Vakit testi: Müminin vakti-Münkirin vakti

00:0017/07/2013, Çarşamba
G: 9/09/2019, Pazartesi
Fatma Barbarosoğlu

Günlük hayatta kullandığımız tabirler üzerinde durup düşünmeyiz pek. Defalarca zaman, vakit kelimesini kullanırız fakat zaman nedir diye sorsalar arka arkaya zamanı tanımlayan on cümle kurmakta güçlük çekeriz.Çünkü zaman idrak olunur fakat tarif edilemez.Dinimiz de bizden zamanı tarif etmemizi değil, bir mümin olarak vakti idrak etmemizi ve yaşamamızı bekler.İslam"ın beş şartı, iman ehlinin vakti nasıl idrak edeceğini temrin ettiren ibadetlerdir.Kelime-i şahadetAllah"ın varlığını ve birliğini kabul

Günlük hayatta kullandığımız tabirler üzerinde durup düşünmeyiz pek. Defalarca zaman, vakit kelimesini kullanırız fakat zaman nedir diye sorsalar arka arkaya zamanı tanımlayan on cümle kurmakta güçlük çekeriz.

Çünkü zaman idrak olunur fakat tarif edilemez.

Dinimiz de bizden zamanı tarif etmemizi değil, bir mümin olarak vakti idrak etmemizi ve yaşamamızı bekler.

İslam"ın beş şartı, iman ehlinin vakti nasıl idrak edeceğini temrin ettiren ibadetlerdir.

Kelime-i şahadet

Allah"ın varlığını ve birliğini kabul etmeyenlerden başka bir zamana dahil olduğumuzun başlangıcıdır Kelime-i Şahadet. Kelime-i Şahadet ile mümin, münkirin zamanını yaşamayacağını ilan etmiş olur.

Zaman; inananların zamanı ve inkârcıların zamanı olarak ikiye ayrılmıştır. İnananlar; elinden, dilinden, halinden emin olunanlardır.

Kelime-i Şahadet ile sadece bir dine girmeyiz. Aynı zamanda başka bir zamana girmiş oluruz.

Namaz

İnananların zamanı daima bir hatırlama zamanıdır. Bezm-i eletse verdiği sözü tutacaktır. Nisyana yenik düşmeyecektir.

Günde beş defa namaz ile hatırladıklarımızı ve hatırımızı diri tutarız. Hangi hal içinde bulunursa bulunsun kul, zamanın sahibine verdiği sözü tutacaktır.

Sözünü tutmak için, akıntının dışına çıkacak idrak noktasına varabilmeyi murat edinecektir.

Müminin zamanı kesintisiz bir şimdiki zaman değildir. Dün ile yarın arasında ibn el vakt olarak yaşayacaktır saniyeleri ve dakikaları. Vakti bütünleye bütünleye yaşayacaktır.

Zamanı bütünleyen en önemli ibadet namazdır. Âlimler kazasının olmadığını söyler. Savaş zamanında cephede namazın nasıl kılındığının nakledildiği hatırlanacak olursa, âlimlerin namazın neden kazaya bırakılmadığını söyledikleri daha iyi anlaşılır.

Şuuru yerinde olan mümin, şartları ne olursa olsun Allah"ın huzuruna çıkacaktır beş vakit. Hasta ise yattığı yerde ima ile. Abdest alamayacak durumda ise teyemmüm ederek.

Efendimiz buyuruyor: "Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi: Gözümün nuru namaz, koku ve kadınlar."

Soru şu: Kıldığımız namazlara muhabbetin ve aşkın izi düşüyor mu? Bir vakitten bir vakite geçerken sabırsızlıkla mı bekliyoruz huzura varmak için yoksa…

Siz doldurun üç noktayı.

