İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs’tan Türkiye’ye saldırırsa ne olur? Ege’de deniz haritası değişir. “Batı Trakya haritası” çizilir. Yunanistan’ın “çöküşü” olur. Türkiye ilk kez bölgesel savaşa girer. Bu, 3. dünya savaşını başlatmış olur. Türkiye çok daha büyük bir şeye hazırlanıyor, İsrail sadece teferruat.

İbrahim Karagül
İbrahim KaragülYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 25/08/2026, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs’tan Türkiye’ye saldırırsa ne olur?
Ege’de deniz haritası değişir. 
“Batı Trakya haritası” çizilir.
Yunanistan’ın “çöküşü” olur. 
Türkiye ilk kez bölgesel savaşa girer.
Bu, 3. dünya savaşını başlatmış olur. 
Türkiye çok daha büyük bir şeye hazırlanıyor, İsrail sadece teferruat.

İsrail, Suriye’deki taktiksel saldırıları ile Türkiye gibi devasa bir ülkeyi oyuna getiremez. Daha önce Arap devletlerine, İran’a karşı uyguladığı yol ve yöntemlerle, Türkiye’nin tarihsel yürüyüşünü, coğrafya ölçekli hesaplarını yolundan saptıramaz, bir “erken hareket”e mecbur bırakamaz.

Türkiye, İsrail’in bütün yol ve yöntemlerini ezbere bilir. Ne tür adımlar atacağını ne tür tahriklere girişeceğini, her adımda ne tür hedeflere ulaşmaya çalışacağını, Türkiye’yi nereye kadar zorlamayı deneyeceğini bilir.

İSRAİL’İN TÜRKİYE İLE DOĞRUDAN SAVAŞA GİRECEK GÜCÜ YOKTUR! BAŞKALARINI SAHAYA SÜRECEK…

İsrail, Türkiye ile doğrudan bir savaşa girme cesaretine ve gücüne sahip değildir. Bu yüzden de daha önceki bütün savaşlarında olduğu gibi, “kendisi ortamı hazırlayıp başka güçleri sahaya sürme” yöntemleri deneyecektir.

Filistin’de, Lübnan’da, İran’da ABD ve Avrupa güçlerini kullanmıştır. Gazze’de uyguladığı soykırımda bile bu güçleri kullanmıştır. En son İran’a karşı Arap gücünü, devletlerini kullanmaya çalışmış ama bu plan çökmüştür. Arap ülkelerini İran’la savaşa sokmak için o ülkelere bile örtülü saldırılar yapmış, rezilce eylemlere girişmiştir.

KORKUNÇ BİR SABIR: ARAP ÜLKELERİ TUZAĞA DÜŞMEDİ.

Arap ülkeleri İsrail’in örtülü saldırılarına, İran’ın açık saldırılarına rağmen bu tuzağa düşmemiştir. Arap ülkelerinin kuruldukları tarihten bu yana belki de en bilgece hareketi bu olmuştur.

Korkunç bir sabır dayanışması göstermişler ve İsrail için çıkarılması planlanan bir coğrafya savaşına engel olmuşlardır. Bu savaş Sünni-Şii savaşı ve Arap-Fars savaşı olarak planlanmıştı. Yıllardır bu hazırlık yapılıyordu. Ama o büyük hesap sıfırlanmıştır.

YUNANİSTAN, RUM KESİMİ VE BAE’Yİ SAHAYA SÜRÜYOR

İsrail, Türkiye’ye karşı Yunanistan’ı, Rum Kesimi’ni ve dolaylı olarak BAE’yi cepheye sürmektedir. Yunanistan ve Rum Kesimi doğrudan, BAE ise, Libya, Lübnan, Somali gibi bölgesel çatışmalarda İsrail adına hareket etmektedir.

İsrail’in Rum Kesimi’ne asker sevk etmesi, nüfus taşıması, sivil görünüm adı altında burada yerleşip mevzilenmesi Rum Kesimi için çok ciddi tehditler üretecektir. İçeride, zamanla İsraillilerin Rumları nasıl rehin aldığı, nasıl paçavraya dönüştürüp kullandığı ortaya çıkacaktır.

RUMLAR İSRAİL’İN REHİNESİ. BÜYÜK ŞOK YAŞAYACAKLAR!

Rum yönetimi, İsrail gücü ile Türkiye’ye direnmenin mümkün olmadığını bildiği halde, bu ülkeye sınırsız alan açarak adeta intihar etmektedir.

