İsrail’in suikast siyaseti

04:00, 30/10/2024, Çarşamba
Yeni Şafak
İsrail’in suikast siyaseti
İllustrasyon: Cemile Ağaç Yıldırım

İsrail’in suikastları, direniş hareketlerini zayıflatmaya yönelik temel bir strateji haline gelmiştir. Ancak hedef alınan liderleri şehit haline getirmiş, direnişi daha da güçlendirmiştir. İsrail’in suikast stratejisi, kalıcı bir barış ya da güvenlik sağlayamamış, aksine bölgedeki çatışmaları derinleştirmiştir.

Dr. Mehmet Rakipoğlu / Mardin Artuklu Üniversitesi Öğretim Üyesi - Mokha Araştırma Merkezi

İsrail, özellikle İran, Lübnan ve Filistin’de kendisi ile mücadele eden ve silahlı direnişi benimseyenleri zayıflatmak amacıyla uzun süredir suikastları bir araç olarak kullanmaktadır. Direniş eksenindeki kilit figürleri ortadan kaldırmayı hedefleyen bu suikastlar, İsrail’in bölgedeki siyasi ve askeri üstünlüğünü koruma stratejisinin bir parçasıdır. Ancak bu suikastlar, Hizbullah, Hamas ve İran destekli milisler gibi örgütleri geçici olarak sekteye uğratsa da uzun vadede direnişi bastırmakta başarısız olmaktadır. Aksine, bu eylemler genellikle direniş güçlerini daha fazla harekete geçirerek, destekçi kitleleri genişletmekte ve onların kararlılığını artırmaktadır.


AMAÇ SİYASİ ÜSTÜNLÜK SAĞLAMAK

İsrail’in 21. yüzyılda gerçekleştirdiği suikastlar hem askeri hem de siyasi ‘tehditleri’ ortadan kaldırmaya yönelik kasıtlı ve sofistike bir yaklaşımı ortaya koymaktadır. Bu öldürmelerin birçoğu, terörizmi önlemek ya da İran’ın nükleer kabiliyetlerini zayıflatmak için gerekli adımlar olarak meşrulaştırılsa da aynı zamanda İsrail’in işgal ve politikalarına karşı duran direniş güçlerini zayıflatmayı hedeflemektedir.

İsrail, Filistin direnişini zayıflatmak için uzun yıllar boyunca Filistinli ve bölgedeki direniş liderlerine yönelik suikastlar gerçekleştirmiştir. Bu suikastların ilk önemli hedeflerinden biri 1972 yılında, Beyrut’ta aracına yerleştirilen bir bombayla öldürülen Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) sözcüsü Gassan Kenefânî olmuştur. Kenefânî’nin ölümü, İsrail’in Filistin direnişine karşı başlattığı suikast politikasının erken bir adımı olarak kabul edilmektedir. 1988’de el-Fetih’in kurucularından Ebu Cihad, Tunus’ta İsrail komandolarının düzenlediği bir operasyonda öldürülmüştür. El-Fetih’in önemli liderlerinden biri olmasına rağmen, onun ölümü örgütün faaliyetlerini durdurmamış, direniş devam etmiştir.

1992 yılında, Hizbullah Genel Sekreteri Abbas Musavi, İsrail tarafından düzenlenen bir helikopter saldırısında hayatını kaybetmiştir. Musavi’nin ölümünden sonra, Hizbullah’ın başına geçen Hasan Nasrallah, örgütün hem askeri hem de siyasi gücünü artırarak İsrail için daha büyük bir tehdit oluşturmuştur. 1996’da Yahya Ayyaş, “Mühendis” lakabıyla bilinen Hamas’ın bombalı saldırılarından sorumlu bir liderdi. Cep telefonuna yerleştirilen bir bomba ile suikasta uğrayan Ayyaş’ın ölümü, Hamas’ın direnişini durdurmamış, aksine örgütün kararlılığını artırmıştır. 2004 yılında İsrail, Hamas’ın kurucusu ve ruhani lideri Şeyh Ahmed Yasin’i bir hava saldırısında öldürmüş, kısa süre sonra Yasin’in yerine geçen Abdülaziz el-Rantisi de aynı yıl bir başka hava saldırısıyla öldürülmüştür.


