Güllü Yasin’le başladık İslami uyanışla bitirdik

Yeni Şafak
09:139/05/2016, Pazartesi
G: 9/05/2016, Pazartesi
Gerçek Hayat

Cumhuriyetin ilanı ve darbelerle sık sık kesintiye uğrayan İslami yayıncılık günümüze gelene kadar pek çok baskıya karşı karşıya kaldı. Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan yazıyla “Oryantalizm sizi ne ilgilendirir” eleştirisine maruz kalan yayıncılar o günleri Gerçek Hayat’a anlattı.

Sıratımüstakim ve Sebilirreşad dergileri ile başlayan İslami yayıncılık, cumhuriyetin ilanından sonra sekteye uğramasıyla ancak 1950'lili yıllarda kendine yer bulabildi. 10 yılda bir gerçekleşen darbelerle sekteye uğrasa da 80 darbesinden sonra altın çağını yaşadı.



Pınar Yayınları'nın kurucu Cevat Özkaya İslami yayıncılığın ihtiyaçtan doğduğunu söyledi. Cumhuriyet sonrası hem siyasal hem kültürel iktidardan uzaklaştığını belirten Özkaya, insanların dini bilgiye olan ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yayıncılık sektörüne girildiğini anlattı.



Pazar yerlerinde 32 farz satılırdı


Yazar Abdurrahman Dilipak, 1946 sonrası İslami yayınlarda kıpırdama olduğunu ancak fazla bir hareket gözükmediğini anlattı. 50 sonrası pazar yerlerinde 32 Farz gibi kitapların satılmaya başlandığını söyleyen Dilipak, Hasan Aksay ile yayıncılık faaliyetlerine yeniden başladıklarını ancak devamlı sansür uygulandığını söyledi.



Tam toparlandık 80 ihtilali oldu


Yöneliş Yayınları kurucusu Hamza Türkmen 60'lı yıllarda Hilal yayınları 70'li yıllarda da düşünce aylık dergi yayınları gibi yayınlarla Mevdudi, Seyyid Kutub ve Muhammed Hamidullah'ı tanıttıkları senelere tekrar döndüklerini ancak 80 ihtilali ile bir darbe daha aldıklarını belirtti.



80 ihtilaliyle İz Yayıncılık'ın kurucu Mehmet Kahraman sıkıyönetim yasakları ve baskılarının her kesim üzerinde olduğunu, herkesin evlerindeki çok masum kitapları bile yaktığını anlattı.



1980 ihtilali yapıldığında Milli Eğitim'de görev yapan Hamza Türkmen, “Devlet, evrensel Kur'an bütünlüğünde hayatı yorumlayacak İslami yayınları 'kökü dışarıda' olarak nitelendiriyordu. Ama klasik, mezhebi milli dindarlık düzeyindeki yayın faaliyeti herhangi bir engelle karşılaşmıyordu" dedi.



İhtilal İslami heyecanı öldüremedi


Beyan Yayınları kurucusu Ali Kemal Temizer, darbenin olduğu 80'li yılların tüm dünyada İslam'ın çok uzun yıllar sonra ilk defa özgüvenini kazandığı, dünya siyasetinde etkin olmaya niyetlendiği bir dönemin de başlangıcı olduğunu söyledi. Bu sebeple İslami kesimin toparlanması çok uzun sürmediğinin altını çizdi.



Temizer, “79'da hem İran'da bir devrim oldu hem Afganistan Ruslar tarafından işgal edildi. Afganistan işgaline karşı bütün dünyada tepki gösterilmesi Müslümanların duyarlılığını arttıran bir faktör oldu. Müslümanların dünyanın bir süper gücüne karşı verdikleri mücadelenin başarıyla sonuçlanmasından kaynaklanan bir özgüven doğdu" dedi.



Oryantalizm neye lazım Gül­lü Yasin varken


Cevat Özkaya Ayetullah Mutahhari'nin iki kitabını bastıktan sonra üçüncü kitap olarak Edward Said'in Oryantalizm kitabını bastıkları dönemde Cumhuriyet'te 'Siz güllü Yasin falan basıyordunuz. Sizi ne ilgilendirir oryantalizm' manasında bir yazı çıktığını söyledi.



Altın çağ yaşadık


Dünya Yayınları'nı 86 yılında kuran İlyas Dönmez, daha çok Seyyid Kutup, Mevdudi, Ali Şeriati ekseninde kitaplar çıkardıklarını özellikle Fizilal´il Kur´an tefsiri üzerinde durduklarını söyledi. Çeviri eserlerin yaygın olduğunu anlatan Dönmez, “Kitaba açlık vardı. Bu kitaplarla dünyayla irtibat kurduk. Türkiye içine kapanmıştı. Batı klasikleri dışında, MEB çevirileri dışında kitap yoktu. 1985-95 yılları arası adeta altın çağ oldu. Yoğun bir okuma, yoğun bir yayıncılık faaliyeti vardı. O dönemden sonra da böyle bir yoğunluk olmadı" dedi.



Yayınevleri birer kültür merkeziydi


80 sonrası yeniden canlanarak faaliyete geçen ve yayıncılığın altın yıllarını yaşadığı yayınevleri aynı zamanda birer kültür ocağı, sohbet ve toplanma mekanı olarak işlev görüyorlardı. Ali Kemal Temizer, Müslümanların 3. mekan ihtiyacını yayınevlerinin ve kitabevlerinin karşıladığını söylüyor. Temizer, “Anadolu'daki pek çok insan dünyada ne olup bittiğine dair bilgi edinmek, yorumlardan haberdar olmak, yeni çıkan yayınları takip etmek ihtiyacını yoğun olarak hissediyorlardı. İslam dünyasında belki muhtemelen 200 yıl sürmüş bir durgunluğun, hatta çöküşün ardından ilk defa 80'li yıllardan sonra İslam siyaset kültürü ön plana çıktı" dedi.





#İslami yayıncılık
#Sebilirreşat
#Gerçek Hayat Dergisi