
Bu soruyu bana bir defa daha düşündüren Ayşe Böhürler''in dumanı üzerindeki “Belgesel Kitap”ı “Yazmasam Ölürdüm” oldu.
“Orhun Yazıtlarından Nobel''e Türk Edebiyat Tarihi” belgeselinin çekimleri esnasında otuz yazar ile yapılan iki yüz saati bulan söyleşilerden oluşuyor kitap. Türkiye''nin Frankfurt Kitap Fuarı''nın onur konuğu olması sebebiyle çekilen belgeselin tamamını keşke ekranlardan seyredebilme imkânımız olsa idi.
Denizbank''ın Öyküler “SES”leniyor projesini daha önce sizlere anlatmıştım. Ünlü tiyatro sanatçılarının, öykülere “ses” verdiği CD''leri yaklaşık bir aydır bir vesile ile hayatının önemli bir kısmını trafikte geçiren arkadaşlara takdim ettim. Hepsinin ortak cevabı onca trafik telaşına rağmen hiç yorulmadan eve gittim şeklinde oldu.
Velhasıl belgesellerin kitaplaştırılmasını çok önemsiyorum. Hatta kitap ile birlikte CD''sinin de satılmasını çok önemsiyorum.
Son yıllarda yazı atölyelerinin, yazar okullarının sayısı hızla artıyor. Özelikle Murat Gülsoy ve Ali Ural''ın, Nuriye Akman''ın yazarlık atölyelerini çok önemsiyorum. Onların ismini zikretme sebebim, açtıkları kurslara devam eden öğrencilerin “ev ödevleri” vesilesiyle yaptıkları çalışmalardan yakinen haberdar olmamdan kaynaklanıyor.
“Yazmasam Ölürdüm” kitabı postadan çıkar çıkmaz, bir heves merak ettiğim yazarları okudum. Tanışıklığımız olan yazarlara bir telefon açtım. Biraz önce seni okudum bu vesileyle bir selam vereyim diyerek.
Yazma macerasını çok şiirsel olarak ifade edenler olduğu gibi bendeniz gibi gerçeğin en yalın hali olarak ifade edenler de var. İlk verdiğim söyleşiden bu yana aynı cevabı tekrarladım, neden yazıyorsunuz sorusuna.
Acı Deniz''in henüz yayınlandığı günlerde yapacak daha önemli bir işim olmadığı için yazıyorum dediğimde, camiamızın önde gelen ablaları ve ağabeyleri bu cevabın iyi bir cevap olmadığını söylediler. Haklıydılar muhakkak. Ama hayatım boyunca iyi/güzel/şık cevaplardan ziyade doğru cevabı önemsedim. Verdiğim doğru cevapların bedelini bir hayli ağır ödediğim dönemler de oldu. Ama başka türlüsünü yapamazdım. Çünkü o zamanlar bir gün üniversiteye kabul edileceğimi, sahiden ders vereceğimi zannediyordum. Rüyalarımda kendimi Edebiyat Fakültesi''nin “anfi yedi”sinde görüyordum.
Rüyamın bir gün gerçekleşeceğini düşünerek kendimi yazı üzerinden temize çektim bunca yıl. Yapacak daha önemli bir “iş”im olduğunda yazıyı terk edebilirdim. Hikâyeyi, romanı terkedebilirdim. Yazmasam ölmezdim. Ama konuşmasam ölürdüm.
Zaman içinde öldüm zaten.
İHL Sözlük''te bir genç kız (yeşil gözlerini bile hatırlıyorum Saliha. Soyadını hatırlıyorum. Yapmakta olduğun tezin konusunu hatırlıyorum.) “Çok fazla şey kelimesi kullanıyor” demiş. Doğrudur. Harflerin gövdesine yüklenmiş bir sükût ile zaman içinde insan konuşmayı unutuyor.
II-
Şu sıralar Hasan Ali Toptaş''ın Kayıp Hayaller Kitabı''nı okuyorum. Yavaş ve derin bir kitap. Ve yüzde yüz yerli. Yüzde yüz bizim hayatımız. Coğrafya ile psikolojinin birbirinin içinden geçtiği bir kitap. Kitabın arka sayfasında Hasan Ali Toptaş''ın yazmak ile ilgili söyledikleri çarptı beni. Yazma serüvenini “hayatı kelime kelime genişletmek” olarak izah eden Toptaş kendisi için çok doğru bir tanım yapmış.
Kitap eklerinin sayısının çoğalmasından bu yana seveceğim kitapları bulmakta epey zorlanıyordum. Tanıtımını okuyup “İşte benim kitabım” diyerek, sipariş ettiğim bütün kitaplar tam bir hayal kırıklığı yaşattı.
Arka kapakta Ömer Türkeş''in “Dilin ve anlatımın Türkçe''deki bütün sınırlarını zorlayan Kayıp Hayaller Kitabı kolay okunan, ama zor tüketilen bir roman” ifadesini okuyunca kitabı ayaküstü okumaya başladım.
Bir kitap bundan daha iyi özetlenemezdi.
III-
“Yazmasam ölürdüm” ifadesi Sait Faik''in, Haritada bir Nokta isimli hikayesinde yer alıyor. Haksızlığa, adaletsizliğe karşı isyanını ancak kelimeler üzerinden haykırabileceğini bir defa daha hisseden yazarın haleti ruhiyesi.
IV-
“Yazmasam ölürdüm.”
Bazıları için doğru bu hüküm.
Lakin bir de yazarak ölenler ve yazarak intihar edenler var.
Ne ki, ne müntehir olduklarını biliyorlar ne de katil.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.