
22 Temmuz seçimleri, pek çok ilkin bir araya geldiği bir seçim oldu.
İlk defa Türkiye Temmuz sıcağında ani, hızlı, bir seçim gerçekleştirdi.
Seçim, esasında umut üretenler ile huzur tüketenlerin dikey ayrımında “oy”landı. Ve evet umut kazandı.
Korku eşiği geçemedi. İyiliğin mayasını katabileceğimiz pek çok tablo çıktı ortaya.
En önemli tablo AKP''nin Güneydoğu''da göstermiş olduğu başarıdır. AKP''nin Güneydoğu teşkilatlanması ve üslubu bütün partiler için kullanılabilecek bir tecrübe olarak değerlendirilmelidir. Meşhur sözdür. “Tecrübe başımıza gelenler değil başımıza gelenler ile ne yaptığımızdır.”
Bu noktada geçmişin olaylarını tecrübe olarak hanesinde kayıtlı tutmaları gereken iki parti; Türkiye''nin umuda yolculuğunu hızlandırıcı ya da durdurucu gücü elinde tutuyor. MHP ve DTP.
DTP bağımsızlar olarak girdiği seçimde % 10 barajını yeni bir yöntem ile aşmayı denedi ve başardı. Ancak bu “başarı”yı doğru okumak durumunda. Bölge halkı etnik kimlik üzerine bina edilen çatışmacı bir aidiyet zincirinden ziyade, hayatını refaha erdirici, bütünleşmeci bir yolun yolcusu olmaya talip olduğunu beyan etti. AK Parti''ye verilen oylar bunun göstergesi.
Seçim sonuçlarının açıklandığı saatlerde ekranlara gelen DTP kimlikli bağımsız milletvekillerinin uzlaşmacı söylemleri seçimi kuzeyiyle ve güneyi, doğusu ve batısıyla bir demokrasi bayramı olarak hissetmemizi sağladı. DTP''nin bölge halkının sorunlarına öncelikli olarak çözüm bulmaya çalışan, ama Türkiye''nin partisi olma yolunda ilerleyen bir siyası anlayışa talip olması yaraların kapanmasında etkili olacaktır.
Öteden beri söylediğim bir durum var. Türkiye için ne Türk Aleviler ne de Kürt Sünniler bir “ötekilik” unsuru olmamıştır. Birisiyle Türklük paydası, diğeri ile İslam paydası paylaşılmıştır.Türkiye''nin kötü yönetildiği dönemlerde bölgeyi mayalayan unsur olarak alevi –Kürtler kullanılmıştır. Seçim sonuçlarını doğru okuyup; geleceğin güçlü Türkiye''sinde bir tutam tuz ile katkıda bulunmak isteyen tarihçiler,sosyologlar,edebiyatçılar,sinemacılar,müzisyenler Kürt-Alevileri “ötekilik” unsuru olmaktan kurtaracak bir dil geliştirmek durumundadır.
İşte tam bu noktada, milliyetçi söylemin temsili olarak mecliste yeniden yer almış olan MHP''nin, seçim sonuçlarını doğru okuması gerekiyor. MHP dünyada esen milliyetçi söylemlerin rüzgarı ile yelkenlerini şişirmek yerine, CHP''den boşalacak devlet milliyetçiliğinin yelpazeleriyle yol almaya çalıştı. Geçmişindeki sivil milliyetçiliği terk ederek, resmi milliyetçiliğe talip oldu. Cumhuriyet gazetesi köşe yazarlarının desteğini alırken Anadolu''daki tabanının oyunu kaybetti. MHP ırkçı bir söylemden medet ummak yerine, milli bir anlayış geliştirmek zorunda. Milli anlayış ise bütün ülkeyi tek bir organizma olarak görmekten geçer. Sağ burun deliğindeki bir yara beynin işleyişini engeller, vücutta yorgunluk yapar.
Çatışmacı değil, yapıcı yol gösterici bir siyasetin dışında kazanma şanslarının olmadığını bütün siyasi partiler görmek durumunda.
AK Parti''nin iktidar partisi olarak yaralanan yıpranan kısımlarının devlet muhalefetiyle sarıldığı bir süreci yaşadık.
Şimdi sorulacak en önemli soru şudur:
Devletin kurumları halkın kültürel genetiğini neden okuyamıyor?
Eğer okuyabilseydi Kayı boyunun Anadolu''ya girdiği tarihten itibaren daima güçsüzün yanında yer alan genlerini değerlendirmeyi öğrenmiş olurdu. İster yüzlerce yıl geriye gidilsin, isterse halkın “horoz partisi “ olarak adlandırdığı Turgut Sunalp''in partisinin askerler tarafından adres gösterildiği 1980 sonrası yapılan seçimlere kadar gidilsin, Türk halkı “gösterilen” e rağbet etmemektedir.
Adettendir, her seçimden sonra bir ana fikir ortaya atılır.22 Temmuz seçimlerini; “küçük hikaye” nin kazanması olarak okuduğumu belirtiyor ve küçük hikaye nasıl kazanıyor bu konuya Cuma''ya devam edeceğimi vaad ediyorum.
Şimdilik hayırla kalın. Ve evet yavaşlayın… Çevrenizde zafer sarhoşluğuna ya da mağlubiyet öfkesine kapılanlar var ise itidal ile yaklaşın. Muhatabınızı dinleyin ve anlamaya çalışın.
Türkiye''yi ve dünyayı kuşatacak bir dili bulmaya talibiz. Öyleyse önce herkesi dinlemeyi ve anlamayı başarmak zorundayız.
Efendimiz''in sünneti böyleydi.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.