BİR ÖLÜP BİN DİRİLDİLER

Ancak bu suikastlar, Hamas’ın gücünü azaltmak bir yana, hareketin halk desteğini artırmış ve direnişi güçlendirmiştir. 2008’de Hizbullah’ın üst düzey komutanlarından İmad Muğniye, Şam’da bir araç bombasıyla öldürülmüş, fakat Hizbullah hızla toparlanarak askeri kapasitesini korumuştur. 2020’de İran’ın nükleer programının başındaki isimlerden Muhsin Fahrizade, yine bir suikastla öldürülmüştür. Fahrizade’nin ölümü İran’ın nükleer çalışmalarını yavaşlatmak için önemli bir hamle olarak görülse de bu program devam etmiştir. 2024 yılında ise İsrail, Hamas Siyasi Ofisi Başkan Yardımcısı Salih el-Aruri ve Hamas’ın siyasi lideri İsmail Heniye’ye yönelik suikastlar düzenlemiş, ancak bu hamleler Hamas’ın direnişini durdurmakta başarısız olmuştur. Aynı yıl, Hizbullah’ın önemli komutanlarından Fuad Şükr ve Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah da suikastlarla öldürülmüştür. Yahya Sinvar, Gazze’deki Hamas liderlerinden biri olarak İsrail tarafından 2024’te öldürülmüş, fakat tıpkı önceki liderlerin suikastlarında olduğu gibi, Sinvar’ın ölümü de direnişi zayıflatmamış, aksine güçlendirmiştir. İsrail’in suikastları ulusal güvenlik gerekçesiyle meşrulaştırılmaya çalışılsa da bu eylemler aynı zamanda İsrail’in siyasi rakiplerini zayıflatma amacı taşımaktadır. Ancak bu girişimler beklenen sonuçları vermemiştir. Yahya Ayaş ya da Şeyh Ahmed Yasin gibi liderlerin öldürülmesi, genellikle bu figürlerin şehitlik statüsünü kazanmasına yol açmış ve direniş hareketlerini daha da güçlendirmiştir.


ULUSLARARASI HUKUK AYAKLAR ALTINDA

İsrail’in suikast stratejisi, uluslararası hukuka aykırıdır. Yabancı ülkelerdeki siyasi ve askeri liderlerin hedef alınması hem devlet egemenliğini hem de uluslararası normları ihlal etmektedir. Ancak bu operasyonlar genellikle sorgulanmaksızın devam etmekte, uluslararası hukuk açısından ciddi sorunlar doğurmaktadır. Bu yüksek profilli suikastlara rağmen, direniş ekseni – İran, Hizbullah, Hamas ve diğer gruplar – uzun vadede zayıflatılamamıştır. Aksine, bu gruplar her seferinde yeniden organize olmayı başarmış ve İsrail’e karşı direnişi sürdürmüşlerdir. Örneğin, Yahya Ayyaş ve Şeyh Ahmed Yasin gibi liderlerin öldürülmesinin ardından Hamas, operasyonlarına kesintisiz devam etmiştir. Benzer şekilde, Abbas Musavi’nin öldürülmesinden sonra Hizbullah, Nasrallah’ın liderliğinde daha da güçlenmiştir. Ayrıca, İsrail’in suikast politikası bölgedeki tansiyonu artırma riski taşımaktadır. Her bir suikast, misilleme olasılığını artırmakta ve bölgeyi yeni çatışmalara sürüklemektedir. 2024 yılında Heniye ve Sinvar’ın öldürülmesi, İsrail’in Gazze’deki operasyonları sırasında bölgedeki gerilimi tırmandırmış, İran’la olan ilişkileri daha da gerginleştirmiştir.

İsrail’in İran, Lübnan ve Filistin’de gerçekleştirdiği suikastlar, bu ülkelerdeki direniş hareketlerini zayıflatmaya yönelik temel bir strateji haline gelmiştir. Bu suikastlar, kısa vadede direniş örgütlerinin operasyonlarını sekteye uğratsa da uzun vadede bu grupların güçlerini yitirmesini sağlamamıştır. Aksine, suikastlar bu liderleri şehit haline getirmiş, direnişi daha da güçlendirmiştir. İsrail’in suikast stratejisi, kalıcı bir barış ya da güvenlik sağlayamamış, aksine bölgedeki çatışmaları derinleştirmiştir.



İsrail’in Suriye mesaisi
Düşünce Günlüğü
İsrail’in Suriye mesaisi
Yeni bir Orta Doğu
Düşünce Günlüğü
Yeni bir Orta Doğu

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026