Her ne kadar adına Milli ara dense de öyle değil. İstikrarsız, tutarsız, futboldan uzak, hakemlerin ilk sırada tutulduğu ve futbolun içinde olan herkesi yoran karmaşık lige 20 gün ara verildi!.. Trabzonspor’un muhteşem Galatasaray galibiyeti, Fenerbahçe’nin sükseli skoru, Beşiktaş’ın ise liderlik umuduyla gittiği Diyarbakır’da Amedspor’a liderliği bırakması bu altı haftanın finaliydi.
Trabzonspor’un altı haftada üç teknik adam değiştirmesi, Fenerbahçe’de İsmail Kartal’ın istifa edip dönmesi, son dört yılın şampiyonu Galatasaray’da Okan Buruk’un tartışılması, kısacık altı haftalık süreçte futbolu yordu. Kaybettiğinde öz eleştiriden uzak, nedenleri dış etkenlerde arayarak Italiano ile oyuncuları koruma refleksindeki Beşiktaş, bu süreci en coşkulu yaşayan takımdı.
Trabzonspor ile Fenerbahçe için veresiye defterinin altıncı haftada kapanması gerekiyordu. Kapandı. Geçen sezon ligin ilk dört haftasında aldığı 10 puanla rotasını belirleyen Trabzonspor’un altı hafta sonunda aynı puanda olması kaybının özeti olarak önümüzde duruyor.
Her teknik adam değişikliğinden sonra bazı takımlarda oyuncular daha arzulu ve istekli olabilir ama Galatasaray karşısındaki Trabzonspor’da daha fazlası vardı. Doğru isimleri doğru yerlerde konumlandırarak formasyon dışında öz güveni yüksek, kalıplaşmış oyun dışında yeteneklerini de doğru kullanan oyuncu grubu oyuna coşkusunu da katınca farklı galibiyet geldi. Teknik Direktör Thomas Reis ile üç günlük süreçte fiziksel kapasiteden daha çok mental yorgunluğun giderildiği Trabzonspor telaş yapmadı, senkronize ve kompakt bir anlayışla Galatasaray’ın ısrarla alan daraltma arzusunu kırıp, oyunu geniş alana yaydı.
Muhammed Salah’ın vitrine çıktığı maçta kusursuz diyebileceğimiz bir takım vardı. Bu mükemmellik üç günlük teoride ve pratikte yapılan hazırlıktan çok oyuncu grubunun bireysel yeteneğinin ön plana çıkmasıydı. Son gol öncesinde Melih’in kendi kale alanında topu kazanması, kendi kale alanı önünde konumlanan Onuachu’ya verdiği pas ve golcü oyuncunun Ozan’la oynaması sonrasında bu topun Salah ile buluşması buna en önemli örnekti.
Bu güzellik öncesinde planlamada gecikmeler ve belirsizlikler nedeniyle yaşanan ikilemleri var ki; işte bu altı hafta bunun özetiydi.
DOST UYARISI
Futbolu sadece teknik adam sorumluluğuna bıraktığı için bu görev yerinde yaşanan boşlukların doldurulması adına kasayı bırakıp sahaya yönelen Başkan Ertuğrul Doğan’ın kasa ile saha arasında mekik dokuduğu sezon sonu gelmiş gibi yorulduğu altı hafta geride kaldı.
Futbolcu erozyonu, teknik adam belirsizliği, ekonomik istikrar derken; ateş çemberi şimdilik sönmüş gibi görünse de temel ilkeler üzerinden çözüm üretilmiyor. Trabzonspor, aslında manifestosu olmadığı için gelenekçi tarihinden kopuk olarak bu sorunları nasıl aşacağının reçetesini geçmişten günümüze bir türlü yazamıyor. Yazamadığı içindir ki bu gibi durumlarda kulüp refleksini kaybedip; günlük, saatlik ve anlık reflekslerle çözüm aranıyor.

