Öğrenci hareketleri: İsrail’e karşı ama düzene karşı mı?

Nedret Ersanel
Nedret ErsanelYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 01/05/2024, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
Öğrenci hareketleri: İsrail’e karşı ama düzene karşı mı?

Amerika ve Avrupa üniversitelerinde izlenen öğrenci hareketleri kıymetli…

İsrail’in Filistin’deki soykırımını protesto eylemleri, Batı yönetimleriyle içeriden yüzleşiyor…

İsrail’in rezilliklerini hakkınca kamuoyuna yansıtmakta Batı basınının gösterdiği riyakârlık ve karartma karşısında bu direniş by-pass kanalı oluşturuyor…

Eylemler,
şu ana kadar diplomatik temaslara, BM ve uluslararası mahkemeler gibi platformlara sıkışan krizin insanî boyutunu toplumlara açıyor.
Gündelik hayata sokuyor…

Türkiye ve birçok ülke bu hareketleri selamlıyor. Ancak fazlası lazım…

Protestoların bu hali İsrail ve onu destekleyen Batı ülkelerinin fütursuzluğunu, utanmazlığını afişe ediyor. Güzel ama arsızlık onlar için sorun değil. Siyasi çıkar politikalarını, hakimiyet korumacılığını baltalaması gerekiyor.
Küresel ölçeğe yükselmesi, kitlesel gösterilere dönüşmesi, öğrenciler kadar diğer sosyal katmanlara sirayet etmesi de gerekiyor.
Fransız çiftçileri gibi…

Doğrusu, bunun için dünya müsait…

***

‘Daha fazlası’ ne?

Tıpkı Ukrayna savaşı gibi Tel Aviv utanmazlığı da, yeni küresel düzenin aldığı yaralardan bir tanesi. İsrail’in yaptığı katliamın Batı tarafından açık biçimde korunup-kollanması, 10 yıl içinde belirginleşen/gözlemlenen yerküre düzensizliğinin ve yarattığı ağır adaletsizliğe itirazın beslenmesine yol açıyor…

Öğrenci protestolarının 68 hareketlerine atıf yapılarak anılmasının sebebi bu.
Dokusu ve hacmi o dönemle kıyaslamak için yeterli değil ama buradan nüve büyütmek gerekiyor…

Bunu yeşertmek ve yönetmek büyük iş. Fakat içine girdiğimiz konjonktür, Türkiye’nin “dünya beşten büyüktür” mottosunun çıkış sebebi olan, “çok kutuplu” dünya rekabetinin en keskin haliyle yaşandığı dünyaya fırsat sunuyor…

Çünkü bu haliyle, “daha adil bir dünya” ve “yeni düzen” talepleriyle, refahtan daha çok/eşit pay isteyen milyarlarla birlikte, süper güçler arasındaki tepişmelere, ülkeler bazında iktidar hırslarına takılıp kalıyoruz…

Aşılamadığı gibi, değişim/dönüşüm talepleri de mevcut güç düzeni tarafından ne kabul ediliyor ne anlaşılıyor. Tersine, ‘ezilmeye çalışılıyor’. Gazze dramı tam olarak bunun minyatürüdür…

***

Öğrenci hareketlerinin küresel ölçeğe evrilmesi, bir yandan Gazze’de yaşanan soykırımda İsrail’in önünü keserken, öte taraftan, gücü gücüne yetenin merkezine dönüşmüş ve çürümüş Batı düzeninin payandalarını kesmeli…

Aksi halde, George Washington heykelinin altına açılan pankarta yazıldığı gibi, “adalet yoksa barış yok” olacak, daha çok irili-ufaklı savaşlar, bir büyük savaşa hazırlık safhası olarak yaşanmaya devam edecek. Çünkü başka türlü iktidarlarını ve paralarını koruyamazlar…

68’in insan/öğrenci malzemesi, politikası, kültürü, ekonomisi farklıydı. Müzikten feminizme, siyahilerin haklarından sol ideolojiye, savaşlara kadar dokunduğu her şeyi değiştirdi. Bugünle tek eşitliği ‘
düzenin değişme ihtiyacı’
dır.

