MHP lideri Bahçeli'den çerçeve yasa açıklaması: Kabul edilen kanun nihayet değil yeni safhanın başlangıcı
18:02, 12/08/2026, ÇarşambaG: Güncelleme: 18:28, 12/08/2026, Çarşamba
Yeni Şafak

Bahçeli, kanunun ardından yeni safhaya dikkat çekti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de kabul edilen Terörsüz Türkiye yasası ile ilgili açıklamada bulundu. Kabul edilen kanunun nihayet değil yeni safhanın başlangıcı olduğunu belirten Bahçeli, "Kaybedecek vaktimiz yok. Hukuki ve idari süreçler en kısa sürede hayata geçirilmelidir. Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge hedefini buluşturan irade nihayet hayat buldu." ifadelerini kullandı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de 467 oyla kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Bahçeli, kanunun Türkiye’nin terörle mücadele birikiminin, güvenlik güçlerinin mücadelesinin ve terörü siyasi, sosyolojik ve silahlı mahfilleriyle tasfiye etme mecburiyetinin hukuk sahasındaki sonucu olduğunu belirtti.
Bahçeli açıklamasında, “Gazi Meclisimizin iradesiyle hukuki bir zemine kavuşan Terörsüz Türkiye hedefinde bundan sonraki safhanın kutup yıldızı; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ağır bedeller ödeten terör belasını gelecek nesillerimizin omuzlarına bir yük olarak bırakmadan devlet ve toplum hayatımızdan bütünüyle çıkarmak, terörün silahla ulaşamadığı çeşitli hedeflerin farklı kisveler altında ve vasıtalar aracılığıyla yeniden üretilmesine hiçbir surette imkân tanımamak olacaktır” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’nin terörden bütünüyle arındırılması çok katmanlı bir milli güvenlik meselesidir”
Bahçeli, Türkiye’nin terörden arındırılmasının yalnızca silahlı unsurların etkisizleştirilmesi ve örgütsel kapasitenin zayıflatılmasıyla sınırlı olmadığını ifade etti.
Terörün yeniden ortaya çıkabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulması gerektiğini belirten Bahçeli, millet arasına etnik veya mezhebi gerekçelerle sokulmak istenen ihtilaf ve husumet damarlarının kesilmesi gerektiğini kaydetti.
Bahçeli, “Türkiye’nin terörden bütünüyle arındırılması; yalnızca dağdaki silahlı unsurun etkisizleştirilmesi ve örgütsel kapasitenin zayıflatılmasıyla mahdut bir güvenlik meselesi olmayıp; terörün yeniden neşvünema bulabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulmasını” ifadelerini kullandı.
“Nitekim zaman bizi haklı çıkarmıştır”
Bahçeli, 22 Ekim 2024’te MHP Grup Toplantısı'nda ilk kez dile getirdikleri Terörsüz Türkiye iradesinin fikri, siyasi ve stratejik kaynağının bu anlayış olduğunu belirtti.
Türkiye’nin yakın coğrafyasında terör örgütleri ve vekalet unsurlarının jeopolitik nüfuz mücadelelerinde araçsallaştırıldığını belirten Bahçeli, etnik ve mezhebi farklılıkların bölgesel hesapların aracı haline getirildiğini ifade etti.
Bahçeli, “Nitekim zaman bizi haklı çıkarmıştır” diyerek Türkiye’nin terör meselesini kendi milli iradesi içerisinde nihai şekilde çözüme kavuşturmasının milli beka açısından ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğini savundu.
Bölgesel çatışmalara dikkat çekti
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın üçüncü ülkeleri ile askeri hedefleri de kapsayan mukabeleleriyle genişleyen çatışma sarmalına da değinen Bahçeli, bölgesel bir ihtilafın kısa sürede sınırları aşan krizler silsilesine dönüşebildiğini belirtti.
Bahçeli, çatışmanın enerji arzından küresel ticarete kadar geniş bir alanda bölgenin geleceğiyle birlikte küresel istikrarı da tehdit eden bir nitelik kazandığını ifade etti.
Gazze, Lübnan ve İran’a yönelik saldırılar ile İran’ın üçüncü ülkeleri hedef alan mukabelelerine değinen Bahçeli, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüseferi sekteye uğratan hamleler ve Körfez’e yayılan tehditlerin bölgedeki çatışmanın yeni devletleri ve cepheleri içine çekebilecek bir yayılma ihtimali taşıdığını belirtti.
Bahçeli, “İşte bu şartlar altında Türkiye’nin kendi iç cephesinde terörün açtığı bütün gedikleri kapatması, hayati bir mesele haline gelmiştir” dedi.
“Terörsüz Bölge ülküsü” vurgusu
