Yeni Anayasa''nın yazımıyla ilgili yöntem belirlendi. Başlangıç bölümünden itibaren madde madde yazılacak. Üzerinde uzlaşma sağlanamayan maddeler ise, sona bırakılacak.
Anayasa''nın yazılması için start verildiği günde, Başbakan yardımcısı Bekir Bozdağ, başkanlık sistemini tartışmaya açtı.
Bekir Bey''in açıklaması bir anda gündemi belirledi. İlk soru, Bozdağ bunu hükümetin görüşü olarak mı dile getirdi yoksa, şahsi görüşü mü tartışması başladı.
Başbakan yardımcısı Bekir Bozdağ''la konuştum. ”Bu benim şahsi görüşüm” dedi. Görüşmemiz sırasında bunu birkaç kez tekrarlayınca, ”şahsi görüşüm diye altını çizmek gereğini neden duyuyor sunuz” diye sordum. ”Çünkü Bakanlar Kurulu''nda tartışıp, aldığımız bir karar değil” dedi. “Meclis''te düzenlenen Parlamenter Denetim Sempozyumu''nda CHP, MHP ve BDP temsilcileri denetim eksikliğinden şikâyet edince, ben de bu öneriyi getirdim” diye anlattı.
Bozdağ''ın şahsi görüşü olabilir ama bu sıradan bir görüş olduğu anlamına gelmez. Çünkü Bekir Bozdağ, Başbakan''a yakınlığı ve hükümet içerisindeki etkisi nedeniyle önemli bir isim. Ayrıca şahsi görüşü olarak ifade etse de, ben şimdiye kadar onun düşüncelerinin Başbakan''dan ayrı olduğuna tanık olmadım.
Zaten Slovenya gezisi sırasında Başbakan Erdoğan''da Bozdağ''ı destekleyen açıklamalar yaptı.
Son da sorulacak soruyu ilk başta sordum Bekir Bey''e. ”Başkanlık sistemine geçilmesi padişahlık yetkisi verir mi?” şiddetle itiraz etti.
“Hiç alakası yok” dedi. ”Atatürk zamanında bile Başkanlık sistemi tartışmaları var” diye ilave etti. Belli ki kızmıştı.” Atatürk ve İnönü dönemi adı konulmamış fiili bir Başkanlık Sistemidir” diye konuştu.
Peki, neden bir sistem tartışması açmaya gerek duydu?
“ Ben de parlamenter sistemin Türkiye''deki uygulamasına baktım. Bu sistem etkin ve verimli bir denetim sistemini öngörmüyor. Bütün denetim mekanizmalarında güçlü hükümetlerin istemediği bir denetim sistemi etkin olamaz”
Bekir Bey, sistem üzerindeki analizini sürdürdü:
“ Yasamanın içinden çıkan bir yürütme var. Bu noktadan bakınca bizde kuvvetler ayrılığı değil, kuvvetler birliği var”
Bekir Bey, yukarıdaki değerlendirmeyi yaptıktan sonra önce sordu sonra cevabı yine kendisi verdi: “Etkin bir sistemi tartışması yapabilmemiz için güçlü bir yürütme, güçlü bir yasama ve etkin bir denetim mekanizmasına ihtiyaç var mı? Var”
Beki bunu hangi sistemle sağlayacağız. İşte Bozdağ''ın yanıtı:” Bunları sağlayan Başkanlık sistemidir”
Başbakan yardımcısı Bozdağ''ı bu konuda fikri hazırlığını iyi yapmış olarak gördüm.
Parlamenter sistemin aksayan başka bir tarafına dikkat çekti.
“ Halk seçimde A partisine ya da B partisine oy veriyor. Ama Başbakan kim olacak onu bilmiyor. Koalisyon hükümeti çıkılıyor. Koalisyon ortaklarının anlaştığı bir başbakan ve hükümet ortaya çıkıyor. O zaman halk kime hesap soracağını bilmiyor. 2001''de ekonomik kriz yaşandı. Koalisyon ortaklarının biri dedi ki ben sorumlu değilim, öbürü dedi ki o sorumlu. Hesap sorulacak muhatap yok”
Buradan sözü Başkanlık sistemine getirdi:” Başkanlık sisteminde halkın hesap soracağı biri var.”
Başka bir şey daha var. Zayıf hükümetler ya da Meclis''te çok parçalı bir dağılım olduğu zaman, başka güçler siyaset üzerinde etkili oldu. Medya patronlarının bakan istifa ettirdiği, Genelkurmay Başkanları''nın koalisyon ortağını seçtiği, iş dünyasının milletvekili satın alındığı yıllar.
Bekir Bozdağ''ın dikkat çektiği önemli bir noktada burasıydı. İşte sözleri:
“ Başkanlık sisteminde ayak oyunlarıyla hükümet değişiklikleri ya da Güneş Motel olayı veya 28 Şubatta olduğu gibi müdahaleler olmaz”
Darbelerle bizde zayıf siyaset, güçsüz siyasetçi hedeflendi. Bunda büyük ölçüde de başarılı oldu. Askeri müdahale dönemlerinde tanzim edilen sistem, parlamenter sistem olmaktan çıktı. Kriz üreten sistem her zaman askere davetiye çıkaran, çözüm üretemeyen, ara rejimleri davet eden sistem olarak işledi. Daha doğrusu işleyemedi.
Bekir Bozdağ rejim boyutuna da dikkat çekti ki, bence işin püf noktalarından biri.
“Parlamenter sistem, istikrarı getirmiyor. 2 darbe ve 2 muhtıra ve sayısız müdahaleler var. Nerede istikrar? “
Kimse sağa sola çekmesin. Yakın tarihimizin gerçeği bu.
Eleştirisini yaptıktan sonra çözüm önerisini de açıkladı Başbakan yardımcısı Bozdağ, ”Ama Başkanlık Sisteminde muhtıra ile ayak oyunları ile değişik ayak oyunlarıyla hükümet yıkılamıyor.”
Darbeler kendi felsefelerine uygun Anayasalar yaptılar. 1982 Anayasası''nda Cumhurbaşkanı''nın yetkileri Kenan Evren''e göre düzenlendi. Parlamenter sistem deseniz, ona benzemiyor. Yarı Başbakanlık sistemi deseniz, onun ötesinde yetkilere haiz.
Kargaşa hakim.
Bekir Bozdağ''ın önerisinin bir yönünü de bu oluşturuyor.
“Bina yapılırken bile zemin etüdü yapılıyor. Yeni Anayasa yapılırken, bu Anayasa hangi sisteme göre yapılacak diye bir çalışma yapılmayacak mı? Parlamenter sisteme göre mi olacak, başbakanlık sistemine ya da yarı Başbakanlık sistemine göre mi? Önce bunun tespit edilmesi gerekiyor. Sonra bu zemin üzerine Anayasa inşa edilmeli, Anayasal kurumların rolleri paylaştırılmalı”
Son söz dedik.
“Türkiye''de ara dönemlere, ihtilallere, muhtıralara izin vermeyecek tek sistem, başkanlık sistemidir” dedi.
Başlıklar :


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.