İstisna kimliklerin zaferi

00:0012/11/2012, Pazartesi
G: 6/09/2019, Cuma
Hilal Güven Özbey

ABD"de ikinci Barack Obama dönemi başladı. Kampanya sürecinin haşin, kışkırtıcı ve yıpratıcı ortamı, Obama"nın zafer konuşmasında verdiği birleştirici mesajlarla savruldu gitti. Tahminlerin ötesinde bir farkla seçimden galip çıkan Obama, "Kim olursan ol, şayet uğraşırsan sen de Amerikan rüyasının parçası olabilirsin" dediği konuşmasında, beyaz, Anglosakson, Protestan (WASP), zengin gibi katı, geçişsiz ve mat sınıflamaların karşısına sınıfsız, akışkan ve saydam bir çeşitliliği yerleştirdi.Seçim verilerine

ABD"de ikinci Barack Obama dönemi başladı. Kampanya sürecinin haşin, kışkırtıcı ve yıpratıcı ortamı, Obama"nın zafer konuşmasında verdiği birleştirici mesajlarla savruldu gitti. Tahminlerin ötesinde bir farkla seçimden galip çıkan Obama, "Kim olursan ol, şayet uğraşırsan sen de Amerikan rüyasının parçası olabilirsin" dediği konuşmasında, beyaz, Anglosakson, Protestan (WASP), zengin gibi katı, geçişsiz ve mat sınıflamaların karşısına sınıfsız, akışkan ve saydam bir çeşitliliği yerleştirdi.

Seçim verilerine göre Mitt Romney beyazların oylarının yüzde 59"unu kazansa da, kampanyalar boyunca açıkça temsil ettiği toplum katmanlarının oyları onu başkanlık koltuğuna taşımaya yetmedi. Yani 1800"lerden bu yana milyonlarca göçmeni ağırlayan ülkenin giderek değişen demografik yapısı, bu seçimler vasıtasıyla söylemsel değişimin de zaruri olduğunu aşikâr etti.

"Beyaz adamın" yüzde 41"inin oylarını alan Obama, siyahların yüzde 93"ünün, hispaniklerin yüzde 71"inin desteğini kazandı; Asya ve Pasifik kökenliler de onu destekledi. Bunun yanı sıra Obama kadınların ve 18-29 yaş arası gençlerin oylarının çoğunu da hanesine yazdırmayı başardı. Onun desteğini kazandığı toplumsal sınıflardan Romney"e destekse asgari düzeyde kaldı.

İstatistikler yoruma hacet bırakmayacak derecede açık. Ortaya çıkan neticeyi dışlanmışın, istisnanın, edilgen öznenin yani ötekinin devreye girmesi; kuraldışının bir başka kuralı mümkün kılması olarak yorumlamak mümkün. Cumhuriyetçi zihniyette sembolleşen yerleşik düzen ve statüko, onun artık işlerliğini kaybetmesiyle ortaya çıkan anonim birliktelikle - yani Obama"ya destekte cisimleşen kütle ile- yer değiştirip devamlığı bu şekilde sağlamış gibi görünüyor.

Peki demokratlar bunu nasıl yaptı? Kuşkusuz, Cumhuriyetçi zihniyetin savunusunun tam da aksi şekilde, vatandaş olmayı salt hukuki bir varsayım olmaktan çıkararak psikolojik, duygusal ve siyasal yönlerini de hesaba katarak. ABD basınına göre bu yeni Amerika"nın zaferi.

2008"den bu yana başlayan bu çok renkli, çok etnili değişimi iyi okuyamayan Cumhuriyetçilere düşen şimdi, hesaplaşma ve uzlaşmaz tutumu bir kenara bırakmak olacak. Obama ise yeni dönemde "insan" odaklı vaadine uygun şekilde, etno-kültürel bağları ne olursa olsun tüm gruplara karşı yansız ve makul politikalar izlemekle mükellef.