Yazarlar Savaş şekil değiştiriyor

Savaş şekil değiştiriyor…

Nedret Ersanel
Nedret Ersanel Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Ve çıkaracağımız sonuç doğruysa, daha kötü olacak…

ABD Dışişleri ve Savunma Bakanları’nın savaşın başından bu yana ilk kez Kiev’i ziyaret etmeleri bu okumanın en güçlü karinelerinden biri…

Blinken ve Austin, Kiev’de Zelensky’le görüştükten sonra Polonya’ya geçtiler ve medyanın karşısına çıktılar.

Bir-iki alıntı yapayım…

‘Ukrayna’nın hedefine ulaşması için elimizden geleni yapacağız’…

‘Ukrayna’da savaşın doğası değişti’…

‘Bununla birlikte ülkenin askeri ihtiyaçları da değişti. Daha fazla tank ve topa odaklanılıyor’…

‘Doğru ekipman ve desteğe sahip olunduğu taktirde kazanılabileceğine inanıyoruz’…

Görüldüğü gibi savaşın niteliğinde farklılık olduğu ‘askerî olarak’ kabul edilmiş. Şaşırtıcı değil; Rusya’nın doğu cephesine yönelmesi, şartların farklılığıyla yüzleşmeyi gerektiriyor. Uzmanları zaten söylüyor; daha konvansiyonel bir savaş yaşanacak gibi. Orada kalacak mı meçhul…

SAVAŞIN SEBEBİNE ‘İKİ’ KATKI!..

İkinci ipucu, savaş öncesi ve sırasında siyaseten Rusya’yı kınasalar da, şimdiye kadar herhangi bir cepheye katılmayı reddeden İsveç ve Finlandiya’nın Mayıs ayının ortalarında eş zamanlı olarak NATO üyeliğine başvurma kararı almış olmaları…

İki ülkenin bu kararı içlerine sindirerek alıp-almadığını söylemek zor. Helsinki de, Stokholm de bu türden köklü adımlar atmakta her zaman temkinli davrandılar. Kamuoyları da anketlerde yüzde 50’den biraz fazla rıza gösteriyor. O da savaşın etkisiyle…

Böyle bir durumun gerçekleşmesi savaşın gidişatını/krizi elbette etkiler ve müsbet yönde olacağını kimse sanmıyor. Düşünün ki, savaş daha başlamamışken Rusya’nın temel şikayeti NATO’nun genişlemesiydi. Savaş bu nedenle çıktı. Şimdi cepheye iki ülke daha eklemek…

Mayıs ortasına kadar neler değişir bilinmez ama ABD ve İngiltere’nin bu katılımları desteklediğini biliyoruz. NATO üyelerinin bu talebe nasıl karşılık verecekleri de merak konusu ama benim ciddi bir direnişten ümidim az. ‘Reddedilmesi’ almış-yürümüş NATO tartışmalarını farklı sınırlara sürükler…

RUSYA’NIN ‘TOPTAN’ CEVABI: SARMAT!..

‘Sahada savaşın doğası’ değiştiğinden, kullanılacak silahların formatı da değişecek. ABD yetkililerin dilinden bunu anlıyoruz. Öyleyse Rusya’nın ne cevap verdiğini de görüyor muyuz?..

Eğer bu ‘Sarmat’sa.. Yani, birden çok hipersonik silah taşıyabilen kıtalararası balistik füzelerin kısa süre içinde sahaya sürüleceği duyurusunun yapılması savaşın değişen doğasına Moskova’nın verdiği yanıtsa.. Pazar günü yapılan açıklama-önceki Çarşamba test atışları yapılmıştı-zamanlamaların hepsinin manidar olduğunu gösteriyor.

Nükleer rekabeti bitirdiği söylenen bu yeni silahın ne getirip ne ‘götüreceğini’ yine askerlere bırakıp, Blinken ve Austin Kiev’de Zelensky’le görüşürken çalan İsrail Başbakanı’nın telefonuna bakalım…

İSRAİL YÖRÜNGESİNE OTURUYOR…

İsrail, Ukrayna savaşında ABD’nin yanında durmadı. Taleplerini de savuşturdu. Washington kızsa da yapacak bir şey yoktu. Çünkü İsrail Washington için, Rusya’nın tarafında bulunan veya Amerikan çağrısına katılmayan diğerleri gibi cezalandırılabilecek türden bir ülke değil…

Biden’ın Tel Aviv’i araması şartların değiştiğinin bir diğer işareti. İsrail, Rusya ile ilişkilerini savaşın başından beri zora sokmak istemedi. Suriye ve İran konusu nedenlerin başında geliyor. İsrail’in Suriye’deki hava harekâtları ile İran uzantılarının varlığı/atakları ile mücadele ve önemlisi, Tahran’ın Amerika’yla yürüttüğü nükleer pazarlıklar yüzünden Kremlin’i uzaklaştırmaktan sakındı…

Sır değil; ABD, Avrupa’nın Rusya’ya enerji bağımlılığını kısa sürede bitirmek ve İran kaynaklarının bu rotada serbest bırakılmasını istiyor. (Necef zirvesini hatırlayalım; ‘Moskova-Kiev-İstanbul ve çölde bir yer’, 30/03.) Bu yüzden İran’a bazı tavizler veriyor. Biri de, ‘Devrim Muhafızları’nın terör örgütü listesinden çıkarılacağı iddiasıydı. İsrail buna köpürdü. O köpürünce Washington’daki lobi de köpürdü. Detayları bu yazının konusu değil, sadece Biden’in Kasım seçimleri arifesinde olduğunu hatırlatayım…

Şimdi bu ve benzeri tavizlerden vazgeçildiği intibaı var. Sebebi işte Ukrayna savaşındaki değişiklikler. Eğer İsrail pozisyonunu değiştirirse, İran’ın anlaşma üzerindeki pazarlık kozları daralacak. Bu da ayrı bir gerilim hattı ama Tel Aviv’in Rusya karşısındaki pozisyonunu güncellemesi önemli bir kayma anlamına gelir…

Yine anımsayalım; bir ‘Demir Kubbe’ meselesi vardı. Ukrayna bu sistemi istemiş İsrail vermemişti. Hem bu konuda hem İran dosyasında değişiklikler olabilir, ayrıca, İsrail’in Rusya’ya ‘savaş suçları’ konusunda tavır almasını da dosyaya iliştirelim…

Ayrıntıya gizlenmiş bir açıya da parantez açayım; ABD’nin İran enerjisini gözden çıkarıp çıkarmadığı ayrı konu. Ancak Avrupa’nın Rusya’ya yönelik enerji ambargosunda ayak sürümesi, ‘ihtiyaç’ değerlendirmelerini biraz boşa çıkarmış görünüyor. Bu bağlamda başka ülkelerin enerji projeleri de gözden geçirilmeyi gerektiriyor mu, bakmak lazım!

Sonuç…

ABD Savunma Bakanı Austin’in dün Almanya’daki Amerikan üssünde, Türkiye dahil müttefik ülkelerden muadilleriyle toplanması da Ukrayna’daki askeri durumun değişiklik göstereceğine ait bir başka somut gelişme.

Resim, Amerika’nın Rusya ile savaşta el yükselttiğini gösteriyor. Aynı zamanda bir sıkışmışlık ifadesi bu. Yolu ve vitesi değiştirmek odur. Rusya zaten geri dönemez. Silahlar ağırlaşacak, kriz ağırlaşacak, barış yine ötelenecek gibi…

Ankara’nın Kiev ve Kremlin’le son görüşmeleri de bununla ilgili.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.