|
Van... Van... Van...

I-

Ben bu satırları yazarken Van''da üçüncü deprem olmuştu. Hayalet şehir 5,2 ile sarsıldı bu defa. Pek çok ülke için 5,2 hiçbir şeydir. Van için her sallantı ölümdür artık. Merkezi Erciş olan 7,2''nin verdiği hasardan daha büyük olmadı mı Van merkezli 5,6''lık deprem. Van''da kamu binası kalmadı neredeyse.

Kardeşlik kazandı diye artistik cümleler kurduk. Ekranlar üzerinden yardım kampanyaları filan… Herkes kendini iyi hissetti. Depremzedenin kendisini iyi hissetmesi değil, ekran başındaki seyircinin kendisini iyi hissetmesi sanki önemli olan.

Çerini çöpünü, lame ayakkabısını, ah çok severek giydiği tuvaletini gönderdi, "seçkin kalplerimiz". Depremzede bununla ne yapacak diye düşünmeden. O kendini iyi hissetmek için "yardım" etti. Felaketin bitmesi için, onun gece elbisesinin olay mahalline ulaşması gerekiyordu. Ulaşmıştır, öyleyse tamam.

İnsan hakları turistleri vardır bir de. Ben de "oradaydım" demek için yola çıkarlar. "Orası" neresidir? Gündemde olan yerdir. Gidilir. Bir işe yarayıp yaramamanın önemi yoktur. "Özne" ben "oradaydım" demek için cümleler kurabilsin yeter.

ARKDAŞLAR!

Van göç veriyor. İnsanlar kulak düşüren ayaz altında can veriyor. Depremden kurtulanlar soğuktan ölüyor.

Büyük ülke imajımız, burnumuz yere düşse almayız edaları bitti. Şair diyor ya Naz Bitti. Naz bitti arkadaşlar. Naz bitti.

Çadırları nakledemedik. Mevlana evlerini yazlık düşünmüştük. Gölcük depremine yazın yakalanmıştık ya. İşte o tecrübe ile bütün depremleri yazın, OLMADI baharda bekliyorduk. Neyle bekliyorduk, utanmadan adını Mevlana koyduğumuz evlerle!

Onu başaramadık, bunu beceremedik. Bari açlıktan, yokluktan titreyen halkın göçünü kolaylaştırsaydık.

Uçak firmalarının kılı neden kıpırdamıyor! Neden Vanlılar en yakın hava limanları üzerinden hava yoluyla tahliye edilemiyor!

Sosyal sorumluluk projesi açık havada yaz konserleri düzenlemek midir!

İbadetin de yardımın da sürekli olan makbul.

Bir iki gözyaşı döktük, eskilerimizi gönderdik diye mesuliyetimiz bitmedi.

Hemen şimdi ve daima. Kendimizi iyi hissetmek için değil Van halkına yaşanabilir sürdürülebilir bir hayatın şartlarını sunabilmek için; yediğimizin yarısını giydiğimizin yarısını canımızdan can bildiklerimize ulaştırmalıyız.

II-

Kartepe deniz otobüsünü kaçıran terörist ile bağlantı kuran yetkililer, ikna etmek için dil dökmüş. Sohbet etmişler. İstanbul Emniyet Genel Müdür yardımcısı Mutlu Ekizoğlu, kendisine Kürt olarak hitap edilmesini isteyen teröriste, Sen Kürtsün ben Çerkez demiş.

Tamam, bir yerden başlayacağız konuşmaya. Laf lafı kolay açar bizde. Laf ile peynir gemisi yürümez desek de… Yakıtımız laftır her defasında.

Laf lafı açar da… Sorun şu ki, sohbette kıvam tutturamayız. Nitekim Emniyet Genel Müdür yardımcısı da, Hırvatistan maçını kaybedişimiz üzerinden aidiyet kurmaya çalışmış.

Hangi aidiyet beyler? Milli Takım''ın prim skandalı aidiyetin koptuğu yerdir tam da! Yenemediğiniz adamlar, ceplerinden para vererek konaklamalarını kendileri karşılarken; biz, futbolcularımıza tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını peşkeş çekiyoruz. Ama adamlar lütfen oynuyorlar. Kazanırsanız şu kadar pirim anlayışı ile arsızlık tavan yapmış durumda.

Futbolcuların kazanmak dışında bir vazifesi mi var? Başarmak için pazarlık hangi spor ahlakına uyuyor!!!

Her konuda kendimize AB ölçülerini örnek alırken, konu futbolcu pirimi olunca neden birden üçüncü dünya Kraliyet imajını koruma sendromuna tutuluyoruz!

Van''da kamu personeli aç susuz uykusuz hizmet vermeye çalışsın!

Yarına dair bütün rüyalarını, hülyalarını, umutlarını kaybetmiş olarak hayatı sekiz saat olarak idrak etmeye çalışsın!

Bir eli yağda bir eli balda futbolcularımız kazanmak için pazarlık yapsın!

Futbolda üçüncü dünya standardı olarak iş tutulmasına sadece futbol yorumcuları isyan etmemeli. Hepimiz isyan etmeliyiz.

Van''daki kamu personeli için yeni çalışma nizamnamesi hazırlanmalı tez elden. Otomobilde yatarak, kulak düşüren ayazda hayatta kalmaya çalışarak nasıl hizmet verebilirler? Sağlık personeli, eğitim personeli halk ile en yoğun temas kuran kesim. Psikolojilerinin sağlam kalabilmesi için öncelikle dinlenmeleri gerekiyor.

Uçaklarda yapılan anonsları bilirsiniz. Herhangi bir tehlike anında annelere gaz maskesini önce kendinize sonra bebeğinize takın uyarısı yapılır.

Van''daki kamu personelinin durumu acilen gaz maskesini geçirmesi gereken anne durumu.

13 yıl önce
Van... Van... Van...
Rabbine hasım kesilen insan!
Sosyal çürüme yazıları 8: Sıkıntı yok cumhuriyeti
Belirsizlik ‘algılamayı’ öldürür
Reisi’nin manidar ölümü
İran bu sancılı günleri nasıl atlatacak?