Toprak mimarisini hatırlayabiliriz

Merve Akbaş
04:00, 10/03/2019, Pazar
Yeni Şafak
Toprak
mimarisini
hatırlayabiliriz
Serkan Duman

Yerel mimari üzerine düşünürken hatırladığımız ilk unsur kerpiç. Genç bir mimar olan Serkan Duman, kerpici öğrenebilmek için dünyanın çeşitli yerlerini gezerek yerel ustalardan toprak mimarisini öğrenmiş. Duman, “Bu tekniğin sahibi biziz. Unuttuğumuzu hatırlamamız gerekiyor” diyor.

Her yanımızın beton binalarla örülü olduğu bu çağda, alternatif bir mimarinin söz konusu olabileceğini söyleyen genç bir mimar var, Serkan Duman. Duman’ın kişisel hikâyesi ise oldukça ilginç. Mimarlık fakültesini bitirdikten sonra ‘öğrendiklerini unutmak’ için dünyanın farklı yerlerine gidip, toprak mimarisi üzerine çalışıyor. Hindistan, Fas, Gana, Irak... Bizim topraklarımızdan çok uzakta, bizim mimarimizi arayıp, buluyor... İlk caminin de topraktan yapıldığını hatırlatan Duman, unuttuğumuz bu mimariyi hatırlayabileceğimizi söylüyor...

Toprak mimarisine ilginiz ne zaman başladı?

Mimarlık fakültesinde okurken çok sayıda yarışmaya katıldım. Henüz öğrenciyken çalışmaya başladım. Bugün yapılan konsept çalışmalarda da bulundum. Ancak bu erken ve hızlı çalışma hayatı bana bazı kırılmalar yaşattı. Bu anlarda vicdanım beni nereye götürüyorsa oraya gitmeye çalıştım ve toprak mimarisine ulaştım. Hz. Muhammed’in ilk yaptığı caminin topraktan olduğunu hatırladım. Sırf bu duygusal bağ bile, Hz. Peygamberin kendi elleriyle kerpiç taşmış olması bile, kendi adıma bu meseleye eğilmek için yeterliydi aslında.

Bu düşünce sizi yurtdışına mı götürdü?

Önce Mısırlı mimar Hasan Fethi ile tanıştım. Daha doğrusu onun eserleriyle, düşünceleriyle tanıştım... Ardından da Hasan Fethi’nin öğrencisi Abdülvahid el-Vekil’le görüştüm. Sağ olsun daha sonra beni öğrencisi olarak kabul etti. Ben de o ekole bağlanmış saydım kendimi. Ancak toprak mimarisini ayrıntılı bir biçimde öğrenmek Türkiye’de mümkün görünmüyordu ve ben de bu nedenle Fas’a gitmeye karar verdim.


https://image.piri.net/resim/imagecrop/2019/03/09/12/50/resized_7dfe4-4457cad7dsc_0453.jpg

KERPİCİ BİLEN USTA YOKTU

Türkiye’de öğrenecek kimse yok muydu?

Maalesef yoktu. Araştırma sürecinde Denizli’de eski bir kerpiç ustası buldum. Hatta kameramı alarak yanına gittim. Ancak konuşmamızdan pek tatmin olmadım.Tam olarak ne yaptığının farkında değildi ne yazık ki. Fas yolları göründü. Orada gerçekten bu iş devam ediyor.

Ne yaptınız orada?

İspanyol mimarlarla beraber bir restorasyon işi yaptık. Tozun toprağın içinde çalıştık orada. Türkiye’ye geldikten sonra de bir süre Irak’a gittim. Tam da İŞİD’in saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemdi. Yine de atalarımın uzun yıllar önce Kerkük’ten geldiklerini bildiğimden dolayı oraya ayak basmam gerektiğini düşündüğüm için gitmek istedim. Orada bir miktar para kazanınca aklımda iki rota belirdi. Toprak mimarisini daha yakından anlayabilmek ve farklı tecrübelerden yararlanabilmek için Hindistan’a ve Afrika’ya da gitmem gerekiyordu. İlk durağım Hindistan oldu. Ama Hindistan’a gitmeden önce Maraş’ta kerpiçten bir ev yaptım. Hindistan’da ise Toprak Enstitüsü’nde eğitim aldım. Bu işin pirlerinden ve toprak enstitüsünün kurucusu olan Fransız mimar Satprem Maïni ile beraber çalıştık.

