üzerine söyleşmek istiyorum.

Ne vakittir dikkatimi çekiyor; kadınlar eskisi gibi bayramlaşmıyor.

Hayır, bayram günlerinde yaşanan bayramlaşmadan bahsetmiyorum.

Benim çocukluğumda kadınların bayramı esas bayram bittikten sonra başlardı.

Bayram boyunca yapılan akraba ziyaretlerinden sonra bayram biter "A kadınların bayramı kırk gün canım" latifesi eşliğinde ev ziyaretleri başlardı.

Küçükler büyüklere gider; bayramlaşmanın ne demek olduğuna yeterince dikkat sarf etmeyen küçüklere de büyükler biraz ders veren bir edada "Sesin soluğun çıkmadı acaba hasta mı dedim" diyerek şöyle bir kapıdan uğrardı.

Birkaç yıldır bazı sivil toplum örgütleri, üyeleri ile yazarları bir araya getiren programlar düzenliyor. Bayram öncesi böyle bir davet ile karşılaştığımda her defasında şimdi yola çıktığımızı (evet yirmi yıldır her bayram sıla-ı rahim halindeyiz); dönüşte memnuniyetle davetlerine icabet edeceğimi bu vesile ile de bayramlaşmamızın ne kadar güzel olacağını ifade ediyorum.

Davet bayramlaşma daveti değil sadece rastlantı olarak bayram sonrasına denk geliyor.

Kadınların, bayramı kırk gün olarak yaşama heyecanı sürsün istiyorum.

Ne oluyor dersiniz? Teklifime muhatap olan kişi ilk başta "Ah ne güzel olur yapalım tabii" diyor. Sonra hiç ses çıkmıyor.

Hadi kurumsal olarak gerçekleşemiyor "kadınların bayramı kırk gün" kutlaması, kişisel olarak gerçekleşebiliyor mu? Hayır.

Telefon hayatımıza girdiğinden beri sürpriz misafirlikler ortadan kalkmıştı zaten. Geçiyordum uğradım deme hakkının elimizden alınmasıydı bir bakıma telefon ile önceden haber verme mecburiyeti.

Her teknolojik alet tebrikleşmenin ruhundan çala çala dahil oldu hayatımıza. En son sms ile bayramlaşmanın esiri olduk, tebrikleşmenin ruhunu imha ederek.

Tebrikleşme, teknolojiye emanet edilince birileri kazanıyor tabii. Ama kalp kazanılmıyor. Kimsenin gönlü alınmıyor.

Gençlere bunu anlatmak mümkün değil. Bari di-yorum, biz kadınlar geçmiş ile geleceğin köprüsünü muhabbet üzerinden kurabilmek için çaba sarf etmekten hiç vazgeçmesek…