‘PKK’nın tasfiyesi’ Ortadoğu’da nereye oturuyor?

Nedret Ersanel
Nedret ErsanelYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 12/08/2026, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
‘PKK’nın tasfiyesi’ Ortadoğu’da nereye oturuyor?

Ortasından konuşalım; terör örgütünün “bölgeden” tasfiyesi jeopolitik ihtiyacın bir sonucu. O jeopolitiği kuranların hedeflerini tespit ve buna dair önlemleri almak ile tasfiyenin getirdiği fırsatı değerlendirmek ayrı bahislerdir. PKK’yı bölgede sönümlendirip, bunu Türkiye’den alacak hesabına yazanlar, karşılık olarak Ankara’nın bir ‘büyük oyuna’ ortaklığını isteyenler de olabilir. Hepsine verilecek cevap bellidir…


‘Terörsüz Türkiye’ sürecine muhalif kesimlerin, Pazartesi TBMM Genel Kurulu’ndaki tartışmalarda örneklerini gördüğümüz gibi, İran’da, Irak’ta ve Suriye’de
farklı formlarda
-eriyerek/azalarak da olsa-yaşamasından huylanarak getirdiği eleştirilerin zaman içinde gerçek olup-olmayacağı elbette yakından takip edilmeli. Türk ulusal güvenliğinin doğal refleksidir bu zaten. Esasen, bu denli ağır yaralar ve sayısız kötü tecrübe bırakan, yaklaşık yarım asırlık ve dış kaynaklı teröre dair kaygıların, şüphelerin olması doğal sayılmalı. İş o ki, bu vesileyle Türkiye, içeride zaten ezdiği terör örgütünü, bölgede de bitirip,
farklı bir konjonktürde dirilmesini de ‘kalbine tahta kazık çakarak’ önlemeli…

“Terör örgütünün bölgeden tasfiyesi jeopolitik ihtiyacın bir sonucu” ne demek?
Bölgenin ve büyük oyuncuların, yeni dünya-yeni düzen arayışlarında PKK’nın artık yerinin olamayacağı konusunda ‘mutabakatları’ olduğu görülüyor. Ama bölgenin nasıl şekilleneceğine dair düşünceleri/planları olan kimi bölge devletleri ve/veya büyük oyuncuların PKK’yı tasfiye kararları duygusal bağlarının kopmasından ya da terörü kullanmayı artık yanlış bulmalarından, hele tövbe etmelerinden kaynaklanmıyor. İhtiyaç kalmamıştır ve daha önemlisi, terör örgütü yaşarken,
Türkiye gibi bir güce rağmen bölge dinamiklerini yönlendiremeyeceklerini bilmelerinden geliyor.
Bir yandan Ankara’nın tüm bölgedeki nüfuzunu ve gücünü değerli bulup, katkısını isteyip, bir yandan da sürekli teröre muhatap bırakmanın karşılığı olamayacağını, daha doğrusu karşılığı olacağını gayet iyi biliyorlar…

O kadarla da bitmiyor; yeni düzen bölgede büyük paraların dolaşıma çıkacağı uzun vadeli bir yol haritası açıyor; ulaşım, enerji, taşıma, kara ve raylı yollar, ülke boyutunda inşaatlar, petrol ve gaz şebekeleri, şirketler, yatırımlar, vs. Bu terörle birlikte zaten olmaz. En emperyalist para babaları bile ilk şart olarak bunu masaya koyarlar…


Örneğin, daha yeni imzalanan Türkiye-S.Arabistan-Pakistan ittifakının ve buna eklenecek benzerlerinin gücüyle
küresel rekabetin gerektirdiği
bölgesel şartları sağlamak isterken, PKK gibi artık sadece kullanışsız değil, ayak bağı olan örgütün varlığını devam ettirmesi mümkün olabilir miydi?

