
I-
Dünyanın birinci küreselleşmesinde yani on dokuzuncu yüzyılda başta Osmanlı olmak üzere bütün İslam dünyası, büyük hikâyeyi onarınca, küçük hikâyelerin kendiliğinden düzeleceğini hesaplamıştı.
Büyük hikâye devletlerin gücü oranında akan bir hikâye idi.
Batı dışı toplumların, yani Japonya, Rusya ve Osmanlı''nın Batı''nın gelmiş olduğu refah seviyesine ulaşmak için kendilerine sormuş oldukları soru farklı idi.
Rus Çarı Petro ülkesini açık denizlerle buluşturup, ne yaparsam Batı ülkeleri gibi güçlü olabilirim sorusunu sormuştu. Sorusuna cevap bulabilmek için Batı''nın hayatını öğrenmek üzere “çırak” olmaya gitmişti.
Osmanlı''nın sorusu ne yaparsam Batı gibi güçlü olurum sorusu değildi. Ne yaparsam eski gücüme kavuşurum sorusu idi.
19. Yüzyıl''dan itibaren Üç Modernleşme hamlesi birbiri ile mukayese edildi. Osmanlı aydınları Japon modernleşmesini baş tacı ettiler uzunca bir süre.
Teknolojik deha, disiplin güzeldi. Lakin büyük hikâyenin küçük hikâyeyi imha ettiği bir Japon modernleşmesi kaldı geriye. Her yıl Japonya''da otuz bin kişinin intihar ettiği söyleniyor.
Rus modernleşmesi Dostovyeski''nin “Biz Ruslar neden bu kadar muhteşemiz” sorusunu Çarlık Rusya''sından SSCB; SSCB''den Rusya Federasyonu''na geçerken kesintisiz sürdürebilme kapasitesine göre güncelliyor.
Osmanlı modernleşmesinin sormuş olduğu “Ne yaparsam atalarımın eski gücüne ulaşabilirim?” sorusu cumhuriyet döneminde kesintiye uğramamış olsa idi şu an tarihin çok başka bir sayfasında yer alıyor olabilirdik.
Ne ki, olan ile ölene çare yok.
Ne yaparsam tarihimin altın sayfalarına yeniden kavuşabilirim sorusunu bu günün ruhuna uygun olarak yeniden sormak zorundayız. Bu soruya cevap ararken büyük hikâye ile küçük hikâyenin dengeli bir şekilde akması gerektiğini aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor.
Tunus''tan Mısır''a doğru ilerleyen; Batı dünyasının iştahını Yemen''den İran''a doğru kabartan “halk devrimi”ni iyi okumak zorundayız. Çünkü bu “devrim”de hem büyük hikâyenin hem de küçük hikâyenin ipuçları saklı.
II-
Türkiye 2002 seçiminden bu yana küçük hikâye ile büyük hikâyeyi aynı anda görmeye odaklanan bir ülke durumunda.
Recep Tayyip Erdoğan küçük hikâye ile büyük hikâyenin dengesini çok iyi kuran bir lider. Devlet yönetimi söz konusu olduğunda büyük hikâye, işi, ehline teslim edilerek yönetilebilir. Ancak küçük hikâyenin akışı liderin kendi insani donanımı ile doğrudan bağlantılı.
Bu donanımın NLP programları doğrultusunda ya da siyasi manevralarla kazanılabilmesi mümkün değil. Rikkatini yitirmemiş bir kalbin önderliğinde sağlanabilecek bir haldir küçük hikâyeye sahip çıkma durumu.
Medyaya yansıyan, karikatürlere konu olan “öfkeli Başbakan” imajının halk nezdinde kabul görmemesinin sebebi Başbakan''ın küçük hikâyeyi bizzat yaşaması ile ilgili. Küçük hikâyenin sahiciliği manşetleri, haberleri ezip geçen bir güce sahip.
Yeri gelmişken konu ile ilgili olarak Viyana''da öğrendiğim bir hikâyeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Başbakanımız bilindiği gibi İHL mezunu. Viyana''ya okumaya gitmiş ilk kuşağın tamamı İLH mezunu. Katsayı zulmünden başörtüsü yasaklarından kurtulmak için 2000''lerin başından itibaren yurt dışına giden öğrencilerden oluşuyor ilk giden grup.
Viyana üniversitelerinden kazanılmış olan diplomaların, eğitimin demokratikleşmesi bağlamında tekrar tekrar ele alınması gerekiyor. Anadolu''nun küçük şehirlerinden, küçük ilçelerinden Viyana''ya giden bu öğrenciler inanılmaz başarılara imza attı. Başbakan bu öğrencilerin başarıları ile daima alakadar oldu. Bunlardan biri olan A.İ., Düzce İmam Hatip Lisesi mezunu. A.İ Viyana Tıp Üniversitesi''ni 4,5 yılda bitirdi.
Bir başarı hikâyesi olarak mezuniyeti gazete manşetlerine taşınınca Başbakan kendisini tebrik etmek istiyor. Birkaç defa aradığı halde genç kıza ulaşamıyor. Sonunda kendisini araması için telefon numarası bırakıyor. Nihayet beklenen telefon konuşması gerçekleşiyor.
Kendisini defaetle arayan Başbakan''a A. “Çok yoğundum Sayın Başbakanım” diyor.
Başbakan gülüyor: “Biz de öyle. Biz de.”
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.