Türkiye’nin olası bir çatışmada Rum yönetimini doğrudan hedef alacağını, Ada’ya yerleştirdikleri İsraillilerin böyle bir müdahaleyi engelleme gücü olmayacağını nasıl kavrayamazlar anlaşılır gibi değildir.

Rumların “Biz Avrupa sınırıyız, bize saldırı Avrupa’ya saldırıdır” tezinin ömrü ise sadece birkaç yıllıktır.

Yakın bir gelecekte aslında böyle bir Avrupa gücünün de olmayacağı, AB içindeki ayrışmalarla kendini gösterecektir. İşte o zaman Rumların İsrail’in rehinesi olduğu şoku dehşet verici bir hal alacaktır.


ADALAR DENİZİ’NDE BİR SAVAŞ YUNANİSTAN’IN ÇÖKÜŞÜ OLUR. İSRAİL ONLAR İÇİN RİSK ALMAZ.

İsrail tarafından en çok zehirlenen ülke Yunanistan’dır. Topraklarını, denizini, adalarını İsrail askerine açan, bunun Türkiye’ye karşı olduğunu açık açık gösteren, adalara İsrail silahları, füzeleri yığan Atina yönetimi, muhtemel bir çatışma halinde en büyük kaybı yaşayacak ülkedir.

İsrail, Yunanistan’ın hesaplanabilir kayıpları üzerinden bir oyun kurmuştur ve bu oyunda Yunanistan “kurban”dır. Adalar’ın bir hafta içinde el değiştirmesinin İsrail’e maliyeti olmayacaktır ama Yunanistan’ı çöküşün eşiğine getirecektir.

Adalar Denizi’ndeki bu çatışma, Türkiye’nin mutlak zaferi ile sonuçlanacak, İsrail’in Atina için hiçbir şey yapmayacağı, yapamayacağı ortaya çıkacaktır.

Çünkü İsrail, ülkeleri sadece kendi güvenlik çıkarları için cepheye sürer ama kendisi başka hiçbir ülke için risk almaz, almamıştır.

TÜRKİYE DE; GAZZE, LÜBNAN, RUM KESİMİ VE ADALARDAKİ İSRAİL ASKERLERİNİ VURABİLİR.

İsrail, Türkiye ile hesaplaşmayı Suriye, Kıbrıs ve Yunanistan üzerinden planlıyor. Suriye’de Türk askeri unsurları, KKTC’de Türk askeri unsurları hedef alınacak. Adalar’da bir olupbittiye neden olacak komplo planlayacak. Çünkü bu bölgelere yönelik saldırının NATO 5. Madde kapsamına girmeyeceğini değerlendirmişler! Göstergeler böyle.

İşte o zaman Türkiye için; Gazze’de, Lübnan’da, Suriye’de, Adalar’da, Rum Kesimi’nde bulunan İsrail askeri unsurları doğrudan hedef olacaktır. Üstelik Türkiye için 5. Madde gibi bir değerlendirme ihtiyacı da olmayacak.

Düşünün Rum Kesimi’den KKTC’ye yapılacak bir İsrail saldırısının artçı sarsıntılarını… Düşünün Adalar’dan Türk askeri unsurlarına yapılacak bir İsrail saldırısının yol açacağı sarsıntıları… Bunların bedelini doğrudan Yunanistan ve Rum kesimi ödeyecektir.

İSRAİL “TASFİYE” EDİLİR, “HARİTA” TAMAMLANIR.

MESELE SADECE NETANYAHU DEĞİL.

Türkiye, İsrail ve Yunanistan’ın tahriklerine göre hareket etmez. Hiçbir olağanüstülüğe teslim olmaz. Öncelik planlarını tamamen kendisine ve bölgemizin gelecek hesaplarına göre yapar. Bu, sabırla işlenen, yürünen bir yoldur. Bu aklı dünyada en iyi kullanan birkaç ülkeden biri Türkiye’dir.

Türkiye’nin İsrail ile ilgili “savaşa doğru giden” önceliği Netanyahu’nun terör yöntemleri değildir. Gazze’de yapılan soykırımın bedeli elbette sorulacaktır. Ama Türkiye-İsrail krizinin çok daha esaslı sebepleri var.

Türkiye ve coğrafyanın geleceği İsrail haritasının ortadan kaldırılmasına bağlı. Aksi takdirde 21. yüzyılda da çatışmasız bir coğrafya inşa etmek mümkün olmayacaktır.

