|
Yazarlar

Teşekkür

04:00 . 25/11/2018 Pazar

Hatice Karahan

Doç. Dr. Hatice Karahan, Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden onur derecesiyle mezun oldu. Ardından Boğaziçi Üniversitesi’nde İktisat yüksek lisans eğitimini tamamlayarak doktora çalışmalarını yapmak üzere ABD’ye gitti. 2006 yılında Ekonomi doktorasını tamamladığı Syracuse University’de ekonomi dersleri vermenin yanı sıra, Center for Policy Research bünyesinde araştırmacı olarak çalıştı.

Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde ders verdi, TÜBİTAK’ta danışmanlık görevi üstlendi. 2014 yılında makroekonomi alanında doçentlik unvanı almaya hak kazandı. TİM, MÜSİAD, İSO ve DEİK gibi iş dünyasının çeşitli kurumlarına ekonomi danışmanlığı yapan Karahan, 2015 yılından bu yana İstanbul Medipol Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nün kurucu başkanlığını yapmaktadır.

2014 yılında Türkiye’nin ilk kapsamlı dış ticaret raporunu kaleme alan Karahan’ın, çok sayıda uluslararası ve ulusal akademik dergi ve kitapta makaleleri yayımlanmıştır. Karahan ekonomi alanında pek çok yerli ve yabancı kongre, konferans ve seminerde de konuşmacı olarak bulunmuştur.

2014 yılından bu yana Yeni Şafak Gazetesi’nde düzenli olarak ekonomi yazıları kaleme alan Karahan, 2016 EBBÖ Ödülleri kapsamında “Yılın Ekonomi Yazarı” seçilmiştir. Karahan’ın ekonomik değerlendirmeleri, Roubini’s Economonitor, Dünya Gazetesi ve Derin Ekonomi gibi diğer bazı yayın platformlarında da yer bulmaktadır. Karahan ayrıca ulusal ve uluslararası çeşitli kanalların yanı sıra, TVNET’te MAKROSKOP programında ekonomi yorumculuğu yapmaktadır.

Karahan, Temmuz 2017'de Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı görevine atanmıştır.

Hatice Karahan

Bu köşede dört yılı aşkın bir süredir ekonomiye dair yazılar kaleme almaktayım. 2014 Ağustos’tan bu yana her haftanın iki gününü, bu köşeyi özenle işlemek için ayırdım. Zira yazmak ve paylaşmak, paha biçilemez… Bu nedenle de her yazının, emek ve itina gerektirdiği kanaatindeyim.



Bu köşeye 432 makale sığdırma şansım olmuş. Kalemi sevenler bilir; yazının konusunu seçmek bile bazen vakit alır, almalıdır. Ekonomi gibi asla dinmek bilmeyen bir gündemin zenginliği de, benim için zaman kıtlığını en iyi şekilde değerlendirmeyi şart kıldı. Dolayısıyla bu köşeyi, makro ve global dinamikleri geniş bir yelpazede ele alarak dengeli bir akışla donatmaya çalıştım. Kimi zaman güncel kimi zaman yapısal mevzular, satırlarımın çıkış noktası oldu. Öte yandan ekonomik meselelerin yoğunluğundan nadiren sıyrılabilmeye de, insani krizler, kadın hakları ve eğitim üzerine yazmayı hassaten bir borç bilerek gayret ettim.

Doğrusu; yazmanın disiplini ve keyfi, birbirini zorlayan iki motivasyon… Her defasında son noktayı nihayet koyabilmek, omuzdan kalkan yük misali huzur verdi. Yazıyı bazen en yoğun bir iş gününün içine sığdırabilmek, bazen ise geniş bir günün cömertliğinde sınırlamak gerekti. Bir yazarın ifadesiyle; hikâye uzun olmayabilir ancak onu kısaltmak da uzun sürebiliyor.

Bu tatlı detaylar bir yana; bu köşe bana, paha biçilemez tecrübeler, dostluklar, paylaşımlar, ödüller getirdi.

“Ekonomide kadın” çabalarının bir köşesinde yer almama vesile olması ise, belki de bu ödüllerin en anlamlısı oldu.

Minnettarım.

Bu bağlamda, Cumhurbaşkanlığı kadrolarına getirilen genel bir düzenleme gereği bu kıymetli yazı tecrübesine bugün bir ara verirken, bana bu köşeyi emanet etmeleri hasebiyle İbrahim Karagül nezdinde Yeni Şafak Gazetesi’ne ve Ömer Bolat nezdinde Albayrak Grubu’na şükranlarımı sunuyorum.

Ayrıca, tüm emekleri bir yana, yazının baskıya gitmesine dakikalar kala bildirdiğim kelime revizyonlarını dahi hassasiyetle yerine getiren, titizliği profesyonelliğin bir parçası edinmiş, İbrahim Acar nezdinde tüm Yeni Şafak Ekonomi Servisi’ne,

Yoğunluğumun içinde teslim saatini hafif zorladığım kaotik durumlarda nazik anlayışını esirgemeyen Yeni Şafak Yazı İşleri’ne,

Ve elbette, yazılarımı takip eden, yoğun destek, ilgi ve yorumlarıyla her bir makaleme heyecanla başlamış olmamı sağlayan çok değerli okurlarıma, teşekkürü bir borç bilirim.

#İbrahim Acar
#Ömer Bolat
#İbrahim Karagül
4 yıl önce
default-profile-img
Teşekkür
Batı’nın korkusu: Türkiye’nin ve İslâm’ın yükselişi (1)
Bir film, bir nesne ve “işin ciddiyeti”
Lâf mı hayat mı?
Seçimi bekleyen ülkeler
Batıcı Biraderler!