Kürt sorunuyla oy/a/lanmadan yüzleşmek

Akif Emre
Akif EmreYeni Şafak Gazete Yazarı
00:00, 27/07/2010, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
Kürt sorunuyla oy/a/lanmadan yüzleşmek

Soldan sağa hemen her kesim tüm dikkatlerini anayasa referandumuna verdiği için gittikçe büyüyen, toplumsallaşmaya başlayan tehlikeyi görmezden geliyor. Yahut, sosyal çatışma emareleri gösteren bu gelişmenin panzehirini anayasa değişikliğine bağlamış görünüyorlar. Anayasa paketine “evet” çıkarsa tüm sorunlar çözülecek, hatta evet oylarının oranı siyasal gösterge sayılarak çözüm umudu daha da güçlenmiş olacak. Diğer taraf ise “hayır da hayır vardır” tekerlemesinden ilginç bir koalisyon kurarak, her tür marjinal ve statükocu birimleri birleştirdi. “Hayır” üzerinden siyasal semiyoloji üretenler, herhalde “hayır” kelimesi olmayan ender dillerden biri olarak Türkçenin etimolojisinden de haberdar değiller. Tuhaf biçimde “hayır”ı savunan cephe ile “evet” diyenler aynı benzer argümanlarla tezlerini savunuyor: açıkça adlandırılmış olmasa da Kürt meselesini çözmek…

Kürt sorununun açık biçimde ifade edilemese de geldiği durum, olayın toplumsallaşarak etnik, bölgesel çatışmaya dönüşme ihtimalidir. Bu durumun son örneği İnegöl''de yaşandı. Daha önce de Bursa, Adapazarı ve civarı il ve ilçelerde yaşanan küçük çaplı kıvılcımlanmalar gelmekte olan tehlikenin ayak sesleridir.

Henüz su yüzüne çıkmasa da siyasal ihtiras, ideolojik körlük ve modern taassupla kaşınan hassasiyetin gittikçe derinleşme temayülü gösterdiğine şüphe yok. Bu sürecin önüne nasıl geçileceği meselesinde “hayır”cılar kadar “evet”çiler de sahih bir yerde durmuyor.

“Hayır”cılar, bizzat sorunun kaynağı olan statükoya geri dönülmesini çözüm olarak öneriyor. Onlarca yıllık ideolojik taassubun memleketi ne duruma getirdiğini idrak etmekten aciz; basiretsiz politikacılar yaşananlar yetmezmiş gibi bu siyasetin daha da katılaşmasını savunuyor.

Anayasa değişikliğinin siyasal sistemde işaret ettiği zemin, güç dengelerinin yeniden düzenlemesine karşılık geliyor. Bir bakıma 12 Eylül Anayasası revize edilirken, bunun oluşturduğu sisteme dayanan sosyo-ekonomik süreçlerin ve siyasal yapılanmaların da revizyona zorlanması söz konusu. Nasıl ki açılan davalarla askeri bürokrasinin sistem içindeki konumu yeniden tanımlanıyorsa sosyo-ekonomik yapıda meydana gelen ve karşı durulamayan yeni dalga ve yükseliş de anayasal düzenlemeyi zorunlu kılıyor. Anadolu''nun muhafazakar kitlelerinde yaşanan bir tür burjuvalaşmaya paralel olarak gelişen sermaye birikimiyle ister istemez sistemin eski dar dengelerle yürütülemeyeceğinin anlaşılmasının sonucu olarak yapılmak istenen bir düzenleme.

Bu düzenleme sistem dışı bırakılan muhafazakar kitleleri merkeze taşırken Kürt sorununa cevap üretmekten malul görünüyor.

Zira Kürt sorununu liberal özgürlükler çerçevesine sıkıştıran muhafazakar iktidar da can alıcı noktayı atlamış görünüyor. İktidar, sistem tarafından tanınarak sisteme taze kan verirken, sistemin ürettiği sorunun muhatabı haline gelmektedir. Bir tür faturayı ödemek ya da zafer kazanmak tercihi ile karşı karşıya…

Toplumsallaşma eğilimi artan sorunun bu zamana kadar toplumsal çatışmaya dönüşmemiş olması, bu ülkede liberal özgürlüklerin olmaması ile açıklanamayacağı gibi sorun, bu özgürlüklerin tanınmasıyla da çözülemeyecek demektir.

Bu memleketin Müslümanlıktan başka tarihi tecrübeyle de denenmiş hiçbir sahih ortak değeri olmadığını söylemek adeta karanlığa davet etmek gibi algılanır hale geliyor kimi çevrelerde. Özellikle her duruma uygun anahtar çözümü elinde tutan liberal aydınlar, Kürt sorunundan irticaya kadar her konuda benzer kavramları bıkıp usanmadan tekrarlayıp duruyorlar.

Çözüm, şu soruyu sormakla başlıyor: liberal özgürlükler olmadan önce bu insanları bir arada tutan şey neydi? Neden daha modernleştikçe, sekülerleştikçe toplumsal çatışma ihtimali her geçen gün daha artmaktadır. “Bu toplum yeterince demokrat değil” diyerek bu durum açıklanabilir mi? Statükocuların dillendirdiği halkın yeterince aydınlanmamış olduğu söyleminden ne farkı var bu yaklaşımın?

Kendini sistemin merkezine atan muhafazakar kitleler müslümanlıkla sahih ilişki kurmadan ne Kürt sorununu çözebilir ne de bu ülkenin geleceği meselesini.

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026