Diriliş ruhu ekrandan meydanlara taştı

Yeni Şafak
Fatma Çelik
04:0031/07/2016, Pazar
G: 30/07/2016, Cumartesi
Yeni Şafak

Darbe girişimine karşı tepkilerini çektikleri videoyla ortaya koyan "Diriliş Ertuğrul" oyuncu ekibi şimdi de meydanlarda halkı motive ediyor. Abdurrahman Alp ve Derviş İshak karakterlerini canlandıran Celal Al Nebioğlu ve Gökhan Karacık 15 Temmuz gecesi FETÖ askerlerine karşı halkla birlikte direndi. Şimdi de halkla omuz omuza meydanlarda demokrasi nöbeti tutuyorlar.

Darbe girişiminin başarısız olmasının ardından vatandaş derin bir oh çekse de meydanlar ikinci bir emre kadar boş bırakılmıyor. Ülkemizin darbe gecesi gösterdiği birlik beraberlik tablosu, bozulmadan devam ediyor ve darbenin yaraları hep birlikte sarılıyor. O kanlı gecede sokağa çıkan herkes milli iradenin kazandığı zaferde rol aldı. Bu şanlı direnişe şahitlik etmek için dışarı çıkanlar arasında sadece vatandaş değil ekranlardan tanıdığımız isimler de vardı. TRT1'in fenomen dizilerinden "Diriliş Ertuğrul" ekibi meydanlarda halkın yanında yer alarak motivasyonu yüksek tutuyor. Yayınladıkları darbe karşıtı klipleriyle de insanlara cesaret aşılıyorlar. Dizide Abdurrahman Alp olarak bilinen Celal Al Nebioğlu ve Derviş İshak karakterini üstlenen Gökhan Karacık ise meydanlarda nöbet tutmakla beraber 15 Temmuz gecesi dışarıya çıkan isimler arasında.



ERDOĞAN ÖLDÜ SANDIM


Dizide her türlü olumsuzluk karşısında sessiz sakin halini bozmayan Derviş İshak'ı canlandıran Gökhan Karacık, 15 Temmuz gecesi bir alp gibi meydanlardaydı. "İkinci bir emre kadar dışarıda olmaya devam edeceğiz" diyen Karacık o gece ve sonrasını şöyle anlatıyor: "Başbakan çıkıp açıklama yapana kadar olayın ciddiyetinin farkında değildim. O an yıkıldım. Recep Tayip Erdoğan'ın öldüğünü düşündüm. Çünkü başka türlü böyle bir girişime kalkışamazlardı. O gece Reis'in çıkıp konuşmasını bekledim, eğer yaşıyorsa darbenin üstesinden geliriz diye düşündüm. Reis'in 'sokağa çıkın' çağrısını duyar duymaz eşimi de alıp dışarı çıktım. Birlikte Maltepe'den General Nurettin Baransel Kışlası'na gittim. Biz oraya gidene kadar sokaklar dolmuştu zaten. O an çok farklı bir maneviyat yaşadım. İlerde çocuklarıma anlatacağım destansı bir geceye şahit oldum. Orada birkaç tane tank vardı. İçlerinde de hiçbir şeyden haberi olmayan erler vardı. Biz 'Siz bizim askerimizsiniz, neden böyle yapıyorsunuz?' deyince karşı koyamadılar. Çünkü bize hak veriyorlardı. Ama emir komuta zincirinden dolayı bir şey yapamadılar. Biz sürekli bunları püskürtmeye çalışırken yuhalama sesleriyle Kartal Köprüsü'nden aşağıya doğru indiler, Baransel Kışlasından içeri girdiler. Biz de sabaha kadar kışlanın önünde nöbet tuttuk."







CEPHEDEN CEPHEYE HABERLEŞİYORUZ


Bir süre sonra askerin kışladan ateş açtığını anlatan Karacık, "Ama namluları halka doğrultmadılar. O gece arkadaşlarla organize olmuştuk. 'Valilikte durum nasıl?', 'Köprüde son durum ne?' diye sürekli haberleşiyorduk. Kendi aramızda cepheler açtık arkadaşlarla, gençlerle. Cepheden cepheye haberleşiyorduk. Çok şükür sabaha karşı da yavaş yavaş cepheler ele geçirilmeye başlandı” diye o geceyi anlatıyor. İlk günü eşiyle birlikte Baransel Kışlası önünde geçirdikten sonra diğer günler de meydanlara indiklerini anlatan Karacık, “Boğaziçi Köprüsü yürüyüşünden önce Kısıklı'daydık. Sonra Boğaziçi Köprüsü'nde olduk. Şimdi ise Maltepe Meydanı'nda nöbet tutuyoruz. Meydanlara biz çıktığımız zaman bizi gören halk Diriliş'ten gelen o ruhu hissederek daha da davasına inanıyor. 'Hehhh derviş de burada duamız eksik olmaz' diyorlar. Hem onlar hem biz motive oluyoruz böylece. Kısıklı'da Diriliş filmimizin müziği çalıyor. Meydanlarda Türk bayrağı ile Kayı bayrağı yan yana sallanıyor. İçinde bulunduğum bu durum hepimizi heyecana boğuyor” şeklinde konuşuyor.