Gitmek zorunda olduğunuz ülkeler Londra, Paris değil. Tam aksi yönlü yerler...

Bana garip bir rota çizdi toprak mimarlığındaki ısrarım. Fas’ta çalışırken yaşlı bir amca gelip bana sarıldı, Faslı bir ailenin evine konuk oldum. İspanyol arkadaşlar “sen Arapça mı biliyorsun” dediler. Hayır, bilmiyorum. Ama o insanlarla aramda bir bağ vardı. Ben kerpicin benim için oluşturduğu rotayı gezerken kerpiçi takip etmenin yapabileceği şeyleri de gördüm. Mesele sadece mimari değil.

Şaşırmıyorlar mıydı?

Şaşırdılar. Şaşırmalarının nedeni bu işin merkezi aslında bizim topraklarımız olması. Ama benim bu tekniği kendi topraklarımda öğrenememem... Hindistan’da geleneksel yöntemlerle kağıt yapan bir atölyeye gittim. Türkiye’den geldiğimi söyleyince, bu işin pirleri sizde dedi adam. Adamlar bu işi bizim bildiğimizi biliyor. Bu tekniğin sahibi biziz. Unuttuğumuzu hatırlamamız gerekiyor

Buralarda ne öğrendiniz?

Fas’a sadece olaya giriş yapmak için gitmiş oldum. Geleneksel yöntemlerle bina inşa ediyorlar. Ama Hindistan’da modernize edilmiş bir teknik var. Burada da kubbe, tonoz ve kemeri öğrendim. Döndükten sonra Çorlu’da bir büro açtım. Ardından da sırada Afrika var diyerek yola çıktım. Orada da Amerikalı bir grup mimar ile klinik inşa ettik. İşin doğrusu gittiğim her yerde işçi gibi çalıştım yerel ustalarla beraber. Amelelik yaparak öğrendim toprak mimarisini.


https://image.piri.net/resim/imagecrop/2019/03/09/12/52/resized_6e2e9-1e270bc6dsc_0172.jpg

ŞEHİRDE NEDEN OLMASIN?

Bugün topraktan evler yapıyorsunuz. Bu evlere sadece doğaya dönmek isteyenler mi ilgi gösteriyor?

Tabi ki hayır. Ben şehrin içinde yapılacak pek çok proje çizdim. Şimdi üzerine çalıştığım projelerden biri de şehir merkezinde. Şehirde kerpiç neden olmasın ki! Bunun olmayacağını düşünenler, “5 katlı bir ev yapıp buradan gelir elde etmek varken, müstakil, kerpiçten bir ev yapmak neden tercih edilsin?” diyor. Ama bunu tercih eden insanlar var. Bu insanlar, bu mimariyi getirecek. Unuttuğumuzu böylece hatırlayacağız.

Yaygınlaşmalı mı bu mimari?

Yaygınlaşma noktasında ne kadar kaygı duymalıyız bilmiyorum. Bir süre sonra reklamlarda ‘doğal ev’ pazarlamaları duymamız ne kadar doğru olacak? Kerpiçten villalar, güvenlikli siteler... Bunun maalesef olacağını da düşünüyorum. Ancak benim uygun gördüğüm, insanların kendi evlerini, kendilerinin yaptırması. Doğru olan bu.

Peki neden kerpiç?

