
Doğduğum yere de doyduğum yere de yabancı kalan ben en çok turist olmaktan korkarım.
Yabancı kimdir?
Yabancı kendini hiçbir zaman evinde hissedemeyendir.
Beni her yere yabancı kılan dünyaya kök salmaktan duyduğum korku belki de.
Paskal''ın muhteşem ifadesi ile merkezi her yer çeperi hiçbir yer olan dünya bazıları için her yeri evi yapıyor bazıları için evini bile gurbet.
Hz, Ali meselenin çok kadim bir mesele olduğunu hatırlatır bize. “Para gurbeti vatan, parasızlık vatanı gurbet yapar” diyerek…
Ama günümüzde daha mutlu olanlar en mutlu olanlar yurtsuzlar. O hiçbir yere ait olmayıp her yeri kendi malı mülkü sayanlar.
Hiçbir yere ait olmadan her yerin muktediri olanlar.
Aidiyet sorumluluk ister çünkü.
Bauman zenginlerin aidiyetsizliğini, fakirlerin kendilerini kendi evlerinde mahkûm hissetmeleri üzerinden değerlendiriyor.
Yaz sıkıntısı tam da bu budur.
Küresel dünyanın bazıları için açmış olduğu sınırsız hareketlilik imkânı yüzünden, yaz ayları herkesin (yazlığa gidenleri, bir hafta on gün tatil yapma imkânı bulanların bile) kendini mahkûm/kapatılmış olarak hissetmesine sebep oluyor.
Oysa güneş mutluluk hormonu için yeterlidir. Güneşin elleri ne kadar şefkatlidir.
Gerçekten bir yere gidebilmek ise dünyaya karşı nasıl göründüğünü umursamadan saatlerce gökyüzüne bakabilmektir.
Bedeni değil ruhu bir yerden bir yere götürebilmek bir basamak yükseltebilmek… Ne Ramazan-ı şerife girerken ne de ondan ayrılırken böyle bir amacımız olmuyor maalesef.
Yaz Ramazanları ile birlikte, ebedi âlemi kazanma şuuru değil, bir an önce bitirilip tatile koşulacak bir “Ramazan şuuru” her geçen gün biraz daha kavileşiyor yeni zengin Müslümanlarda.
Ramazan “tüketilip” tatile koşulacak.
Velhasıl bazılarımız Ramazan-ı şerifi yaşadı.
Ramazan ile yaşadı. Ayrılırken yaşanmışlıktan arta kalan hüzün ile gönlü buruldu.
Bazılarımız usançla oruç günlerini “tüketti”.
Ramazan''ı “tüketenler” bayram sabahı “mübarek yeme içme aylarına” kavuştuğu için naralar attı.
Ramazan-şerif ile ne kadar yaşadığımızın nasıl yaşadığımızın ispatıdır mide fesadından hastaneleri dolduranlarımızın sayısı.
Nefsi emare basamağında yine kilitli kaldık! Yine ruhumuz bir basamak dahi çıkamadı.
Antep''ten gelen acı haberler ile bayramımız maalesef bayram olarak nihayetlenmedi.
Bayramımıza zehir katan, kattığı zehre masum çocukların küçücük bedenlerini katan terör örgütünü “anlamaya” çalıştıkça kaybeden biz oluyoruz.
Terör örgütüne, teröristlere, kaybolan hayatlara mesafemizi yeniden düşünmek zorundayız.
Diyorsunuz ki tatil ile başladığın yazıyı nasıl oluyor da terör meselesi ile bağlıyorsun. Anlayanlar anladı lakin anlamayanlar için küçük bir izah denemesinde bulunayım.
Cenaze törenleri bile ruhumuza temas etmiyor.
Vicdanlar tatilde mi?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.