Van depremine “Bayram” mayası

00:0026/10/2011, Çarşamba
G: 5/09/2019, Perşembe
Fatma Barbarosoğlu

Başlığı görünce önümüzdeki Kurban Bayramına atıfta bulanacağımı zannettiniz. Hayır. Pazartesi günü size iyilerimiz sahiden çok iyi diye yazmıştım ya... Oradan devam edeceğim.Kötülerimiz sahiden kötü. Çok kötü. İnsanlık dairesinden çıkmış, sanal kimlik cesuru, fareleri köşe yazısı yapmayalım. “Sosyal medya” sığınağında, insan avına çıkmış sosyopatları köşe yazılarına taşıdıkça; onlar, olmayan kimliklerinden taşan lağımı on ayrı kimlik ile her yere bulaştırmaya devam edecektir. Anmayalım onları.İyilerimiz

Başlığı görünce önümüzdeki Kurban Bayramına atıfta bulanacağımı zannettiniz. Hayır. Pazartesi günü size iyilerimiz sahiden çok iyi diye yazmıştım ya... Oradan devam edeceğim.

Kötülerimiz sahiden kötü. Çok kötü. İnsanlık dairesinden çıkmış, sanal kimlik cesuru, fareleri köşe yazısı yapmayalım. “Sosyal medya” sığınağında, insan avına çıkmış sosyopatları köşe yazılarına taşıdıkça; onlar, olmayan kimliklerinden taşan lağımı on ayrı kimlik ile her yere bulaştırmaya devam edecektir. Anmayalım onları.

İyilerimiz ile “iyiyiz biz”.

Rabbim utandırmadı Van depreminin kalbine değen bir “Bayram” hikâyesi gönderdi.

Neden “Bayram hikâyesi” diyorum...

Çünkü biraz sonra sizlerle paylaşacağım satırların ilham kaynağının adı Bayram.

Bahçelievler''de bir apartman görevlisi. Kendisi beni tanımaz. Ama ne vakittir ben onun hayat hikâyesinin takipçisiyim. Biliyorsunuz büyük hikâyenin izini, küçük hikâyeden; küçük hikâyenin profilini büyük hikâyeden çıkarıyorum.

Bayram emekli. Emeklilik geliri 500 , “görevli” olduğu siteden de 500 TL kazanıyor. Aylık geliri bin lira. Aylık geliri bin lira ama cömertlik katsayısı kazancı ile ters orantılı. Nasıl yani diyorsunuz. Mesela geçen geçtiğimiz Ramazan hemşerileri için bir iftar yemeği vermeyi düşündü Kastamonulu Bayram. Hizmet ettiği apartmandakiler etme eyleme etin ne budun ne dediyse de; Bayram “Yok dedi on bir ayın sultanı. Bir aylığımı ayırdım bir tarafa onula iftar vereceğim. Fazla bir şey değil lokali ayarladım 100 kişi olacağız.”

Verdi iftarı bayram.100 kişi değil en az 150 kişi katıldı iftarına.

İşte yazımızın “mayası” Bayram böyle bir Bayram.

Hizmet verdiği sitede iki yıl önce iki Vanlı delikanlı kalmış. Bir sitede bekâr iki delikanlı pek rastlanır bir şey değildir. Bu cümleyi de TÜRKLER ve KÜRTLER diye ateşten duvar örmeye kalkanlara ithaf edeyim.

İki Vanlı üniversite öğrencisi edepleriyle, efendilikleri ile apartman sakinlerinin pek hoşuna gitmiş. Selam alıp selam vermişler. Ramazanı ramazan, bayramı bayram bilmişler hep beraber. İki yıl önce gençler okullarını bitirip Van''a dönmüşler. Diploma sevinci ile uğurlamış apartman sakinleri delikanlıları. Lakin yedik içtik, selam aldık selam verdik dünyanın bin türlü hali var. Hele irtibatı kaybetmeyelim diye bir telefon numarası almayı akıl eden olmamış.Akıl edememişler ama Van''da deprem oldu haberini duyunca da ilk işleri bu iki “oğul” u düşünmek olmuş.

Apartman sakinleri düşüne dursun Bayram çoktan hedefi bulmuş bile. Hemen telefon etmiş. Çaldırdığı numaradan “Alo” sesi gelince “Hele hayattasınız demiş. Sağsınız salimsiniz çok şükür. Siz şimdi var günde değil dar gündesiniz. Hele bizden istedikleriniz nelerdir?” Delikanlılar evlerinin hasar görmediğini ama çevrede çok sayıda hasarlı bina olduğunu söyleyerek acil ihtiyaçlar listesini söylemiş.

Bayram öyle bir “bayram” ki... Ramazan kumanyası olarak kendisine verilen ama henüz tüketemediği kuru gıdaları apartmanın girişine yığmış. Gelen geçene hani bizim iki üniversiteli delikanlı vardı ya diyerek onların izini nasıl bulduğunu anlatmaya başlamış. Bir saat içinde bütün site seferber.

Bayram bir apartman görevlisi değil, sanki yüz deprem tecrübesiyle “bilge” bir organizasyon dehası.

Site halkı seferber ola dursun; Bayram, Van''a bedava kargo hizmeti veren MNG kargoya gitmiş bir koşu. MNG kargo ''nun “emanetleri” sadece Van merkeze ulaştırdığını öğrenince kanadı kırık dönmüş. Çünkü o iki üniversiteli çocuğa söz verdi. Yardımı yanınızda bilin dedi.

Fazla sürmedi Bayram''ın üzüntüsü. Pakistan depremine bile başlık, atkı, battaniye ulaştıran izci gençler Bayram''ın emanetlerini alarak yola çıktılar çoktan. Siz bu satırları okuduğunuzda inşallah onlar yaralı gönüllere, yaralı bedenlere muhabbetin şifasını dağıtıyor olacaklar.

Hiçbir şey elimden gelmiyor diye kara kara düşünenler muhabbetin mayasını çalın. Duanıza dua ekleyin. “Burada” iken bile “orada “ olabilmeyi tecrübe etmeye çalışın.