"Tesettürün artmasından memnun değilim ama..."

00:0018/05/2001, Cuma
G: 12/09/2019, Perşembe
Fatma Barbarosoğlu

Birkaç haftadır Latife Mardin''i ve ilk romanı olan "Doğu Doğudur"u misafir etmeye başladı medya. Latife Mardin, Mardin ailesinin gelini. Dünyaca ünlü müzik kompozitörü ve prodüktörü Arif Mardin''in eşi. 1960 yılından beri Amerika''da yaşamakta olan Latife Mardin özellikle spor camiasında çok tanınmış olan bürokrat Yusuf Ziya Öniş''in kızı. Bütün bu bilgileri uzun uzun yazmamın bir nedeni var.Haber bültenlerinin ısıtılıp soğutulup tekrar servis edilen "olaylar"ından sıkılıp TRT 2''ye takıldım geçen

Birkaç haftadır Latife Mardin''i ve ilk romanı olan "Doğu Doğudur"u misafir etmeye başladı medya. Latife Mardin, Mardin ailesinin gelini. Dünyaca ünlü müzik kompozitörü ve prodüktörü Arif Mardin''in eşi. 1960 yılından beri Amerika''da yaşamakta olan Latife Mardin özellikle spor camiasında çok tanınmış olan bürokrat Yusuf Ziya Öniş''in kızı. Bütün bu bilgileri uzun uzun yazmamın bir nedeni var.

Haber bültenlerinin ısıtılıp soğutulup tekrar servis edilen "olaylar"ından sıkılıp TRT 2''ye takıldım geçen hafta. Sesinin buğusu gelmekte olan akşamın saatlerine çok yakışan Seynan Levent''in konuğunun Latife Mardin olduğunu görünce sohbetlerine ortak oldum. Neden İngilizce yazdığı sorusuna cevap verirken Mardin, Türkçe''nin çok değişmiş olduğunu, yeni konuşulan dilde yazmanın kendisine zor geldiğini söyledi. "İçtimai hayat" diye söze başlamışken Seynan Levent hemen düzeltti: "Biz şimdi sosyal hayat diyoruz." Bu düzeltmeyi yaparken "Siz kırk yıldır Amerika''dasınız ama içtimai hayat dediniz. Social life demediniz. Oysa iki ay yurt dışında kalanlar yarı Türkçe yarı İngilizce konuşmaya başlıyorlar" demeyi de ihmal etmedi.

Dönüp geçmişe baktığında en güzel günlerinin 1930''lı yıllar olduğunu anlatan Mardin, o günleri yazmayı çok istediğini söyledi. Seynan Levent daha önce gazetelerde yayınlanmış olan "Ben dahil, Türkiye''de Batı''ya karşı aşırı bir hayranlık var. Kırk senedir yurt dışında yaşadığım için üzülerek gördüm ki: Batı herşeyde haklı değil, herşeyi doğru yapmıyor. Bizim kusurlarımız ve eksiklerimiz yanında, onların da kusurları eksiklikleri var. Yalnız onlar propagandalarını daha iyi yapıyorlar" alıntısını okuduktan sonra Mardin''e sordu: "Şu dönemde özellikle yüzümüzü Batıya çevirmememiz mümkün mü? Batı''nın kusurları derken neyi kastediyorsunuz?"

Bu yazıyı yazmama vesile olan Mardin''in cevabı şöyle: "Kadının sosyal hayat içinde olması güzel. Fakat artık Amerika''da kadın, özgürlük arayışını o kadar uç noktalara götürdü ki bunu kabul etmek çok zor. Uyuşturucu ile başa çıkamıyorlar. Küçük çocuklar ellerine silah alıp arkadaşlarını tarıyor. Bunları okumuşsunuzdur. Her olayda insanlar mahkemeye koşuyor. Ben bile kızımın evine üst kattan su damladığını görünce niçin mahkemeye vermiyorsun dedim. Tesettürün artmasından memnun değilim ama Türkiye''de içki tüketiminin az olması beni mutlu ediyor."

Sohbet en can alıcı noktasına gelmişken TRT ekranında olmasından belki, Seynan Levent "ortada kuyu var yandan geç" espirisi içinde sorduğu sorunun cevabını daha detaylı olarak almaktan cayıp başka konuya geçmeyi tercih etti. Tesettür''e riayet eden zihniyet ile içki içmeyen zihniyetin ortak paydasının dini emirlere iteat olduğunu 40 yıldır "dışarıda" olan bir göz görüyor ama henüz Türkiye''dekiler görmüyor. Çünkü az içki tüketiliyor olması Latife Mardin''i mutlu ettiği kadar "çağdaş yaşam mühendislerini" mutlu etmiyor. Çünkü çağdaşlaşmanın adı hala daha içki tüketiminden geçiyor. Kariyerler, hayat tarzları eve giren içki markalarından onay görüyor.

Alkollü sürücülerin kullandığı araçlar yüzlerce can aldığı halde haber bültenlerinde Levent Kırca esprisine ne kadar benzediği üzerinden eğlencelik malzemeler olarak haber olabiliyor. Çünkü "içkinin tehlikeli ve ölümcül etkilerine dikkat çekmek" irtica propagandası yapmanın bir parçası olarak görünüyor.

Latife Mardin kendini mutsuz eden tesettürün artışına rağmen içki tüketiminin az olmasını Türkiye için olumlu bir durum olarak görüyor. Keşke bünyenin tesettüre uyan kısmı koparılıp alınsa da diğer uzuvları sapasağlam ayakta kalsa diye temennilerde bulunuyor satır arası. Koparılıp alınan yan, bünye dışı olduğunda ortada sağlıklı bir bünyenin var ol(a)mayacağını hesap etmeden.