Kişinin, aklının ermediği şeye yok muamelesi yapması akılsızlığındandır. Çünkü akıllılar, akıllarının ermediği bir şeyle karşılaşınca akıllarına yok muamelesi yaparlar, o şeye değil!

Üstâd’ın, bu iş akılla olur mu sualine ‘akılla da olmaz akılsız da’ diye cevap vermiş Seyyid Abdülhakim Arvasî hazretleri. Bu iş ifadesi ile kastedilen; iman.

İman meselesinin tek başına akılla hallinin mümkün olmayacağı, akıllı iman sahiplerinin mâlumu. Delilerin imandan mesul olmaması, belki de akıllarına itimad etmemeleri gerektiğini bilecek kadar akılları olmadığı içindir.

Bu girizgâhtan sonra gelelim yazımızın mevzuu olan soruya:

Asr-ı Saadet’te yaşayan bir mü’min olmak pek çoğumuzun hayâli. Bu hayâlin bir an için gerçek olduğunu düşünün. Mekkeli bir mü’miniz. Mi’rac mucizesinin ertesi sabahı kapımız müşrikler tarafından çalınıyor. Yüzlerinde müstehzi bir ifade ile bize diyorlar ki: “Peygamberiniz bir gecede Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya, oradan da Sidret’ül Münteha’ya gidip gelmiş, buna da inanacak mısınız?”

O an dudağımızdan dökülecek kelimeler, ya imanımızı perçinleyip sadâkatimizi mühürleyecek yâhut imanımızdan olacağız.

Ne cevap verirdik?

Siz, kendi cevabınızın ne olacağını samimi bir şekilde kendinize susarken, bendeniz de verilecek cevapları aklımın yettiği kadar size söyleyivereyim:

* Siz anlamamışsınız, o işte başka bir şey vardır. Zaten her dediğini yanlış anlıyorsunuz. Ben bir kendisiyle görüşeyim ondan sonra konuşalım.

* O öyle bir şey demez. Dinimizde akla muhalif bir şey olmaz. Siz beni aldatmaya geldiniz ama imanımdan vazgeçecek değilim.

* Hz. Peygamber sizi imtihan etmek için söylemiş, inananları bağlayan bir durum olduğunu sanmam, akşama anlarız hikmetini.

* Rüyada gitmiştir herhalde. Uyku için yarı ölüm demişlerdi. “İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar” buyurduğunu da biliyorum. Uyku ve uyanıklık ölümle kıyaslanınca aynı şey sayılır. O zaman İsra ve Mi’rac rüyada gerçekleşebilir bir şeydir. Olabilir.

Hazin, biliyorum ama bizim cevaplarımız sanırım böyle olurdu.

Mucize, aklı âciz bırakan şey demek hâlbuki. Akla muhalif değil, nasıl gerçekleştiğine dair aklın izah getiremediği şey. İkisi arasındaki farkı anlayamayan ukalâlar, dinde akla muhalif bir şey olur mu diye soruyorlar. Olmaz! Olsa ne olur? Üç gram aklımız uğruna dinden vazgeçecek kadar akılsız değiliz, hamdolsun.

Din, özellikle de hadis-i şerifler konusunda ileri geri konuşan birtakım zevâtı görünce kendi kendime diyorum ki; “bu ülkede bir konu hakkında hiç bir şey bilememek için, o konuda ihtisas yapmak yeter, başkaca bir çabaya gerek yok!”

Akılla izah edemeyeceği hadis-i şeriflere direk yaftayı yapıştırıyor bu zevât: Uydurma! Bunu da Hz. Peygamber’i kendi akıllarının terazisinde –hâşâ- aklamak için yapıyorlar. Mucizeleri inkâr edenlerin imanından, akılla izah etmek için kıvıranların aklından şüphem var.

Konu Kur’ân-ı Kerîm olunca, aynı saçma savunma mekanizması başka bir surette devreye giriyor. Ashâb-ı Kehf’in uykusu, Hz. Hızır ile Musa aleyhisselâmın kıssası, İbrahim Peygamber’in ateşe atılması gibi aklın açıklamaya tâkat getiremediği meselelerden bahseden ayetler için diyorlar ki: “Tarihi bir gerçek olması şart değildir, ibret almamız için anlatılan masallar olabilir.”

Yazık..!

Evliyânın yaşanmış hâllerinden bahsedenleri kıssacılıkla itham ederek aşağılayan bu gürûh, Allah’ın (c.c) âyetlerine hikâye demekte bir beis görmüyor.

İdrak ve muhakeme bir kez altüst oldu mu, durmuyor durduğu yerde. İbadetlere aklî delil getirme çabası gibi bir başka hastalık baş gösteriyor bu defa da.

“Namaz kılarken kıyam, rükû ve secde hareketlerini bu sıralamayla yapmamız, bedenin ihtiyacı olan sporu da karşılıyormuş, vücuda çok faydalıymış...” Zararlı olsa kılmayacak mıyız?

“Abdestte yıkadığımız uzuvların her birisinin ayrı bir sebebi varmış. Hücre yenilenmesine faydası olduğu daha geçenlerde bilimsel bir makaleyle açıklanmış.” Ateistler de abdest alsın o zaman.

“Oruç tutarsak, bir aylık bir kür yapmış oluyoruz, fakirin hâlinden de anlıyoruz ayrıca, Allah’ımız bize bunun için orucu emrediyor.” Ne münasebet yahu! Fakirin hâlinden anlamak için değil, Allah emretti diye tutuyoruz orucu, sebeple neticeyi niye karıştırıyorsunuz? Oruçlar gider de, kürünüzle kalırsınız maazallah!

“Bizim dinimiz aslında hayvanlara çok değer verir ama eko-sistemin dengesi ve bir de fukara et yesin diye kurbanı emretmiş.”

“Bakmayın göbekli olduğumuza hac gibi bir evrensel sporumuz var, yoksa niye dönelim Kâbe’nin etrafında. Hatta Safa-Merve arasında bir ara hızlı koşarız biz, nabız yükseldikten sonra yağ yakımı başlıyor ya hani, o açıdan.”

Sonu gelmez bunun, say sayabildiğin kadar. İbadet, Allah emrettiği için yapılır, aklî izah gerekmez. Neticesinde birtakım bedenî faydaların da ortaya çıkması İslâm’ın fıtrat dini oluşuna revnak verir, o kadar.

Âyet ve hadislere izah getiremediği vakit, aklından değil hakikatten şüphe duyanların aklı da imanı da onların olsun.

Ben, hadsizliğim hoş görülürse şayet, bir tek tebessüme aklını -kiraya vermeyip- direkt satacak kadar akıllı olan Ebu Bekir’in (r.a) imanından istiyorum.

Not: 10 yıl kadar önce bu köşede yayınlanmış bir yazının özetidir. Akıl var oldukça akılsızlar da artarak var olacak. Yazı kıyamete kadar güncel.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026