Süper ligde zirveye oynayan dört takımdan (Fenerbahçe, Bursa, Beşiktaş, Galatasaray) üçünün hocası belli oldu. Sadece Fenerbahçe''nin Daum ile bıçak sırtı bir görüşme yaptığı söyleniyor. Ben bu yazıyı yazarken mesele henüz aydınlık kazanmamıştı.
Aziz Başkan sezon sonunda şöyle dedi: "Eğer Guiza eline geçen gol pozisyonlarının yarısını gole çevirse idi, açık ara şampiyon olmuştuk".
Bu cümle meselenin odak noktasına işaret ediyor. Ama eksiği var. Madem öyle idi niçin Guiza''yı oynatmaya devam ettiniz. Şu zayıf savunma yapılabilir: "Efendim bize pahalıya patladı. Oynasın, kendini göstersin, iyi bir müşteri bulursak satacağız". Böyle bir savunma Fenerbahçe''ye yakışmaz.
"Daum kalsın" dedik. Niçin? Çünkü bu sütunlarda defalarca tekrar ettiğimiz şeyi bir defa daha belirtelim. Son maçta rakip kaleye on sekiz içinden 14 şut atılmış, biri bile gol olmamış. Bu "kaderin eli, Daum''un talihsizliğidir". Takımı oraya kadar taşımıştır. Sonunda "olmayacak bir şey olmuş" ne yapalım. Daum değerlendirmesinde bir dönem var ki, asıl onun hesabı sorulmalıdır.
Bildiğiniz gibi geçen sezon Fenerbahçe lige fırtına gibi başladı, tarihinin "sezon başlangıcı rekoru"nu kırarak peş peşe sekiz galibiyet aldı.
Bu dönemde bütün futbol adamları Fenerbahçe''yi şampiyon ilan ettiler. Ondan sonra ne olduysa oldu. Fenerbahçe tanınmaz hale geldi. Tam on beş hafta. İşte burada Daum sorgulanmalı, yönetim sorgulanmalı, takım ve Aykut Kocaman sorgulanmalıdır.
Belki de hesap soruldu ama geç kalınmıştı. Buna rağmen Daum lig sonunda on bir maç yenilmedi. Ve şampiyonluğu kıl payı kaçırdı.
Daum''un Fenerbahçe''ye, Türk futboluna yapacağı iyilik şudur: Süper Lig şampiyonu olmak değil, "Avrupa''da başarı". Bunun için de henüz geç değil. İstenilen transferler yapılıp takım Avrupa arenasına çıkacak hale getirilir. Bir "yarı final" oynasa yeter. Bu hem Daum''a, hem Fener''e yarar. İnanmak ve bu inanç doğrultusunda çalışmak yeter.
Daum ile Aykut arasında kalmak veya bu iki futbol adamının Fenerbahçe''nin başında iki kutuplu bir yönetime soyunması her şeyi berbat eder.
Daum tanıdık bir sima, Fener de onu tanıyor. Neler yapabileceğini biliyor. Onu gönderip büsbütün bir yabancıyı getirmek düpedüz risktir. (Lucescu olsaydı evet derdim).
Aykut ise bunca dedikodunun ardından takımın başına gelmemeli. Mevcut kredisini daha uygun bir ortama saklamalıdır.
Daum bu Fener ile her zaman zirveye oynar. Kendi haline bırakırsanız, "bir sıfır olsun bizim olsun" düşüncesiyle, yine o tatsız-tuzsuz savunma futbolunu oynatarak Süper Lig şampiyonu olabilir.
Ama bu Fener taraftarını uçurmuyor.
Mesela Türkiye Kupası''nı aldı diyelim, ne yazar ki.
Daum''u ve Fenerbahçe''yi parlatacak olan "Avrupa''da başarı"dır. Başkası kesmez. Bu yıl bu ihtimal Daum için son şans olarak hâlâ gündemde.
Transfer için, bir golcü için, bir santrafor için türlü isimler anılıyor. Bu seçim çok önemli. Çünkü Alex''ten vazgeçemeyen Fener (ki elbette vazgeçmemeli) mutlaka tek santrafor oynayacak. Bu zatın kendi ayarında yedeği olmalı, icabında çift santrafora dönülebilmelidir. Ama her hal ü kârda Guiza gönderilmeli, taraftarın saç-baş yolma ızdırabı sona ermelidir.
Bütün bu sebepler ile Fenerbahçe''nin Daum ile yola devam etmesi en sağlıklı seçimdir diyoruz.
Başlıklar :

