Yazarlar Millet olmasaydı iktidara gelirdik

Millet olmasaydı iktidara gelirdik!

Fuat Atik
Fuat Atik Gazete Yazarı

Bidon kafalılar, dağdaki çobanlar, kısa boylu, beyni gelişmemiş cahiller dediniz.

Anadolu buğdayında çinko olmadığı için, yedikleri ekmek beyinlerini geliştirmiyor gibi bilimsel literatüre geçecek tahliller de yaptınız.

Taşralı, köylü dediniz.

Hakaret ettiniz, aşağıladınız.

AK Parti yüzde 47 oldu.

Oylarını, sadece sandık demokrasi değildir, diyerek küçümsediniz.

Elinize ne geçti?

Her seçim aynı söylemi ısıtıp ısıtıp kullandınız.

AK Parti yüzde 49 oldu.

Uyarıyoruz ama millet cahil, kafası basmıyor diye yazdınız.

AK Parti yüzde 46 oldu…

***

Gezi eylemleri dediniz. Terörü, çatışmayı "Okumuş çocukların, Y kuşağının devrimi" diye kutsadınız. Erdoğan gitsin diye milletin birbirini vurma ihtimali umurunuzda olmadı.

Millet düşmanlığından ülke düşmanlığına geçtiniz.

17 Aralık Türkiye"ye suikast girişimine ortak oldunuz.

F tipi dediğiniz cemaatle suç ortaklığı yaptınız. Paralel yapının servis ettiği kasetleri tape tape kullandınız. İnfaz manşetleri attınız. Hakaret ettiniz. Kişilik suikastlarına giriştiniz, hedef gösterdiniz. Şantaj yaptınız. Köşelerinizi paralel yapıya kiraladınız.

Cenazeleri bile kullanmaktan kaçınmadınız.

Gencecik bedenler üzerinden sokakları karıştırıp, iktidarı köşeye sıkıştırma hesapları yaptınız.

Okmeydanı"nda öldürülen Burak"ın babası gibi önce ülke, önce millet demediniz.

Elinize geçen, yüzde 28 oldu.

Şimdi "dizine kadar yolsuzluklara bulaşmış iktidar"ın oylarını artırmasına şaşırıyorsunuz.

***

Biz de cemaat, CHP"yle ile nasıl ittifak yapar diye şaşırıyorduk. "Bütün partiler kazandı" gibi akıllara ziyan manşetlerle milletin tercihiyle alay ederek onlardan farkları olmadıklarını kanıtladılar.

"Sigara paketi üzerinde öldürür yazıyor ama içiyorsunuz. AK Parti"ye de oy verdiniz sonucuna katlanırsınız" tarzı yorumlarıyla halkı aşağılayan Yılmaz Özdil"in sağ versiyonu gibi yenilgiye bahane üretmekte, milleti sorgulamakta pek maharetliler.

Cemaat-CHP ittifakının kaybetmesini Başbakan Erdoğan"ın seçim kampanyasına, oyunu kuralına göre oynamamasına bağlayanı mı ararsınız?

MİT TIR"larına baskının, devlet sırlarının dinlemelerle deşifre edilmesinin seçimin sonucunu belirlemesinden şikâyet edeni mi?

Erdoğan"ın "Saldırı Türkiye"ye" sözüne milletin nasıl ve niye inandığını sorgulayanı mı?

Seçimden önce hükümet yüzde 30"un altına düşerse meşruiyetini kaybeder diye yazıp, yüzde 46"yı "Demokrasi sandıktan ibaret değildir" diye küçümseyeni mi?

MİT TIR"larına baskını, Dışişleri Bakanlığı"nın dinlenerek devlet sırlarının deşifre edilmesinin, hükümet operasyonu olduğunu yazan bile var aralarında.

***

Erdoğan nefretinden başka elinde malzemesi kalmayan CHP ile medyası ve Pensilvanya"nın millet ve Türkiye düşmanlığında birleşmesini sorgulamak işlerine gelmiyor.

Oysa, uçağı düşürülen katliamcı Esed"i makul, Erdoğan"ı savaş meraklısı ilan ederken kaybettiler. Şantaj kasetlerini, montajlı kayıtları servis ederken, bunları Meclis"te dinletirken kaybettiler…

Türkiye"nin 12 yıllık kazanımlarına kökü dışarda bir saldırı yaptıkları netleştiği anda yenildiler.

30 Mart"ta millet işte bu saldırının farkında olduğunu söyledi. Baştan kaybetmenin adını koydu. Kimse Başbakan Erdoğan"ı, politikasını yeniden keşfetmedi. Vaatler, ekonomik istikrar, projeler, adaylar, elbette etkili oldu. Ancak iktidarın yolsuzluk iddiaları ve kasetlerle 4 aydır yıpratılmaya çalışılmasına rağmen oylarını artmasının belirleyici nedeni milletin Türkiye düşmanlığını görmesidir.

"Erdoğan gitsin de Türkiye yanarsa yansın" diyen Pensilvanya ve CHP"nin yediği sert tokadın anlamı budur.

"Yolsuzluğa rağmen, iktidarın oyları nasıl arttı" diye soranlar, bu basit cevabı kabullenemedikleri için hala "cahil millet" AK Parti"ye, eğitimli kesim CHP"ye oy verdi ezberine sarılıyor.

Yenile yenile yenmesini öğreneceğiz diyerek teselli bile aramıyorlar. İçinde bulundukları durumu, bir Kızılderili atasözünden mülhem söylersek, kaybetmeyi hiçbir zaman ahlaksızlığa tercih etmedikleri için hep yenilmeye mahkumlar. Millet mağlubiyeti unutur, ahlaksızlığı asla.

İttihatçı Mili Eğitim Bakanı Emrullah Efendi "Şu mektepler olmasaydı maarifi ne güzel idare ederdim" demişti ya… Bunların durumu da o noktada. Millet olmasa iktidara da gelirler!

İyi ki küçümsedikleri o sandık var, iyi ki sandığa inanan bir millet var.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.