Yerel seçimler ve gençlik

00:0013/03/2009, Cuma
G: 3/09/2019, Salı
Fatma Barbarosoğlu

İstanbul Büyük Şehir Belediye başkan adaylarının en önemli eksikliği İstanbul''da neler yapıldığını ciddiye almamış olmaları. Refah Partisi''nin adayı olarak İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı olan Tayyip Erdoğan''dan başlayarak, Ali Müfit Gürtuna ve Kadir Topbaş''a gelene kadar devreye sokulan çeşitli projelerle İstanbul''un çevresi varoş kimliğinden kurtulup yöre kent kimliği ile parladı.İstanbul''u yönetmeye talip olan adayların yapılanlar hakkında hiçbir bilgisinin olmadığını gördüm. Başkan

İstanbul Büyük Şehir Belediye başkan adaylarının en önemli eksikliği İstanbul''da neler yapıldığını ciddiye almamış olmaları. Refah Partisi''nin adayı olarak İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı olan Tayyip Erdoğan''dan başlayarak, Ali Müfit Gürtuna ve Kadir Topbaş''a gelene kadar devreye sokulan çeşitli projelerle İstanbul''un çevresi varoş kimliğinden kurtulup yöre kent kimliği ile parladı.

İstanbul''u yönetmeye talip olan adayların yapılanlar hakkında hiçbir bilgisinin olmadığını gördüm. Başkan seçilirsem "şunları şunları yapacağım" şeklindeki vaatlerin zaten yapıldığını bilmiyorlar mesela. Diyeceksiniz ki bu konuda yaptıklarını iyi anlatamamış bir yönetim var demek ki. Hayır tam olarak öyle değil. İstanbul Belediyesi''nin özellikle Kadın Koordinasyon Merkezi ve İSMEK''ler üzerinden yürüttüğü faaliyetlerde aile hedef alınıyor. Diğer taraftan İstanbul Büyük Şehir Belediyesi''ne bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı''nın yürütmüş olduğu evde sağlık hizmetleri, Darülaceze hizmetleri, özürlülere verilen hizmetler yoksul ve yaşlıların kendilerini kimsesiz hissetmemelerini sağlayan etki gücü çok yüksek hizmetler. Bir doktor arkadaşım vasıtasıyla öğrenmiş olduğum Alo 153-3 hizmetini duyunca peki ama bizim bunlardan hiç haberimiz yok. İhtiyaç sahiplerinin nasıl haberi olacak demiştim. "Merak etme" dedi doktor arkadaşım "özürlüler biliyor. Önemli olan hizmeti alacak kişilere ulaşmış olmak."

İstanbul''da yaşayan ve toplu taşıma araçlarını kullanamayan özürlü ve kimsesizler 153-3 aradıklarında evlerinden alınarak gidecekleri yere ulaştırılıyor. Her özürlüye belli miktarda kontör veriliyor. Temel ihtiyaçları karşılamaya yönelik hizmetlerin kontörü çok düşük. Doktora gitmek, eczaneye gitmek, maaşını çekmek gibi. Eğlenceye yönelik hizmetlerin ise kontörü yüksek. Böylece özürlü tercih hakkını kullanarak kendi kontörünü idare etmiş oluyor. Sayısının artmasını umduğumuz özürlüler okulu, özürlü çocuğu olan ailelerin sosyalleşmesi ve çocuklarını kabul etmeleri noktasında büyük hizmet veriyor. Bu hizmeti de yine bu okulda öğretmenlik yapan bir hanımefendi ile tesadüf eseri bir tanışıklığın neticesinde öğrendim.

Katıldığım bütün istişare toplantılarında en çok üzerinde durduğum husus fakir çocuklara eğitimde rekabet şartlarını sunabilmek. Bu bakımdan okul çıkışı sıcak bir ortamda konunun uzmanı olan hocalardan yardım alabilecekleri Bilgi Evleri''ni çok önemsiyorum. Bilgi Evleri projesini esasında bendeniz Prof.Dr.Ümit Meriç aracılığı ile Ali Müfit Gürtuna zamanında sunmuştum. Ümit Meriç projenin çok beğenildiğini söylemişti. Aradan epey bir zaman geçtikten sonra Zeynep Kamil Bilgi Evi''nde göreve başlayan bir öğretmen arkadaş vasıtasıyla projemin hayata geçirildiğini öğrenmek beni ziyadesiyle mutlu etti. Bendeniz projeyi "Semt Etüt Merkezi" olarak sunmuştum. İsmi değişmiş -daha güzel bir isim bulunmuş- ama muhtevası aynı.

İstanbul Belediyesi verdiği hizmetlerle adam adama markaj yöntemini kullanıyor. Bu yöntem çok etkili bir yöntem. Şunu söylemeye çalışıyorum Refah Partisi''nin belediyecilik anlayışı her yıl yeni bir proje ile günümüze geldi. Tayyip Erdoğan''ın büyük şehir belediye başkanı olarak projelere açık başkan imajı geçerliliğini daima korudu. Nerede olursa olsun dikmiş olduğu fidana su taşımayı asla ihmal etmedi.

Ancak… Hepimiz büyük kentlerin trafik sorunu, konut sorunu üzerinde odaklanıyoruz. Ama en önemli meselemizi görmemeyi tercih ediyoruz. Bütün dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de ciddi bir gençlik bunalımı var. Mart ayı boyunca kadın konusu ve yerel seçimler konuşuldu ve konuşulmaya devam edecek. Oysa bizim çok acil bir şekilde gençliğin problemlerini görmemiz gerekiyor.

Gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinden mustaribim. Çünkü bu haberleri okuması gerekenler okumuyor, okuması son derece sakıncalı kişiler okuyor. Bir haftadır erkek arkadaşı tarafından hunharca katledilen genç kızın hikayesine daha doğrusu katilin hikayesine odaklandık. Atılan manşetlere dikkat buyurunuz lütfen. Herkes zanlının yaptığı eylemden ziyade kimliğine odaklandı: "Altı dil bilen kolejli katil." Ne yapıyorsunuz arkadaşlar. Katilin kimliğine sıfat bulmak ne zamandır meselemiz oldu. Katilin kimliğine sıfat bulma yarışı devam ederse, üçüncü sayfa haberleri bu dil üzerine devam ederse bu siyaset boşluğunda korkarım gazeteler üçüncü sayfa, magazin ve spor tarafından paylaşılmış olacak.

"Kolejli katil" haberi "yeterince tüketilemeden" Almanya''da bir okulu tarayarak 16 öğrencinin ölümüne sebep olan caninin haberi düştü.

Farkında değil misiniz, ölümü spor olarak algılayan bir gençlik geliyor.

Bütün birimler acil olarak toplanmalı kafamızdaki gençliği değil halihazırda yaşayan gençliği "görmek" ve bu gençlik için projeler oluşturmak için seferber olmalıyız.

İstanbul şehir dokusu olarak varoş kimliğinden kurtulup yöre kent kimliği kazanıyor. Bu sevinilecek bir şey. Ama gelir seviyesi, eğitim düzeyi ne olursa olsun katil paydasında eşitlenen gençlerin sayısı her geçen gün artıyor.