19:30, 12/08/2026, Çarşamba
Türkiye’nin eğitimdeki sessiz devrimi: Sokaktaki algı ile uluslararası veriler çatışıyor
Toplumdaki yaygın "eğitim kötüye gidiyor" algısının aksine, uluslararası PISA raporları Türkiye'nin son 10 yılda puanlarını en çok artıran ve dünya ile arasındaki farkı hızla kapatan nadir ülkelerden biri olduğunu kanıtlıyor. Doç Dr. Faik Tanrıkulu Türkiye'nin PISA puanlarını değerlendirdi.
Toplum genelinde eğitimin kötüye gittiğine dair yaygın bir kanaat olsa da uluslararası raporlar Türkiye’nin son 10 yılda eğitimde en büyük atılımı yapan ülkelerden biri olduğunu ortaya koyuyor.
Sokaktaki vatandaşların büyük bir bölümü "eğitim kötü", "çocukların çabası boşa gidiyor" gibi cümlelerle karamsar bir tablo çizse de PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) verileri bu algının tam aksini kanıtlıyor.
81 ülkenin eğitim sistemini matematik, fen ve okuma becerileri üzerinden ölçen PISA raporlarına göre Türkiye, son on yılda puanlarını en çok artıran nadir ülkelerden biri konumunda.
Makas hızla kapanıyor
PISA Direktörü tarafından yapılan açıklamalara göre, Türkiye’nin son 10 yıldaki ivmesi dünya ortalamasıyla arasındaki farkı hızla kapatıyor. Veriler, özellikle matematikteki puan farkının 20’ye, fende ise yaklaşık 70 olan farkın 18 puana kadar gerilediğini gösteriyor. Türkiye, bu başarısını dünya genelinde eğitimin sekteye uğradığı Covid-19 döneminde bile ilerleme kaydederek perçinlemiş durumda.
Başarının arkasındaki faktörler: Teknoloji ve yeni modeller
Eğitimdeki bu yükselişin arkasında yatan nedenler, sahadaki öğretmenler tarafından "bütüncül bir değişim" olarak tanımlanıyor. 24 yıllık bir sınıf öğretmeninin gözlemlerine göre, sınıf mevcutlarının yarı yarıya azalması ve okulların etkileşimli tahtalar ile internet altyapısıyla donatılması başarının temel taşlarını oluşturuyor.
Ayrıca, öğrencilerin sadece okul duvarları arasında kalmamasını sağlayan EBA ve MEBİ gibi dijital platformlar, fırsat eşitliğine büyük katkı sunuyor. Eğitim sistemindeki dönüşüm, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ile bilgi ezberletmekten ziyade analiz edebilen ve problem çözebilen 21. yüzyıl becerilerine sahip bireyler yetiştirmeyi hedefliyor.
Algı neden farklı?
Peki, veriler bu kadar olumluyken sokaktaki insan neden "kötüye gidiyoruz" diyor? Uzmanlara göre bu durumun temel sebebi, Türkiye'nin sosyal medya kullanımında dünyada ilk sıralarda yer alması. Bireysel ve olumsuz tecrübeler dijital mecralarda hızla yaygınlaşarak genel bir kamuoyu algısına dönüşüyor. Ayrıca eğitim gibi hayati bir meselenin çok politize tartışılması, rasyonel verilerin ve yapılan büyük yatırımların göz ardı edilmesine yol açıyor.
Bu karamsarlık hali, gençleri yurt dışında hayaller aramaya sevk etse de uzmanlar, öğretmenlerin ve bürokratların emeğini yok saymanın ülkeye haksızlık olduğu uyarısında bulunuyor. Uluslararası raporlar, Türkiye'nin eğitimde "toz pembe bir tablo" olmasa da ivmenin yukarı yönlü olduğunu tartışmasız bir şekilde ortaya koyuyoröze

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.