Kavganın perde arkası

Hayreddin Karaman
Hayreddin KaramanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 08/03/2019, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Kavganın perde arkası

İslam’ı doğru anlayıp uygulama amacına yönelik çalışmalar, çatışmalar, kavgalar ve iddialarda iki ana akım var.

Birinci akımın temsilcilerine göre:

İslam’ın temel kaynakları Kur’an-ı Kerim ve Sünnettir, bu iki kaynakta yer alan vahyi beşer anlayacak ve uygulayacaktır. Anlama ve uygulamada rehber olan alimler müctehidlerdir, mütefekkirlerdir, onlara tabi olan ikinci ve daha aşağı derecedeki “alimler”dir. Vahiy ilâhîdir, kutsaldır, yanılmaz.



Beşerin anlayışı kutsal değildir, isabet kadar yanılmaya da açıktır. İyi yetişmiş alimler iyi niyetle anlamaya çalışır da doğru olanı bulamamış olurlarsa Allah onları bağışlar, üstelik sevap yazdırır ve hatalı ictihadlarıyla yapılan kulluklarını kabul eder. İslam hayatın bütününü kaplar, din-devlet, din-siyaset, din-hukuk, din-iktisad, din-ictimaiyat, din-ahlak, din-estetik… birbirinden ayrılmaz. Biri Allah’a, diğeri kullara, krallara, seçkinlere ait değildir. Müslüman hayatın bütün alanlarında ve atacağı her adımda dinin neresinde olduğunu bilmek, düşünmek ve sorumluluk bilincine sahip olmak durumundadır. Kendisi müctehid olmayan müminler gerçek manada alim olan müctehidlerin verdiği bilgiye göre bilgi, fikir ve amel sahibi olurlar. Bütün işlerinde tek bir müçtehide ve mezhebe bağlı olmak mecburiyeti yoktur. Devlet başkanının istişare sonunda tercih ettiği ictihad, resmi işlerde bütün ümmetin mezhebi olur. Akaid (iman) konularında Selef, Mâtürîdî ve Eş’arî mezhebleri, amel ve uygulama konularında meşhur dört mezheb (bunların tamamı birden ümmet için) yaşayan Ehl-i sünnet mezhepleridir. Ehl-i sünnet alimlerinin muteber gördüğü, bugün tabileri bulunmayan, ama kitaplarda ictihadları ve görüşleri nakledilmiş olan imamlar ve bunların mezhebleri de vardır. İctihad kapısı kapanmamıştır. Bugün bilgiye ulaşma yolu dünkünden daha kolay hale gelmiştir. Çağın problemlerine İslam’ın çözümünü sunmak için ictihad gereklidir ve buna ehil olanlar tarafından yapılacaktır.

İşte Ehl-i sünnetin ana çizgileri bundan ibarettir ve ben bu grubun içindeyim.

İkinci akımın temsilcilerini iki fırkaya ayırmak gerekiyor:

a) Laik/ılımlı İslam taraftarları: Bunlara göre İslam iman, ibadet ve ahlaktan ibarettir. Bunların dışında kalan konular dine/İslam’a dahil değildir, insanlar yaşadıkları çağın gerektirdiği gibi bu alanları düzenler ve uygularlar.

b) Teorik olarak veya sözde İslam’ı, birinci gruptakiler gibi kabul ettikleri halde uygulamada iman, ibadet, kısmen ahlak, zikir ve nafile ibadetlerin dışında kalan İslam ile ve ümmetin dertleriyle ilgilenmeyenler, dahası ilgilenenleri Ehl-i sünnetin dışına atanlar, dar çerçeveli İslam anlayış ve uygulamalarına dokunmadıkları sürece laik düzenle bir dertleri olmayanlar, İslam’a aykırı düzenin değişmesi gerektiğine inanan ve çeşitli yollardan bu amaca ulaşmak için çaba gösteren gayret-i diniyye sahibi Müslümanları ve bunların liderlerini “reformcu, mezhebsiz, Ehl-i sünnet düşmanı, terörist…” ilan edenler, tek mezhebe bağlanmayı şart koşup gerektiğinde diğer mezheplerden istifade etmeyi caiz görmeyenler, ictihad kapısı kapalıdır deyip ehli oldukları alanlarda ve lüzumuna mebni ictihadda bulunanlara cephe alanlar, kendi metbûlarını (hoca, şeyh, lider…) yanılmaz, doğrunun tek temsilcisi bilenler…

Ehl-i sünnet alimlerinin temel kitaplarına bakıldığında bu gruplar içinden yalnızca birincisinin sahih İslam’ı ve gerçek manada Ehl-i sünneti temsil ettiklerini görürüz. Diğerlerinin inanç, görüş ve uygulamaları Ehl-i sünnete aykırıdır.

Kim neyi, hangi ismi ve kutsal kavramı ve şahsı kullanırsa kullansın biline ki, perdenin arkasındaki kavga bu üç grup arasındadır.

Açık laik-ılıman İslam taraftarlarının sahih İslam kaynaklarına göre savunulacak tarafları yoktur. Ülkemizde ve İslam dünyasında iki yüz yıldan beri bunlar vardır ve giderek sayıları artmaktadır.

Örtülü ılımancılar ise ya hıyanet veya cehalet ve taassup çamuruna saplanmışlardır.

Peki, durum bu ise ümmetin hali ne olacak; birlik, beraberlik, dayanışma, ortak düşmana karşı güçlenme nasıl olacak?

Çare Ehl-i sünnetin şu temel kurallarında saklıdır:

Ehl-i kıbleyi tekfir etmemek.

Ehl-i sünnet dışında ama İslam’ın içinde kalan müminleri de kardeş bilmek, ümmeti İslam’da birleştiren ilkeler çerçevesinde birlik, beraberlik ve dayanışma yollarını aramak.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026