Biz bitti demeden bitmez. Racon böyledir. Güçlü olan, mücadelenin bitiş zamanını tayin eder.
Sadece bununla kalmaz, ne zaman başlayacağına da karar verir.
Netoş’un Türkiye’yi kışkırtma çabası o yüzden beyhude.
Biz ne zaman istersek o zaman harekete geçeriz.
Sen seçim kazanacaksın diye savaşa tutuşmayız.
Paçayı kurtarmana vasıta olmayız.
*
Cumhurbaşkanımız Netoş’a hitaben “Gidicisin gidici” dediğinde nasıl panik oldu.
Seçim propagandasına malzeme yaptı.
Demek istiyor ki: “Bakın en büyük düşmanımız bize nasıl sesleniyor. O yüzden beni bırakmayın. Destek verin.”
Aklı varsa, İsrail halkı bu tezgâha gelmez.
*
“Gidicisin gidici”nin satır arasındakini de belirtelim.
Koltuğa Japon yapıştırıcı sürsen de kalıcı değilsin. Hiçbir zaman olamazsın. Bitiş kaçınılmaz, gidiş mecburi.
Yaptıklarının hesabını mutlaka vereceksin. Koltuktan düşünce başına gelecekleri düşün.
Gözünde canlandırabilirsen, oturup ağla, kalkıp ağla. Eşekten düşmüş karpuza döneceksin.
Hiçbir zulüm ilelebet sürmez. Firavun da olsan, Hitler de olsan, Netoş da olsan fark etmez.
Zalimin zulmü varsa, mazlumun Allah’ı var.
Mazlumun bir ‘ah’ı zalimi tahtından indirir.
Günü gelince hep birlikte göreceğiz inşallah.
Şimdilik kırmızı bülten sana yeter.
Bizimle uğraşacağına, bu beladan nasıl kurtulacağına kafa yorsan daha iyi edersin.
DEGET
“Yahu arkadaş, siz din hizmetinde olan bir topluluk değil miydiniz? Nedir bu külçe külçe altınlar, kasa kasa paralar, dövizler?”
“Efendim, biz hem din hizmetiyle, tasavvufla ilgilendik hem de tasarrufla. Öyle birikti bunlar.”
KUYTULUYORUZ MUSTAFA
“Tayyip Erdoğan’ın kalemi kırılmıştır, yakında işi bitirilecektir.”
Kimin sözü bu? Kuytul Efendinin.
15 Temmuz’dan kısa süre önce söylemişti.
Darbe gecesi de karnındaki ümidi kaybetmemişti.
Millet sokakta kurşunlara göğüs gererken, tanklara, bombalara karşı direnirken, çıkıp “darbenin hayırlı olmasını” diledi.
Bizim Reis vallahi çok sabırlı.
Kim olsa ertesi gün, değilse bir ay içinde bunun hesabını görür, defterini dürerdi.
“Erdoğan’ın kalemi kırılmıştır” dediğinde, şehidimiz Mustafa Cambaz’la bu kılkuyruk hakkında konuşmuştuk.
“Fazla sürmez, yakında kuytuluruz” demiştim. O güzel gülüşüyle karşılık vermişti.
Yanılmışım. On sene aradan sonra harekete geçildi. Geç oldu ama temiz olacak inşallah.
GABAR PETROLÜ
Küpeli dağ olarak da bilinen Gabar’da günlük petrol üretimi 83 bin varile ulaştı.
Göğsümüz gabardı. Daha da gabaracak.
Yapılan tespite göre 1 milyar varillik rezerv var.
Günlük kapasite bir süre sonra artar. Bu seviyede kalsa bile yaklaşık otuz yıllık üretim garanti demektir.
TEKNOFEST
Dört gün süren Teknofest Mavi Vatan bu sene Gölcük’teydi.
Teknofest heyecan demek, gurur demek.
Yerli ve millî savunma ürünlerini görünce, ne kadar şükretsek, emeği geçenleri ne kadar tebrik etsek az gelir.
Teknofest gençliğinin kalbine yerleşen Selçuk Bayraktar’ı ve değerli komutanlarımızı görmenin mutluluğu anlatılmaz.
Çocukların büyüyünce asker olacağını söylemesi karşısında, ağızlardan dökülen ‘İnşallah’ın samimiyeti, hemen anlaşılır ve emin olun kalpten kalbe ulaşır.
FARK VAR
İsrail, Suriye’de Türk üssü istemiyormuş.
İsrail ordusu bir yere girince savaş ve zulüm götürür.
Türk askeri ise nereye gitse barış ve huzur götürür.
Ayrıca kimin üs kuracağına İsrail değil, toprak sahibi karar verir.
YERSEN YE
Biz daha yenilenebilir enerjiye “Yenilebilir enerji” diyenleri tashih etmemiş ve doğrusunu tam anlamıyla öğretememişken, bazıları yapılan yolları ve köprüleri küçümseme edasına girdiler.
Yıllardır aynı terane.
Kimler olduklarını iyi bilirsiniz.
“Yol mu yiyeceğiz? Köprü mü yiyeceğiz?” diyen bıngıldaklara Hacı Yakışıklı’nın cevabı ne güzeldi.
“Arkadaşlar, yollar ve köprüler yenilebilen şeyler değildir.”
Anladılar mı, emin olamayız.
Anlayabilecek kapasite bulunsa, en baştan öyle lâflar etmez, zaten yol ve köprünün gıda maddesi olmadığını bilirlerdi.
O dingildeklerin neyi yiyip neyi yiyemeyeceklerini bilmemesi, niçin bütün ülkenin derdi olsun?
Sadece kendi problemleridir.
Yapılan açıklamayla tatmin olmayanlar, gitsin ve oto yolların, köprülerin, tünellerin, hızlı tren raylarının bir kenarından kemirmeye başlasın.
Daha ileri gidenler, İHA ve SİHA yemeye de çalışabilir. Çünkü onlara da aynı tepkiyi verdiler.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.