Sadece doğallık değil. En başta bu iş bir sistem ortaya çıkarabilir. Dışarıya bağımlılığı azaltır. Ustaların ortaya çıkmasını sağlar. Küçük müteahhitler ortaya çıkar. İş gücü artar. Mimarlar ev yapmaya başlayabilir. Öte yandan Türkiye’de birçok insan bunu yapmaları gerektiğinin de farkında. Çünkü ataları öyle yapmış.

Kerpici nerede kaybettik?

Kaybetmedik, unuttuk. Ben de yeniden hatırlayabiliriz diyorum. Bugün yeni bir çağdayız. Bu yeni çağda toprak mimarisini yeniden hatırlayabiliriz. Yeniden hatırlamak bize önemli faydalar sağlar. Özellikle tükenen dünya için önemli bir çıkış imkanı sunuyor toprak mimarisi.


https://image.piri.net/resim/imagecrop/2019/03/09/12/54/resized_8fffe-c78b3076dsc_0109.jpg

Fas’ta kerpiç bir evde yaşamak

Fas’ta bir ailenin evine konuk olduğunuzu söylediniz. Kültürü hariç tutarak, Türkiye’deki bir ailenin yaşadığı apartman katıyla, bu kerpiç evin arasındaki hayatta nasıl bir fark var?Kerpicin yaşama katkısı ne?

Adam içtiği suyun kalanını duvara atıyor, birden toprak kokusu yayılıyor tüm eve. Fark bu. Yaşayan bir evin insan bedenine katkısı da tabi ki bambaşka. Beton tamamen kimyasal süreçlerden geçerek bize bir ev veriyor. Bu evin içinde aldığınız nefesle, beton bir yapının içinde aldığınız nefesin arasında ciddi bir fark var. Ben çocukken amcamın köydeki kerpiç evinde nasıl nefes aldığımı hala hatırlıyorum. Genel düşünecek olursak ben kerpicin sistemi değiştirebileceğini düşünüyorum...


https://image.piri.net/resim/imagecrop/2019/03/09/12/55/resized_f7cd4-76abe0a020151016_141830.jpg

Betonla yerel mimari olmaz

Betonla yerel mimari mümkün değil mi?

Bugün yerel mimari denilen şey Batı’dan geliyor. Betonu Fransızlar icat etmiş, çeliğin babası İngiliz. Teknikleri onlardan öğreniyoruz, takip ettiğimiz modern mimari yayınlar onlara ait. Bizde de bunları kullanarak yerel mimari üretelim diyorlar. Bu mümkün mü? Tabi ki değil. Ama toprak mimarisi zaten bize ait bir teknik. Unuttuğumuzu hatırladığımızda bunu çok güzel kullanabiliriz. Ama kerpicin üzerine bir teknoloji de geliştirmemiz de gerek. Ben ‘ilk camimiz de topraktandı, biz de topraktan geliyoruz’ diyorum. Akademi, birkaç özverili hocam dışında, bunu biraz es geçti şimdiye kadar.


https://image.piri.net/resim/imagecrop/2019/03/09/12/56/resized_adafa-ceeb14abdsc_3645.jpg

Ev bir makine değildir

Modern mimarinin en önemli ismi Le Corbusier ev bir makinadır diyor. Peki siz evi nasıl tanımlıyorsunuz?

Evi makine olarak tanımlamak dolayısıyla insanı da makine derecesine indirgemek demek oluyor. Zaten Corbusier insanı da tasarlamaya çalışmıştır. Örneğin kimin nasıl yaşayacağına, ne giyeceğine kadar belirlemiştir. Bugün büyük oranda bu düşündükleri hayata geçti çünkü ne kadar farklı kökenleri olursa olsun insanlar aynı tip kutularda yaşıyorlar. Aynı tip evde yaşayanlar da ister istemez tornadan çıkmış gibi aynılaşıyorlar. Benim kanaatim her insanın kültürüne, yaşam biçimine göre evler inşa etmemiz gerekiyor.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026