Umman"da on bin cami var, on bini de ayrı bir üslup taşıyor

00:0026/04/2010, Pazartesi
G: 3/09/2019, Salı
Fatma Barbarosoğlu

Üç gün boyunca tüketemediğim Umman izlenimlerini kendim için değil ama sizin için sonlandırıyorum. (Ben üzerinde düşünmeye devam edeceğim.)Son, Post-modern sultanın camisi üzerinden olsun.Sultan Kabus Camii''nin içinde kaybolduk. Kaybolmayı bütün nüansları ile kullanıyorum. Kaybolduk. Çünkü Sultan Kabus Camii''nin mimarisi, geçmişin, tarih ve coğrafya olarak kültür ve insan olarak bütün birikimlerini harcında kullanmış.Asya''dan Endülüs''e Afrika''ya kadar bütün mimari örnekleri biraraya getirilmiş.

Üç gün boyunca tüketemediğim Umman izlenimlerini kendim için değil ama sizin için sonlandırıyorum. (Ben üzerinde düşünmeye devam edeceğim.)

Son, Post-modern sultanın camisi üzerinden olsun.

Sultan Kabus Camii''nin içinde kaybolduk. Kaybolmayı bütün nüansları ile kullanıyorum. Kaybolduk. Çünkü Sultan Kabus Camii''nin mimarisi, geçmişin, tarih ve coğrafya olarak kültür ve insan olarak bütün birikimlerini harcında kullanmış.

Asya''dan Endülüs''e Afrika''ya kadar bütün mimari örnekleri biraraya getirilmiş. Buna rağmen mimari eklektik bir kimlik içinde değil. Geçişler çok yumuşak bir şekilde gerçekleştirilmiş. Sadece İslam Medeniyeti değil İslamiyet''ten önceki mimari zenginliklerden istifade edilmiş.

Tarım Bakanı Sayın Mehdi Eker, mimarinin Katolik yapısı üzerine dikkat çekiyor. O vakte kadar bir his olarak duran Köln Dom Kilisesi''nin karakteristik dokusunu tam kubbede görüyorum.

Sadece caminin içi değil caminin avlusu, avludaki revaklar çok etkileyici. Lakin ibadet mekânlarında insansız ruh bana iyi gelmiyor.

Bu camiyi bir sabah namazında cemaati bile görebilseydim.

Ya da bir yatsı namazında.

Şu an tanık olduğumuz muhteşem temizlik, sanki hiç canlı ayağı değmediği içinmiş gibi geliyor. Oysa Umman''da camiler sosyal hayatın bir parçası. Nikahlar camide kıyılıyor.

Umman''da bir namaz vakti, cemaate karışsam sanki dünyanın en güzel metnini yazacakmışım gibi bir hisse kapılıyorum.

Suyun petrolden pahalı olduğu, dağların gölgesindeki bu çöl ülkesinde, mekânın temizliği, ferahlığı kalbimize ve ruhumuza ne kadar da iyi geliyor.

Gözlerimiz kah caminin kubbesinde kah revaklarında gezinirken, kulaklarımız görevlinin anlattığı bilgilerden istifade etme derdinde.

Sultan Kabus Camii''ne dair teknik bilgiler

Sultan Kabus Camii bütün medeniyetlerin harmanlandığı bir üslup ile inşa edilmiş. Caminin projesi için açılan yarışma 1992 yılında gerçekleştirilmiş. Dokuz projenin katıldığı yarışmayı Muhammed Salih Mekkiye kazanmış.

1995 yılında başlanan cami Mart 2001 yılında tamamlanmış.

Cami ve külliyesi 40.000 metrekarelik bir alan üzerine inşa edilmiş.

Caminin ana bölümü 6.600 kişilik. Kadınlar bölümü 750 kişilik. Dıştaki ve içteki avlular da kullanıldığında aynı anda 20.000 kişinin ibadet edeceği bir alan ortaya çıkıyor.

Avlunun ortasında bulunan minarenin yüksekliği 91.5 metre. Sınırları çevreleyen dört minarenin ise yüksekliği 45 metre. Toplam beş minare İslam''ın beş şartını temsil ediyor.

Revaklarda İslam kültürüne dair 20.000 kitabın bulunduğu bir kütüphane var. Toplantı ve seminer solonu 300 kişilik.

Cami tek parça İran halısı ile kaplı. Halının tasarımı ve dokuma malzemelerinin seçilmesi 15 ay sürmüş. Halının dokuması 600 tane eğitimli kadın dokumacı ve 15 tane teknik uzmanın gözetiminde yapılmış. Halının merkezindeki madalyon deseni, İsfahan''da Lütfullah kubbesinden esinlenerek yapılmış. Renkler 28 çeşit kök boya ile elde edilmiş. Halının zeminindeki muhteşem bej rengi için nar ağacı, ceviz kabuğu ve asma yaprağı kullanılmış.

Kadın bölümünde asılı olan dokuz kandilde, Türk kristalleri ve Osmanlı tasarımı kullanılmış.

İç mekânların tasarımında hem İslam medeniyetlerinden, hem de İslam öncesi medeniyetlerden esinlenilmiş.

Güney revakta Hicaz, İslam Hint, Babür, Timur, Safeviler''e kadar bütün medeniyetlerin süsleme üslubu kullanılmış.

Kuzey revak, Umman ve Arap motifleri ile başlıyor arkasından Osmanlı, Memluk, Mağrip, Eski Mısır ve Mezopotamya ve Bizans sanatları ile devam ediyor.

Sultan Kabus Camii bütün üslupları içinde toplayan bir üslup ile ortaya çıkarken Maskat''ın sokaklarında, caddelerinde hiçbiri diğerine benzemeyen çok güzel camiler var. Bir tarafta Özbek üslubu ile yapılmış bir cami görüyorsunuz diğer tarafta İran üslubu ile yapılmış cami. Bütün bu cami çeşitliliği içinde Sultan Kabus''un babası için yaptırmış olduğu bir cami var ki, yüzünüzde hoş bir tebessüme sebep oluyor. Çünkü o cami İstanbul''un selâtin camilerinin birebir aynısı.

Bizim camilerimizi düşünüyorum içim parçalanıyor. “Türkiye''nin en modern camii” diye haberleştirilen Şakirin Camii''nin mimarisi gözümün önüne geliyor da… Neyse. Üç noktayı siz tamamlayın.

Not: Bazı okuyucularımız “Umman: Çiçek ve Hançer” isimli yazı dizisine internet üzerinden ulaşamadıklarını söyledi. İnternette ana sayfa üzerindeki diziler bölümünü tıkladığınızda aradığınız metin karşınıza çıkmış olacak.