TÜİK istatistik alt yapısı gelişmiş, veri tabanı çok iyi bir kurum.
Akademisyenlere, çiftçilere, siyasetçilere ve uluslararası topluma kullanabilecekleri sağlıklı verileri sunmada çok başarılı.
Aynı şeyleri tarım istatistikleri için söylememiz mümkün değil.
**
Tarım istatistikleri bitkisel üretimden, hayvansal üretime, ilaç kullanımlarından, organik tarıma çeşitli konuyu kapsayan geniş bir alan.
Bu istatistiklerin üretilme sürecinde her bir konu için ayrı metodolojiler uygulanmakta.
Tarım istatistikleri çoğunlukla veri derlenen işletmenin yetkilileri tarafından web ortamında geçekleştirilmektedir.
Örneğin; bazı tarımsal istatistikler tarım bakanlığı personeli tarafından derlenmektedir. Bu kapsamda yetkilendirilmiş Tarım ve Orman Bakanlığı personeli alandan derlediği tarımsal fiyatları, üretim miktarları, üretim alanlar v.s. verileri web ortamında girmektedir.
Yani, tarımsal veri derleme daha çok kurum dışı kişiler tarafından gerçekleştirildiğinden, bilgilerin güvenilirliği noktasında TÜİK’in çok fazla inisiyatifi yok.
AB 2018 yılı ilerleme raporunda da “Tarım istatistiklerinde, 2001’den bu yana hiç tarım sayımı yapılmamıştır” denilerek tarımsal alandaki veri yetersizliğine açık vurgu yapılmaktadır.
**
Üretim tahminleri, kullanılan toprak alanı özelliği, bitki verimi, hayvan sahipliği, fiyat ölçümleri gibi yüzlerce değişkenin ölçümünde, ölçüm metodolojisindeki yanlış yapı nedeniyle TÜİK tarımsal veri üretmede yetersiz kalmaktadır.
Örneğin enflasyon sepetine dahil edilen tarımsal ürünlerin her birinin onlarca, yüzlerce çeşidi var. Dolayısıyla bunların spesifik ayırımı yapılmadan rastgele bir tanesinin fiyatlarını alıp kıyaslamak çok mantıklı durmamaktadır.
AB standartlarında her çeşit tarımsal ürünün kendi içerisinde ayrı kodları ve fiyatları var. Spesifik bir ürün çeşidinin fiyat hareketleri anlık takip edilebilmektedir.
**
Tarımla ilgili sağlıklı veri üretimi politika yapıcılarına da sektörle ilgili doğru yol haritası belirlemede yardımcı olacaktır.
Eğer tahminler sağlıklı değilse, yapılacak yol haritası ile istenilen hedefe ulaşılamayacağı açıktır.
Tarımsal veri altyapısındaki yetersizlik; “bilmediğimiz şeyi yönetemeyeceğimiz” tezinden hareketle, konjonktürel dalgalanmalara tarımsal üretimin neden son derece açık olduğunu izah etmektedir.
Bugün tarımsal üretimi ve fiyatları yönetemeyişimizi (enflasyonun en önemli nedenlerinden biri gıda fiyatları artışı) bu noktada değerlendirmek gerekir.
**
Teknolojinin geldiği aşamada (teknoloji 4.0 konuşuluyor) halen tarımsal veri üretmede yetersizlik söz konusuysa, bu durum alanın ciddi şekilde ihmal edildiği anlamına gelmektedir.
Bugün teknoloji sayesinde hem tarımsal girdiler asgariye indirilmekte, aşırı su ve gübre kullanımı engellenmekte, atıklar azaltılarak ekolojik dengenin korunmasına önemli katkı sağlanmaktadır.
Teknoloji kullanımı büyük veri (big data) stoku, değer zinciri v.s. alanlarıyla tarımsal üretimin bütün süreçlerini kontrol ve müdahale edilebilir hale getirmiştir.
Veri elde etme bir yana, nesnelerin interneti ile makineler konuşmakta ve tespit-talimat-uygulama ile tarımsal üretim sürecinde etkin rol oynamaktadır.
**
Ürettiği verilerle oldukça başarılı, Eurostat başta olmak üzere diğer çok uluslu kurumlarla akredite olan TÜİK’in tarımsal alanda (ilgili kurumlardan aldığı verileri kamuoyuna sunması) ürettiği verilerde yetersizlikler söz konusudur.
Stratejik önemi bütün dünyada kabul edilen tarım sektöründe bugün ciddi sorunlar yaşanmaktadır.
Dünya dijital (akıllı) tarıma geçmekte, biz halen sağlıklı bir tarımsal envanter çıkaramamışız.
Dünyanın en çok tarımsal ürün üreten ilk 10 ülke içindeyiz ama verimlilikte 20. sıradayız. Verimlilik hamlesi için tarımda daha yoğun teknoloji kullanmalı, Ar-Ge harcamalarını artırmalıyız.
Tarımda ilk hamleyi sağlıklı ve hızlı veri (envanter) üreten bir yapıyla başlatmalıyız.
Sağlıklı verilerle ancak tarımla ilgili gelecek projeksiyonlarını, yatırım alanlarını, çeşitlerini, potansiyel iç ve dış talebi, kaynak çeşitliliğini v.s. planlayabilir ve sürdürülebilir bir tarım politikasını devreye sokabiliriz.
Yoksa günübirlik gelişmelerle sürekli savrulan, üretim kayıpları yaşayan, üretici ve tüketiciyi tatmin etmeyen bir tarımsal yapıyla devam etme zorunda kalırız.