O hareket dahi de-forme edildi; dünyaya pazarlanırken global siyasi hedefler oluşturuldu. Çin’de, “yüz çiçek açsın, bin fikir yarışsın” sloganı, ABD, Avrupa’yı dolaşıp, örneğin Türkiye’ye vardığında bambaşka bir pratiğe oturdu…

68’in ‘cinsel özgürlük’ aklının bugün Yahudi lobisinden bile güçlü günümüz LGBT hareketine verdiği katkı ölçüldü mü acaba? Ya da dönemin ‘siyahi haklar’ eğiliminin bugün BM Genel Kurulu’nda İsrail yönelik kararları vetolayan ABD’nin siyahi temsilcisi hanımı nasıl asimile ettiği düşünüldü mü?

‘Z Kuşağı’ tipi üniversite öğrencilerinin protestoları dünyayı turladığında elimizde ne kalacağını kestiremeyiz. Ama.. Yerleşik nizam ve yöneticilerinin usullerini aşmak için ‘böyle bir şey’ gerekiyor…

İmamoğlu, Hamas, İsrail, Steinmeier…
Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ‘CNN International’de Hamas üzerine kurduğu cümleler şöyle; “Hamas İsrail’de bizi çok üzen bir saldırıya imza attı. Biz, t
erör eylemleri aracılığıyla insanları topluca katleden her yapıyı terör örgütü olarak değerlendiriyoruz.
Maalesef aynı şey İsrail’de masum Filistinlilere de uygulanıyor. Filistinlilerin vahşice baskı altında tutulmasına derhal son verilmeli. Genel olarak Batı burada büyük resmi görmüyor. Hamas’ın yaptığını kötü görüyoruz. Terör saldırısıdır. Ama bu davranışı aynı zamanda Filistinli çocuk ve kadınların öldürülmesine tepki olarak da görüyoruz’’…
Bu açıklamalar haklı tepkiler çekti. Kaldı ki, metnin bütününe bakıldığında İmamoğlu’nun kaygan zeminde tutunmaya, politik davranmaya çalıştığı da izleniyor;
cümlelerinin ilk bölümü dışarıya, ikinci bölümü içeriyedir…
İmamoğlu’nun açıklamalarını İsrail-Filistin bağlamı dışında ele almak gerekiyor. O bağlam
Almanya’dır

Bilindiği gibi Almanya Cumhurbaşkanı Türkiye’deydi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesinden evvel Ekrem İmamoğlu’na anlamlı bir zaman ayırdı, politik mesaj kareleri verdi…

Cumhurbaşkanı Steinmeir’in Gazze’ye bakışını anımsayalım; ’
7 Ekim Hamas saldırısı olmasıydı, şu an yaşadıklarımız da olmayacaktı’…
İndirgemeci bu yaklaşım, Filistin davası ve Hamas’ı nasıl gördüklerini zımnen anlatıyor. On yıllara yayılmış bu trajediyi 7 Ekim’le bağlayarak/başlatarak, sebep-sonuç ilişkisi kurmadan ele almak,
“soykırımdan geçirdiklerinin yaptığı soykırıma ortak olmak, ikinci kez soykırım yapmak demektir”…
Anlıyoruz ki, 7 Ekim özelinde Berlin ve İmamoğlu buluşuyorlar. Bu genel olarak
CHP’nin Avrupacı, AB’ci, özellikle de Almancı eğilimleri ile örtüşüyor.
Devamında yaptığı İsrail/Batı eleştirisi de-dedikleri doğru olsa bile-ne yazık ki güven vermiyor…

Mesela, iktidarda İmamoğlu olsaydı, Gazze vakası olmasaydı, Filistin davasına hangi pencereden bakacaklarına kimsenin kefil olacağını sanmıyorum. Hükümet olsalar, dış politikalarının genelini Batıcı, özelini de bu Avrupacı çizgiye oturtacakları açıktır…



Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026