Komşuda 'Batı Nil' kabusu: Vakalar hızla artıyor Uzmanlardan 'teyakkuz' çağrısı geldi
17:32, 11/08/2026, SalıG: Güncelleme: 17:33, 11/08/2026, Salı
Yeni Şafak

Yunanistan'da Batı Nil virüsü paniği giderek büyüyor. İtalya'nın ardından Avrupa'da en fazla vakanın görüldüğü ülke konumuna gelen komşuda, sivrisinekler aracılığıyla yayılan virüs nedeniyle yılbaşından bu yana 6 kişi hayatını kaybetti, 65 vaka tespit edildi. Özellikle başkent Atina ve çevresini kapsayan bölgede artan nem ve durgun sular vaka sayılarında patlamaya neden olurken, sağlık yetkilileri salgına karşı hem kurumsal müdahalelerin sürdüğünü hem de kişisel önlemlerin hayati önem taşıdığını belirterek uyarıda bulunuyor.
Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakalarındaki hızlı artış bölgede tedirginliğe yol açtı. İtalya'nın ardından Avrupa'da en fazla vaka görülen ikinci ülke konumuna yükselen Yunanistan'da, yılbaşından 5 Ağustos'a kadar toplam 65 vaka tespit edildi. Bu süreçte 65 yaş üstü 6 kişi hayatını kaybetti. Uzmanlar, başkent Atina ve çevresini kapsayan Attika bölgesindeki yoğun vaka artışının arkasında yükselen nem oranı ve durgun suların yattığını belirtiyor.

Virüs 2010 yılından bu yana endemik
Konuyla ilgili kamuoyunu bilgilendiren Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) Başkanı ve Göğüs Hastalıkları-Yoğun Bakım Profesörü Theodoros Vasilakopoulos, katıldığı bir televizyon programında salgının seyri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Virüsün Yunanistan için yeni bir tehdit olmadığını belirten Vasilakopoulos, enfeksiyonun 2010 yılından bu yana ülkede endemik olarak bulunduğunu hatırlattı. Yabani kuşlardan sivrisineklere, oradan da insanlara bulaşan virüsün tamamen ortadan kaldırılmasının teorik olarak imkansız olduğunu vurgulayan uzman isim, sivrisinek larvalarını yok etmek için gereğinden yüksek dozda tarım ilacı kullanımının doğadaki diğer canlıları yok ederek flora ve faunaya ciddi zararlar vereceğinin altını çizdi.

İklim şartları sivrisinekleri çoğalttı
Vaka sayılarının özellikle Attika bölgesinde yoğunlaşmasının temel nedeni olarak bölgedeki meteorolojik koşullar gösteriliyor. Artan nem, durgun sular ve son dönemdeki yağışların sivrisinek popülasyonunda patlamaya yol açtığını belirten EODY Başkanı, devletin elindeki müdahale protokollerini titizlikle uyguladığını ifade etti. Her yeni vaka tespitinde o bölgenin çevresinde ilaçlama yapıldığını, vakaların yoğunlaştığı alanlarda ise ilaçlama çemberinin genişletildiğini belirten Vasilakopoulos, Glyfada belediyesi örneğinde olduğu gibi yerel yönetimlerin de sürece aktif olarak katıldığını ve devletin üzerine düşeni yaptığını aktardı.

Kişisel önlemler ve kritik belirtiler
Yetkililerin yürüttüğü ilaçlama çalışmalarının yanı sıra vatandaşların bireysel önlemler almasının da hayati önem taşıdığı uyarısı yapıldı. Uzmanlar, özellikle gece saatlerinde dışarıda bulunulduğunda güçlü böcek kovucu spreyler veya losyonlar kullanılmasını tavsiye ediyor. Kapalı alanlarda ise kovucu lambalar, cihazlar veya basit bir vantilatörün neden olacağı hava akımının sivrisinekleri uzak tutmakta son derece etkili olduğu belirtiliyor. Ayrıca kolları ve bacakları kapatan daha uzun kıyafetler giymek de pratik bir koruyucu önlem olarak öne çıkıyor.

Hastalığın semptomlarına dair de bilgi veren Profesör Vasilakopoulos, Batı Nil virüsü bulaşan kişilerin büyük çoğunluğunun süreci tamamen belirtisiz atlattığını, vakaların yaklaşık yüzde 20'sinde ise sadece hafif ateş görüldüğünü dile getirdi. İleri yaşta olan, altta yatan ciddi hastalıkları bulunan ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerden oluşan yüzde 1'lik kesimde ise merkezi sinir sistemini etkileyen tehlikeli sonuçlar doğabiliyor.

Bu risk grubunda baş ağrısı, baş dönmesi, zaman ve mekân algısında bozulma gibi belirtilerle seyreden menenjit veya beyin iltihapları gelişebileceği uyarısında bulunuldu. Ateş ve benzeri nörolojik belirtiler gösteren kişilerin vakit kaybetmeden bir doktora başvurarak gerekli testleri yaptırması gerektiği, her belirtinin Batı Nil virüsü anlamına gelmese de bu ihtimalin mutlaka değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.