KONJONKTÜREL SÜKÛNET HARİÇ, İSRAİL’LE KALICI BARIŞ OLMAYACAK...

Bu yüzden de; İsrail’in varlığı Türkiye’nin ve bölgedeki ortaklarının önündeki en büyük engeldir. O engelin ortadan kaldırılması, haritanın tamamlanması gerekmektedir. Buradan bakınca, Netanyahu gitse bile Türkiye ile İsrail arasındaki kriz ve çatışma hali devam edecektir.

Türkiye için mesele şudur: 19. yüzyılın başında ve 20. yüzyıl boyunca çizilen yapay sınırlar tarihini bitirmek, coğrafya ölçekli ortaklıklar haritası oluşturmak, büyük haritadaki “İsrail Garnizonu”nu kapatmak.

Gündelik çatışma ve krizlerle ilgili ne tartışırsak tartışalım meselenin temeli budur. Bu yüzden de, konjonktürel sükunet ortamı dahil, İsrail’in ömrünü uzatacak “barış hali” hiçbir zaman olmayacaktır. Coğrafya birleşmesi için bu ilk ve en temel hedeftir. Tek engeldir ve bu engel ortadan kaldırılacaktır.

ATİNA, ADALAR DENİZİ’Nİ KAYBEDEBİLİR.

Bu aşamada Yunanistan ve Rum Kesimi’nin İsrail için cepheye sürülmesi en dramatik tarihi örneği oluşturacaktır.

Yunan halkının kendi hükümetlerini uyarması, baskı kurması onları büyük bir hatadan döndürecektir. Bedelini kendilerinin ödeyeceği böyle bir çatışmaya, yöneticilerinin korkuları ve gizli ortaklıkları yüzünden, sürüklenmeleri Adalar Denizi’ni kaybetmeleri ile sonuçlanabilir.

TÜRİYE ÇOK DAHA BÜYÜK BİR ŞEYE HAZIRLANIYOR. İSRAİL SADECE TEFERRUAT.

Türkiye, bölgesel bir adım atacaksa, ABD ve Avrupa ile ilişkileri, Arap dünyası ile ilişkileri ve ortaklık planlarını, küresel iktidar alanındaki güç kaymalarını ve değişimlerini ince ince hesaplar. Küresel konjonktür bir alan açtığında da harekete geçer. Bu zaman planlamasını sadece kendisi yapar.

İşte bütün bölgede şu an gördüğümüz hazırlıklar bunlarla ilgili. Çoklu faktörlerin uyumlanmasıyla ilgili… Yoksa İsrail’in tehdit olarak tanımlanması aşaması çoktan geçildi. Türkiye’nin “ortak coğrafya” hesapları İsrail’e endeksi değil. Çok daha büyük. İsrail burada sadece bir teferruattır. Yunanistan ve Rum kesimi de teferruattır.

TÜRKİYE HİÇBİR BÖLGESEL SAVAŞA KATILMADI: GİRDİĞİ ANDA 3. DÜNYA SAVAŞI BAŞLAYABİLİR.

Açık söyleyelim: Türkiye’nin jeopolitik aklı, şartların olgunlaştığına karar verdiği anda İsrail için kâbus başlayacaktır. O zaman eğer, başka ülkeler de bu savaşın içine girer, İsrail adına cepheler açmaya kalkarlarsa, işte o zaman Üçüncü Dünya Savaşı başlamış demektir.

Türkiye, 20. yüzyıl boyunca, Ortadoğu’daki savaşların hiçbirinde olmadı. Daha çok Arap-İsrail savaşı, Arap-Fars savaşı, ABD ve Avrupa’nın İsrail üzerinden Arap dünyasını kontrol altında tutma savaşları yaşandı.

Dolayısıyla bu ülkelerden hiçbiri, “Türkiye’nin Savaşı”nın aslında ne olduğuna dair bir tecrübeye sahip değil. Bu tecrübeyi sadece İsrail hezeyanlarıyla ölçerlerse, bir “örgüt aklı” ile hareket etmiş olacaklar ve hiçbir hesapları tutmayacak.

ATİNA’DA HİÇ Mİ AKILLI ADAM KALMADI?

