
28 Şubat'ın kudretlileri kendilerine bin yıl ömür biçerek, Tayyip Erdoğan'ın muhtar bile olamayacağını ilan etmişlerdi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu tıpkı 28 Şubat'ın paşaları gibi geçen hafta grup toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenerek, “Başkan olamayacaksın” dedi. Başkanlık sistemi tartışmaları nereye varacak zamanla belli olacak. Ama kimin ne olacağına milletin karar verdiğine çok kez tanık olduk. Yakın tarihimiz bunun örnekleriyle dolu.
Çok partili hayata geçildikten sonra yapılan ilk seçimde
yöntemiyle milletin dediği bir süre ötelendi ancak 1950 yılında
diyen Demokrat Parti, milletin iradesiyle iktidar oldu.
Milletin iktidarını içine sindiremeyenler, kanlı 27 Mayıs darbesiyle süreci tersine çevirmeye kalkıştı. Darbeciler, 9 Temmuz 1961'de kendi anayasalarını yaptı, 17 Eylül'de Adnan Menderes ve arkadaşlarını astı, 15 Ekim'de de seçime gitti.
Menderes'in idamının üzerinden henüz bir ay bile geçmeden yapılan seçimden tek başına iktidar olmayı hayal eden CHP büyük bir hezimete uğradı. CHP yüzde 36 oy alırken, Menderes'in mirası üzerinden siyaset yapan Adalet Partisi, Yeni Türkiye Partisi ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi oyların yüzde 60'ını aldı.
12 Eylül darbesinin mimarı Kenan Evren, 1983 seçimleri öncesinde açıkça Milliyetçi Demokrasi Partisi yani Turgut Sunalp'ı işaret etmesine rağmen, millet Turgut Özal'ın ANAP'ını tercih etti.
2007 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde eşi başörtülü diye Abdullah Gül'ü seçtirmemek için
düzenlendi. Dönemin Genelkurmay Başkanı Büyükanıt 'Sözde değil özde laiklik' diyerek muhtıra verdi. Deniz Baykal liderliğindeki CHP, 367 garabeti için Anayasa Mahkemesi kapılarında yattı. Baykal istedikleri yönde karar çıkmaması halinde mahkemeyi tehdit etti. Anayasa Mahkemesi hukuk tarihine skandal olarak geçecek bir kararla Abdullah Gül'ün seçilmesinin önüne set çekti. Meclis Cumhurbaşkanı seçemediği için erken seçime gidildi. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde AK Parti'ye yüzde 47 oy veren millet CHP ve Anayasa Mahkemesi'nin setini yerle bir etti. Yine milletin dediği oldu. Gül, Cumhurbaşkanı seçildi.
CHP Cumhurbaşkanını halkın seçmesini öngören Anayasa değişikliği için hayır kampanyası yaptı “
dedi, yüzde 70
çıktı.
10 Ağustos'ta Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesini engellemek için
kavramını icat eden CHP, yanına MHP ve 15'e yakın parti alarak Ekmeleddin İhsanoğlu'nu aday gösterdi. Millet ilk turda yüzde 52 ile Erdoğan'ı Cumhurbaşkanı seçti. Yine milletin dediği oldu.
Başkanlık sistemi tartışmalarının geçmişine baktığımız zaman milletin iradesiyle iktidara gelen tüm liderler
ni savundu. Özal, Demirel, Erbakan, Türkeş. Başkanlık sistemini hep reddeden parti CHP oldu. Bugün de karşı olması şaşırılacak bir durum değil tabii. Ancak Kılıçdaroğlu Başkanlık sistemine niye karşı olduğunu anlatmıyor. Olayı kişiselleştirip sistem tartışması olmaktan çıkarıyor. Bunu yaparken de bir şeyi itiraf ettiğinin farkında değil.
Eğer Başkanlık sistemine geçilirse Erdoğan'ın Başkan seçileceğini peşinen kabul ediyor Kılıçdaroğlu. Halbuki Başkanlık sistemine geçilirse kimin başkan olacağına millet karar verecek. Belli mi olur bakarsınız millet Kılıçdaroğlu'nun çatı adayını başkan seçer.
CHP, milletin dediğinin olmaması için 13 yıl boyunca Anayasa Mahkemesi'ni mesken edinmişti. CHP'nin hukukçuları evlerinden çok Anayasa Mahkemesi'ne gitti. Ama er ya da geç milletin dediği oldu.
7 Haziran seçimlerinden sonra Kılıçdaroğlu MHP lideri Bahçeli'ye Başbakanlık teklif etmişti. Eğer milletin değil de Kılıçdaroğlu'nun dediği olsaydı, Bahçeli Başbakan, HDP şampiyon olurdu.
MHP lideri Devlet Bahçeli, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüşmesinde 140 yıllık parlamenter sistemimiz olduğunu söylemiş. Bahçeli, 1876'da ilan edilen Kanuni Esasi'yi baz alarak bu düşünceyi ifade etti. Bahçeli'nin söylediği 140 yılın 47 yılı padişahlık sistemi, 37 yılı da partili Cumhurbaşkanlığı yani tam başkanlık sistemi ile geçmiş. Sayın Bahçeli'nin ifadesinde Başkanlık sisteminde parlamento olmayacakmış algısı yer alsa da bahsettiği dönemde bir Meclis söz konusu. Bahçeli'nin 140 yıl açıklamasından sonra Kılıçdaroğlu, seçim vaadindeki asgari ücret misali parlamenter sistemin geçmişini 200 yıla çıkardı. Kılıçdaroğlu'nun 1876 yılı öncesi hangi meclisten bahsettiğini bilmiyoruz ancak bu durum sistem tartışmasını nasıl gayri ciddi yaptığımızı gözler önüne serdi.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.