Oruç

Namazın günü bütünleyen ritmi oruçta yılı bütünleyen bir ritme kavuşur. Bütün mevsimler oruçlu hal ile idrak edilir. Oruç her yıl on gün beriye gele gele her mevsimin açlık ve susuzluk terbiyesini verir bize. Aylar gücenmez böylece. Biz bir mevsimde kilitli kalmamış oluruz. Yakınımızdakini değil uzaklardakinin açlığını daha derinden hissederiz. İklim sıcaktır ama biliriz ki dünyanın başka yerlerinde çok daha sıcak iklimde oruç tutan mümin kardeşlerimiz vardır. Kendimizi merkeze almaktan, katlandığımız meşakkati büyütmekten kurtuluruz. Ya da soğuktur hava. Aç insanın soğuğa dayanması zordur. Dünyanın başka yerlerinde çok daha soğukta oruçlu insanlar olduğunu hatırlayınca kendi halimiz hiç de kıymetli görünmez gözümüze.

Dört mevsimi oruçlu idrak eden kul olarak kendi halimizi bütünlemiş oluruz bir nevi.

Oruç gün gün dört mevsimin içinden geçerken her Ramazan-ı Şerif"te bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi"ni, bir sırrın içinde bulma heyecanını yaşar mümin: "Her karşına çıkanı Hızır, her geceyi Kadir bil ."

Soru şu: Kadir Gecesi"ni "resmileştirerek" her sene aynı vakitte camileri, sokakları doldurarak gün boyu tebrikleşerek esasında ne yapmış oluyoruz?

Zekât

Zengin elinde bulundurduğu mülkün sahibi değil emanetçisi olduğunu bilecektir. Kendi zamanını, firavunun zamanından ayırmak için; paranın ve mülkün sahibi olduğu yanılgısından kurtulmak için; fakirin zamanına yaklaşır zekat ile. Mümin kardeşinin yokluğunu çokluğa, kederini kereme çevirmek için uğraşmasını temrin ettirir zekât ibadeti.

Soru şu: Zenginlerin sofrasında fakirler, fakirlerin hanelerinde zenginler ziyaretçi olarak yer alıyor mu?

Düşünelim: Zekâtı hediye çeki olmaktan kurtaracak olan nedir?

Hac

Biz kendimizi ve kâinattaki varlıkları bir zaman ve mekân içinde idrak ederiz. Onun için eski dilimizde zamanı zemin tabiri vardır.

Neden biz eşyayı bir zaman içinde idrak ederiz? "Zaman olmasaydı bir hadisenin diğer hadiseden önce veya sonra olması, bu öncelik ve sonralığın neticesi olarak hadiselerin peş peşe gelişi, ortaya çıkışı mümkün olmazdı." Varlığı bir zaman içinde idrak ederiz. Kuran-ı Kerim"de Allah Teâlâ geçmişi ve geleceği açıklarken zamana vurgu yapar.

Kâbe-i Şerif"e, Allah"ın evine varınca dairenin en uzak ve yakın noktası birleşir. Zaman düz çizgisini kaybeder. Kim öndedir kim sonda bilinmez olur. Dünya libasından çıkınca ruh özgürlüğüne kavuşur Kabe-i Muazzam"da.

Arafat Vakfesi"nde zaman ve mekân buluşur. İşte tam da o anda Allah u Teâlâ"nın rahmet sıfatıyla tecelli ettiğinin idrak edildiği zeminde ve zamandasınız. Bir gün önce Arafat böyle değil. Bir gün sonra böyle olmayacak. Tam da hacılar Arafat Vakfesi"ne durdukları anda… Zamanın ve zeminin birbirine kavuştuğu demdir.

Soru şu: Tekrar tekrar yapılan haclar, umreler Cuma namazını Kâbe"de idrak etme gayretleri.

Bu kadar gayretten niye aşk düşmüyor payımıza!

Din sadece amel değil aşktır! Şevktir.

Diyorsunuz ki şevk nedir?

Muhabbet-aşk-şevk.

Başlangıç muhabbet iledir. Ruh yükselmek ister. Biraz daha biraz daha. Yükselemeyince melal burcu, depresyona evrilir.

Aşk, kanatlar kırılıncaya kadar uçmaktır.

Şevk kanatlar kırıldıktan sonra dahi uçmaya devam etmektir.

Hangi basamaktayız?