Geçtiğimiz günlerde, İsrail’in Türkiye’ye saldırısının ne tür sonuçlar doğuracağına ilişkin tahmin ve tespitlerimi yazmıştım. Yunan medyası bunu olduğu gibi yayınlamış. Biz savaş istemiyoruz. Hele ki Adalar Denizi’nde, hiç.

Ama denizlerimizin sıfır noktasında İsrail silahları ile tehdit edilmeyi de asla kabullenmeyeceğiz. Bu yüzden Ege’de haritanın adaletine ulaşılması acil bir gerekliliktir. Yunanistan’ın İsrail’in savaşı için kendini ateşe atmasını da istemeyiz. Ama Atina yönetimi açık açık Türkiye ile savaş halini gerektiren her adımı attı.

Sadece Rum Kesimi’ne yerleşmekle kalmayan, Atina’nın eski mahallelerinde bile yüzlerce eski evi hatta mahalleleri satın alan İsraillilerin, bir sonraki adımının Yunan halkına vereceği zararı tahmin edecek hiç mi akıllı adam kalmadı Yunanistan’da?

Yıllarca Araplara İran korkusu pazarlayıp iş yürüten İsrail, Yunan ve Rumlara da Türk korkusu pazarlayarak onları avucunun içine almasını kavrayacak bir kişi bile mi kalmadı?

EGE’DE DENİZ HARİTASI DEĞİŞİR. “BATI TRAKYA HARİTASI” ÇİZİLİR.

Tespit ettiğim o maddeler şöyleydi:

1- İsrail, Adalar Denizi’ndeki (Ege) adalar bir haftada el değiştirir. Ege’de deniz haritası çok hızlı değişir. Batı Trakya “haritası” ortaya çıkar.

2- Yunanistan, İsrail tetikçisi olmanın bedelini küçülerek ödemek zorunda kalır. Bunlar olurken Makedonların, Arnavutların ne yapacağını kimse kestiremez.

3- Rum Kesimi’ne yönelik yeni askeri müdahale başlar. 1974’te yarım kalan tamamlanır. Rum Kesimi’ndeki İsrail unsurları açık hedef haline gelir ve doğrudan saldırıya uğrar. Eğer saldırı Rum Kesimi’nden yapılırsa, bir “müdahale” kaçınılmaz olur.

4- Bunlar olurken İsrail’in Rum Kesimi ve Yunanistan’ı savunmak için hiçbir şey yapmayacağı, yapamayacağı ortaya çıkar. Yunanlılar ve Rumlar çok ağır bir şok yaşar.

YÜZBİNLER İSRAİL SINIRINA AKIN EDER. GOLAN’DA, LÜBNAN’DA, GAZZE’DE İSRAİL’İ VURMAK MEŞRU HALE GELİR.

5- İsrail Golan, Güney Lübnan ve Gazze’de saldırıya uğrar. Buralar İsrail değildir ve misilleme yapılmış olur. Türkiye’nin bu üç bölgedeki İsrail unsurlarını vurması meşru hale gelir. Akdeniz’deki İsrail donanması yarı ölü hale gelir. Hareket edemez, kıyıda kilitlenip kalır.

6- On binlerce belki de yüz binlerce gönüllü ve onlara önderlik edecek askeri unsurlar Gazze’ye, İsrail sınırlarına akın eder. Artık hiçbir sınır onları durduramaz. Bu arada Tel Aviv yanar, askeri üsler vurulur.

ÇİFTE VATANDAŞLAR “VATAN HAİNİ” OLUR. COĞRAFYA SİLAH OLUR!

7- Türkiye’deki çifte vatandaş olup da İsrail’e hizmet edenlerin hepsi vatan haini kategorisine alınır. Tutuklanır ya da sınır dışı edilir.

8- Sadece silahların değil, “Coğrafya Silahtır” ilkesinin sonuçları açık ve net ortaya çıkar. İşte bu aşamadan sonra İsrail için coğrafya biter, boğulur. Sadece Doğu Akdeniz kalır. Orada da kimin kimi avlayacağı bellidir.

9- Asker değil, yüzbinlerce gönüllünün İsrail sınırlarına akın etmesi bile İsrail haritasını ortadan kaldırmaya yetecektir. Böyle bir senaryonun mümkün olduğunu biz biliyoruz. Herkes biliyor.

10- İsrail’i, yol açtığı tehditleri “harita ile boğma” zamanı gelmiştir! Artık “İsrailsiz ve savaşsız bir coğrafya” inşa etme zamanı gelmiştir.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026