
Ben bu satırları yazarken Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül''ün İran ziyaretinin yankıları sürüyordu.
İran''da muhalifler, Mısır''ın muhaliflerine destek veren yöneticilerinin kendilerine özgürlük vermesini talep ediyordu.
Ben bu satırları yazarken; Ankara''ya henüz gelmiş ABD büyükelçisi, “Balyoz” tutuklamaları kapsamında bu nasıl özgürlük diye hesap sormaya kalkıyordu.
Devletler “göz koydukları” ülkelere en zayıf halkadan giriyor.
Peki ya bireyler olarak biz bir ülkeye hangi kapıdan gireriz?
Yabancı bir ülkenin; hiç görmediğiniz halde size hiç de yabancı gelmeyen şehrine hangi kapısından girersiniz?
Mimari, edebiyat, müzik, tarih, siyaset?
Hiç gitmediğiniz halde dünya yüzü ile hiç görmediğiniz halde size onca yakın gelen şehrin, bu mesafe eriten muhabbetini nereden açıklamaya çalışırsınız?
Giderken ne götürürsünüz, orada olmadığınız halde her vesile ile “orada” olduğunuz şehre.
Benim daha önce hiç gitmediğim halde sık sık “orada” olduğum şehirlerden biri Viyana.
Erken gençlik günlerimde kim bilir hangi hülya ile asılı kalmış olan “Viyana ekolü” filozofları ile kurduğum bağ mıdır bana “Viyana”yı bunca yakın eyleyen?
Bilmiyorum.
Viyana''da nefeslendiğim odanın edebiyat olduğunu biliyorum. Milena''nın Viyana''sı, ya da S.Zweig''in Viyana''sı. İkisi de kafelerde yeşeren muhitlerin damardan anlatıcısı oldu benim için.
Ama itiraf etmem gerekiyor ki, edebiyat kapısından girdiğim muhayyilemdeki Viyana, hakiki Viyana ile karşılaşınca mihmandarlığını edebiyat üzerinden sürdürmedi. Orada beni bekleyen, etkileyen ve 21.Yüzyıl''a kadınlara, kadın erkine bakışımı zenginleştiren şey tarih oldu.
Tarihin kapısından Viyana Büyükelçiliğimiz''den geçtim.
Hiç âdetim olmadığı halde Viyana Büyükelçimiz''den randevu talep ettim. Sevgili Yasemin Bozkurt öyle içten öyle muhabbetli anlatıyordu ki büyükelçimizi ve sevgili eşini, selam vermeden gidersem içimde büyüyen bir yükü götürmüş olacaktım.
Viyana Türk Büyükelçiliği hakikaten çok etkileyici bir bina. İmaj yönetimi en iyi şekilde yapılmış. İçindeki değerli eşyaları sigorta şirketlerinin paha biçemediğini söyledi mihmandarımız olan elçilik görevlisi.
Viyana Büyükelçimizi Kadri Ecvet Tezcan ve değerli eşi Neslihan Tezcan insanlarla göz hizasından iletişim kuran çok samimi insanlar. Sayıları üç yüz bini bulan göçmen vatandaşlarımızın Avusturya''da “yuva” sıcaklığını yaşayabilmeleri için duyguları ve düşünceleri ile seferber olmuşlar.
Avusturya devletinden üç talebi var büyükelçimizin: Ana dilde eğitim, din özgürlüğü ve çifte vatandaşlık.
Ülkelerin “dünya”dan yönetildiği 21.Yüzyıl''da; yurt dışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının birbiriyle iletişim halinde olabilmesi için onları ortak projeler etrafında bir araya getirdiğini söyledi büyükelçimiz. Alevi-Sünni, Türk-Kürt, sağcı-solcu. Siyasi fikirleri, etnik kimlikleri ne olursa olsun ortak iş etrafında insanları bir araya getirerek birbirlerini yakından tanımalarının, dostluk bağları kurmalarının önemli olduğunu düşünüyor Kadri Ecvet Tezcan.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının göçmen olarak yaşadıkları ülkelerde birbirleriyle muhabbetlerini kavi tutmaları için projelerin fonunun Türkiye''den karşılanması gerekiyor.
Türkiye Cumhuriyeti olarak Türkiye''yi sadece “buradan” yönetemeyeceğimizi idrak edip, bu konuda proje üretip bu projeleri hayata geçirebilmeliyiz.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.