Türkiye zaten ülkesinde bu sorunu halletmişti ve aynı Ortadoğu’nun parçası olan komşu ülkelerde de yaşamasını imkânsız hale getiriyordu. Devam ve ısrar etmenin
anlamı kalmamıştı
. Türkiye ile çalışmak istiyorlarsa, üstelik bu çalışma coğrafyası sadece Ortadoğu’yu değil, Karadeniz, Akdeniz, Hazar, Balkan, Batı Asya hattını kapsıyorsa, PKK’nın “harcanması”nın lafı bile olmazdı…

***


Fakat diğer terör örgütlerinden farklı bir yönü var PKK’nın. ABD, hepimizin bildiği Avrupa ülkeleri ve İsrail’in on yıllardır süren yardım ve yatırımları söz konusu. Batı’nın ihtiyacı kalmadığında herhangi bir maşayı çöpe atması şaşılası ya da görülmemiş değil ama istisnai olarak ABD-PKK arasında “beşeri” bağlar da kurulmuştu. Yani, Amerika’nın güvenlik mimarisinde, mesela CENTCOM içinde PKK’ya ‘gönülden bağlı’ ögeler de vardı. Onlar bu örgütün “kullan-at” tipi terör ünitesi olmadığını düşünüyorlardı ve hâlâ da böyle düşünenleri var. Örneğin Brett McGurk’un kişiliğinde bu tarifi somutlaştırabiliriz. Bu takım, örneğin üçlü ittifakın kurulmasından da PKK’nın kırılmasından da mutsuz…


Trump’ın ikinci kez Beyaz Saray’a gelişiyle birlikte, hatta biraz evvelinden
Suriye
’de başlayan süreç terör örgütüne ilk kırılmayı yaşattı.
Irak
’taki durum daha kolay halledildi diyebiliriz. Irak’ın kuzeyindeki mevcut idari durum, Türkiye’nin elinin altında olmaları, Türk askeri varlığı, Bağdat yönetimiyle ilişkiler kolaylaştırıcı oldu. ‘Örgütün varlığı sıfırlandı’ anlamında değildir bu. Ama acı gerçekle yüzleşmelerini sağladı. Talabani tarafının kısa bir diklenme denemesinin ardından şimdilerde yelken indirmesi odur…

İran
’a getirdiği riskler zaten ABD/İsrail-İran savaşı sırasında Tahran’a yeterli dersi vermiş olmalı. Tahran’ın terör örgütüne imkân sağladığı dönemlerde Türkiye’nin komşuluk hukukuna halel getirmeden dile getirdiği beklentilerine yüz vermemenin az daha nasıl tatsız sonuçlar yaratabileceğini herhalde görmüşlerdir. (Şunu da atlamayalım tabi; Trump’ın bile-İsrail’in teşvikiyle-İran’a karşı Kürt kartını kullanmaya davranmış olması, silah bile vermiş olması unutulmamalı.)

***


Bundan sonra bölgede kısa vadeli değişimler beklendiği şekliyle giderse, yani İran-ABD savaşı yarım-yamalak da olsa sonuca varırsa, çünkü ABD’nin İran’da ilerleyemediği artık çok ortadadır, İsrail-Filistin meselesinde uzlaşılan süreç ilerlerse, ama en önemlisi, Ekim sonundaki seçimlerde Netanyahu kaybederse, nihayet Kasım’da Trump ara seçimlerden sıyrıklarla kurtulabilirse, yeni bölgenin hem hızı hem yerleşme gücü artacak. Hep tekrarladığımız üzere,
‘iyi-kötü’ demeden mevcudun dökümüdür bunlar.

Sonuç olarak bir önceki yazıda altını çizdiğimiz Türkiye’nin bölgede “olgunları toplama” adımlarından bir tanesi dahadır terör örgütünün tasfiyesi konusu. Özellikle Irak ve Suriye’deki örgüt varlığını yaralı bırakmamak sürecin temel politikalarından biri olmalı. Çünkü klasik akıllarıdır; itleri kimi ısırdıysa ona sahiplendirirler…


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026