Terörsüz Türkiye hedefinin, Türkiye’ye karşı yaklaşık yarım asırdır kullanılan kanlı bir jeopolitik müdahale vasıtasını ortadan kaldırma amacı taşıdığını belirten Bahçeli, 22 Ekim 2024’teki çağrıyla başlayan ve PKK’nın fesih ve silah bırakma istikametindeki gelişmelerle somutlaşan sürece değindi.
Bahçeli, meselenin TBMM eliyle milli iradenin denetimine alınmasıyla sürecin yeni bir mahiyet kazandığını belirterek, “Devletimizin bükülmez bileği ile toplumsal bütünleşmeyi, Terörsüz Türkiye hedefi ile ‘Terörsüz Bölge’ ülküsünü aynı stratejik istikamette buluşturan bütüncül bir irade, nihayet hayat bulmuştur” ifadelerini kullandı.
“Üniter yapı müzakere konusu yapılamaz”
Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısının, milli egemenlik üzerine kurulu yönetim biçiminin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün ve Türk milletinin ortak tarih ve gelecek tasavvurunun herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilemeyeceğini vurguladı.
Kabul edilen kanunun, terör örgütü ve iltisaklı yapılanmaların fiili varlıklarına son verilmesi, kontrol ettikleri silah ve mühimmatın teslim edilmesi ve örgütsel komuta ve sevk kabiliyetinin ortadan kalkmasının yetkili devlet kurumlarınca tespit ve teyit edilmesinin ardından işletilecek hukuki mekanizmaları içerdiğini belirtti.
Bahçeli, “Çarpıtmalara, savrulmalara ve hamasi kılıflara sokulmuş laf ebeliğine, siyasi cambazlıklara lüzum yoktur” ifadelerini kullanarak kanunun lafzı ve gerekçesiyle birlikte Türkiye ve Türk milleti açısından doğuracağı sonuçlarla değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Şehit ve gazilere vurgu
Bahçeli, terörün tarihe havale edilebilecek bir noktaya gelmesinde şehitlerin, gazilerin, Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Teşkilatı, Jandarma, güvenlik korucuları ve diğer güvenlik unsurlarının mücadelesinin bulunduğunu ifade etti.
“Bu toprakları bizlere vatan kılan kahramanlarımızın mücadelesinin boşa çıkmadığının, terör örgütü PKK’nın ve onun bütün uzantılarının tarihin karanlık sayfalarına gömüldüğünün en açık tescili olacaktır” diyen Bahçeli, terörün bütünüyle tasfiye edilmesinin bu mücadelenin sonucu olacağını belirtti.
“Kaybedecek vaktimiz yoktur”
Kanunun kabulüyle ulaşılan aşamanın son değil, hukuki ve idari açıdan daha dikkatli olunması gereken yeni bir sürecin başlangıcı olduğunu belirten Bahçeli, süreçte zaman kaybedilmemesi gerektiğini söyledi.
Bahçeli, “Kaybedecek vaktimiz yoktur” diyerek kanunun yürürlüğe girmesinin ardından öngörülen hukuki ve idari süreçlerin mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesini istedi. Kurumlar arasında yetki ve koordinasyon boşluğu oluşmaması gerektiğini belirten Bahçeli, ortaya çıkan tarihi fırsatın “gayri milli cephe, söylem ve söylevlerin istismar alanına dönüşmesine” izin verilmemesi gerektiğini ifade etti.
“Türkiye’nin istikameti bellidir”
Terörsüz Türkiye hedefinin Türkiye’nin bundan sonraki yürüyüşünün başlangıç şartlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, terör nedeniyle ekonomik, sosyal ve beşeri potansiyelini tam olarak kullanamayan bölgelerin yatırım, üretim, sanayi, tarım, turizm, eğitim ve istihdam imkanlarıyla buluşturulması gerektiğini kaydetti.
Bahçeli, devlet ile vatandaş arasındaki suni mesafelerin ortadan kaldırılmasının ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının ortak tarih, kader ve birlikte yaşama ülküsü temelinde güçlendirilmesinin terörün kalıcı şekilde tasfiye edilmesinin somut sonuçları olacağını belirtti.
Açıklamasının sonunda Ziya Gökalp’in “Ben Allah'tan yalnız iki şey istiyorum: Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar” sözlerine yer veren Bahçeli, ulaşılan tarihi merhalenin Türkiye’ye, millete ve bölgenin huzur ve istikrarına hayırlı sonuçlar getirmesini temenni etti. Bahçeli ayrıca şehitleri rahmet ve minnetle andığını, gazilere hürmet ve şükranlarını sunduğunu ifade etti.

Gündem
Kurtulmuş'tan çerçeve yasa açıklaması: 'Üniter yapıya aykırı bir şey yok'

Gündem
Özgür Özel'den dikkat çeken 'Terörsüz Türkiye' yorumu: 'Adam kazandı'

Gündem
Nedim Şener: Terörsüz Türkiye’nin tek kaybedeni Netanyahu

‘PKK’nın tasfiyesi’ Ortadoğu’da nereye oturuyor?
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.