Barbarlığı Öteki’ne medeniyeti kendisine zimmetlemek

Ömer Lekesiz
Ömer LekesizYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 30/08/2025, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Barbarlığı Öteki’ne medeniyeti kendisine zimmetlemek

Önceki yazımızda Hardt ve Negri’den yaptığımız alıntıdaki şu cümleyi tekrar hatırlatalım: “Diyalektik olan gerçeklik değil sömürgeciliktir. (…) Sömürgecilik başkalığı ve kimliği üreten soyut bir durumdur. Ancak sömürgeci durumda bu farklılıklar ve kimlikler sanki mutlak, temel ve doğal şeylermiş gibi işlev görür. Diyalektik okumanın ilk sonucu, bundan ötürü ırksal ve kültürel farklılıkların tabi olmaktan çıkarılmasıdır. Bu, yapay kurgular olduğu fark edilince, sömürgeci kimliklerin buhar olup uçacağı anlamına gelmez. Gerçek illüzyonlardır ve sanki temel şeylermiş gibi işlev oynamaya devam ederler.”

Gerçek
illüzyonların
gerçekliğinin anlaşılması, ırksal ve kültürel tanımların
kurgudan
ibaret oluşu sömürgeci için
negatifliğe
işaret etmez, bilakis bunların böyle olmaları yani
dayatılmaları
bakımından onları itirazsız olarak benimseyen Öteki’nin aklını küçümseme, alaya alma hatta onun idrakiyle oynama bağlamında kendisinin temel aldığı düşünsel zeminin sağlamlığını ve değişmezliğini gösterir.

Bunu asıl, bizim zamanımızda tedavüle sokulan radikal, fanatik, terörist vd. terimleri de ihtiva edecek şekilde antik özlü ve her devir için çok kullanışlı bir hurç olan barbar teriminin serüveninden izleyebiliriz:

Homeros
: MÖ 750 civarında, bugünkü İzmir’de ya da Sakız Adası’nda yaşadığı sanılan Homeros, “garip / anlaşılmaz şekilde konuşanlar” anlamında
barbarophonoi 
kelimesini kullanan ilk kişidir. Bu kelime tam olarak barbarlık kelimesine yani onun sömürgeci dilinde sistemleştirilmesine yorulmaz, dil nedeniyle yabancılığın iması olarak değerlendirilir. (İlyada, trc.: Azra Erhat – A. Kadir, İş Kültür)
Herodotos
: MÖ 484 – MÖ 425 yılları arasında bugünkü Bodrum’da (Halikarnassos) yaşadığı düşünülen ve Batı’da
tarihin babası
sayılan Herodotos, kendi adıyla meşhur olan tarihinin daha ilk paragrafında kullandığı
barbaros
kelimesine, tarihinde iki yüzden fazla sayıda başvurur. Uzmanlarınca yabancılığın normalleştirilmesi olarak da değerlendirilen bu kullanım, Heredotosla birlikte barbar kelimesinin Yunan olmayan tüm ulusların ifadesi olarak ilk kez sistemleştirilmesi demektir. (Tarih, trc.: Müntekim Ökmen, İş Kültür)
Aristoteles
: MÖ 384 – MÖ 322 yılları arasında kuzey Yunanistan ya da Batı Makedonya’da yaşayan Aristoteles, barbar kelimesini, -benim sayabildiğim kadarıyla-
Politika’sında
beş ayrı pasajda Yunanları tanımlayan bir kategori,
doğal köle veya despotik yönetim için uygun
özellikler şeklinde kullanmakla birlikte, kitabının Türkçe tercümesine eklenen Terimlere Dair Açıklamalar’da barbar kelimesi şöyle tanımlanmıştır:

“Barbaros: barbar (barbarian): Genelde Yunan kökenli olmayan halklar için kullanılan barbaros ve barbarikos (barbarca) terimleri olumsuz anlamda gayri-medenilik, ilkellik, geri kalmışlık gibi çağrışımlar içerir. Aslında Yunanca terimin bu olumsuz çağrışımı taşıyıp taşımadığı veya ne derece taşıdığı tartışmalıdır, zira nötr olarak ‘Yunan olmayan’ anlamı taşır. Mısırlılar, Persler, Kartacalılar gibi daha gelişmiş, Keltler ve İskitliler gibi daha az gelişmiş halklar için de kullanılmaktaydı.” (Trc.: Özgüç Orhan, Pinhan) 

Platon da barbar kelimesini kullandığı halde (bkz.: Kratylos, trc.: Erman Gören, Dergâh) ona ve emsallerine uğramayışımız, terimin
Öteki’lik
düşüncesi olarak sistemleştirilmesine kadar -düşünce ve siyaset esasında birkaç köşe yazısıyla özetlenemeyecek- uzun bir süreye yayılmış olmasındandır. Hardt ve Negri’den önceki yazımızda yaptığımız nakilde yer alan “Sömürgeci temsillerin mantığında, sömürgeleştirilmiş ayrıksı bir ötekinin inşası ile kimlikle başkalığın birbirinden ayrılması, paradoksal bir biçimde mutlak ve son derece yakın şeyler olarak karşımıza çıkar.” cümlesi de bunu teyit etmektedir.
Nitekim
Lewis Mumford
da bu minvalde, MS 4. yüzyılda başlayan ve 11. yüzyıla kadar “ardı arkası kesilmeyen işgaller dizisinde”, barbarları: azalmakta olan hayatiyeti tamir etme sorunu olmayan; yaşamak için sadece mideyi doldurmanın peşinde koşan; keyif almak için savaşan; iradelerini göstermek için güçlü bir hayvani arzuyla öldüren; cinsellik düşkünü… avcı, kırsal göçerler ve savaşçılar olarak tasvir ederek, bugünkü Batı’nın hali hazırda eriştiği uygarlığın düşünümselliğin barbarlığına ve dolayısıyla kendi sonuna, bizim yorumumuzla barbarlığı Öteki’ne medeniyeti kendisine zimmetlemesinin sonuna yaklaştığını, ki bunun primitif duyumcul barbarlıktan “daha da tehlikeli” olduğunu, çünkü eskinin o “asil vahşi” barbarlığının yerini “alçakça, güvenilmez ve haince” bir yeni (modern) barbarlığın aldığını söylemektedir. (İnsanın Durumu, trc.: Yusuf Kaplan, Açılım Kitap)

Buradan devam edelim inşallah


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026