YEDİREMEDİK KENDİMİZE


Diriliş Ertuğrul dizisinde Ertuğrul Gazi'nin en güvendiği alplerden biri olan Abdurrahman Alp'i canlandıran Celal Al Nebioğlu ise darbe gecesi ailesiyle beraber Bursa'daymış. Oturdukları bir çay bahçesinde darbe girişimini haber alan Nebioğlu ve ailesi hemen İstanbul'da yaşadıkları yer olan Çengelköy'deki tanıdıklarını aramış ve durumun vehametinden haberdar olmuşlar. Nebioğlu o gece yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Bunu yediremedik kendimize tabii. Reis-i Cumhurumuzun 'meydanlara' diye o teşvik edici hitabını duyunca ailece kalkıp Bursa'da sokağa çıktık. Herkes kendine en yakın kışlaya hucüm etti. Sabaha kadar salâlar, ezanlar, tekbirlerle karşılarında durmaya çalıştık. Çok şükür Bursa'da şehit vermedik. Gazimiz de olmadı. Çünkü oradaki kalkışma anında bastırıldı. Bursa Valiliği ve Bursa Emniyeti müdahale etti. Askerlerimiz sokağa inmesine izin verilmedi çok şükür.”



KOMŞULARIMA BAŞSAĞLIĞINA GİDİYORUM


“Ailece büyük kalabalıklar eşliğinde kent meydanındaki askeriyeye doğru yürüdük. Biz gidene kadar yakın mahalleli araçlarını askeriyenin etrafına park etmişti zaten. İnsanlar birbirlerine yardım edip destek oluyordu. O güzel milli şuru gözlerimle gördüm. Girişim bastırıldıktan sonra sabaha kadar ve ertesi günlerde şehrimiz Bursamız'da nöbet tutmaya devam ettik. İlk günler Bursa'daydık. Sonrasında İstanbul'a döndük ve nöbete burada devam ediyoruz. İlk gün kendi semtim olan Çengelköy'deydim. 25 civarında şehit verdik, sürekli komşularımı ziyarete gidiyorum. Sırayla başsağlığı diliyorum. Akşamlarıysa Kısıklı'dayım. Saraçhane, Vatan derken meydanları boş bırakmayacağız inşallah."



DEVLETİMİZİ BÖLDÜRMEYECEĞİZ


"Rahmetli Menderes'e sesimiz çıkmadı. 28 Şubat'ta rahmetli Erbakan Hoca indirildiği zaman sesimiz çıkmadı. Artık millet yeter dedi. Başkomutanımızı kaybetmeyeceğiz. Devletimizi böldürmeyeceğiz. Meclisimize bomba atanları asla affetmeyeceğiz. Ben gördüm ki Türk milleti olarak Laz, Çerkes, Kürt, Sunni herkes o gün kardeşti. Kürtçe konuşanı da gördüm Suriyeli, Nijeryalı, Sudanlı kardeşlerimi de... Ümmet ve millet bilinciyle hareket ettik. Biz böyle bir oldukça Osmanlı bilincini oluşturacağız. Bu birliğin devamını getirmeliyiz, darbe gecesi milat olmalı."



Biz kalkarsak kimse yer bulamaz






15 Temmuz gecesinden beri eşiyle beraber sokaklarda olan Gökhan Karacık, "Meydanlarda 'Dombra' çalıyor. Arkasından da hemen memleket şarkıları çalıyor. Herkes ama herkes yan yana. Alperen'i, refahçısı, saadetçisi herkes yan yana. Birbirlerinin şarkılarıyla meydanları inletiyorlar. Arada tekbir sesleri yükseliyor. Biz bu yüzden biriz. İstediğimiz an dünyaya kafa tutabilecek hissiyata sahibiz. Ben bir şey derim, 'Biz kalkarsak kimse yer bulamaz' diye. Ve biz kalktık kimseye yer yok" diyor.



Bu milletten bir şey olmaz diyen en büyük vatan hainidir





'Bu milletten bir şey olmaz' diyen insanlar karşısında tepkisini hiç çekinmeden koyacağını ifade eden Celal Al Nebioğlu, "Bu milletten bir şey olmaz diyen en büyük vatan hainidir. Etrafımdan bunu duyarsam bozacağım arkadaşlarım olur. Bu milletten hiçbir şey değil her şey olur. Bu milletin aşkı ateşi inanılmaz. Gözleri kançanağı olmuş, uykusuzluğa rağmen vatan görevlerini yerine getiriyor. Çadır kurmuşlar vatanı bekliyorlar. İnsanları birleştiren nokta ise: bağımsızlık ve ümmet bilinci. Meydanlarda yaşadığım heyecanı ben hiçbir yerde yaşamadım" şeklinde konuşuyor.





#Diriliş Ertuğrul
#Celal Al Nebioğlu
#FETÖ