Her şey bir oyunmuş… Önce
Hanım, oyunun bir parçası olarak, aylarca “Kemal Kılıçdaroğlu ‘kazanacak aday’ değil” anlamını taşıyacak açıklamalarda bulunmuş. ‘
’dan kalkarken ettiği ağır laflar da bir tür ‘stratejik iletişim’ numarasıymış…
Hani demişti ya “İYİ Parti bir kıskaca alınmış, bir dayatmaya mecbur bırakılmış, …ölümle sıtma arasında bir tercihe zorlanmıştır… İYİ Parti kişisel ikbal hesapları için üretilmiş devşirme bir siyasetin ‘hınk deyicisi’ olmayacaktır. Şahsi hırslar Türkiye’ye tercih edilmiştir... Kuyruklu yalanlar milletin kazandığı bir büyük hakikate tercih edilmiştir… 6’lı masa, artık millet iradesini kararlarına yansıtma kabiliyetini kaybetmiştir… Ne bir kumar masasında ne de bir noter masasında olacağız.”
Bütün bunları ‘
’ söylemiş… Bu stratejiyi,
trollerinin kendisine karşı en hayasız, en galiz küfürlerle saldıracaklarını bilerek kabullenmiş… Özel bir mazoşist durum varmış gibi...
Stratejinin son halkası da; her ne kadar çarpıtılarak kabullenilmiş olsa da, iki belediye başkanının, Kılıçdaroğlu’nun iki dudağının arasına bağlanarak, yönetimde görev verileceği sözüyle kandırılıp ‘Masa’ya oturtulmasıyla tecelli etmiş…
Tüm bunlar bir film senaryosu ya da gazeteci içgüdüsüyle yürütülmüş tahminler olsaydı, yazarını koymadık tef bırakmaz, sabaha kadar çalarlardı…
Oysa, bu abuk, kargaların bile güleceği olayı anlatan Meral Hanım’ın sağ kolu (sağ kollarından hangisi olduğunu bilemiyoruz) İYİ Parti Grup Başkanvekili
idi… Şöyle demişti: “Masadan bilerek kalktık. Bütün bu olup bitenler kurgulanmış, planlanmış bir stratejiydi. Bu plan da müştereken oluşturuldu diyebilirim. Genel başkanlar biliyordu. İki belediye başkanının başkan yardımcısı olacağı biliniyordu. Kazanamayacak aday diye takdim edilen Sayın Kılıçdaroğlu’nu kazanacak aday haline getirmek için bir hamle gerekiyordu. İktidara karşı strateji uyguladık.”
Müsavat Bey işi iyice köpürtmüş ve sözünü şöyle tamamlamış: “Bütün bunlar Meral Hanım’ın yüksek strateji ve siyasi dehasından kaynaklanan planlanmış işlerdir.”
İletişimin temel kurallarındandır;
… Bunların ki ise öyle bir strateji ki öncesinde 16-18 bandında olduğu iddia edilen İYİ Parti oylarını, sonrasında yüzde 7’lere kadar düşürmüş…
Demek ki bir tane daha benzer strateji uygulasalar, toplam oyları yüzde 4’ü geçmeyen, Masa’nın diğer dört partisi arasında yerlerini alacaklar…
“Ben Meral Akşener’in dükkânı kapatacağını düşünüyorum. İstifa edebilir” diyen İYİ Parti kurucularından
e göre Meral Hanım seçim sonuçlarını beklemeden ‘gereğini’ yapacak sanki…
Oysa desteklediği, 15 seçim arka arkaya kaybettiği hâlde koltuğunu bırakmayan Kılıçdaroğlu’nun ayak oyunlarından biraz örnek alsa uzunca bir süre idare edebilir…
Açıkçası, yalanın erbabını CHP üst yönetimi bilirdik. Müsavat Bey’in sözlerinden sonra İYİ Parti’yi de aynı sınıfa sokmak gerekecek…
“Dürüstlük, çok pahalı bir ihsandır. Ucuz insanlardan beklememek gerekir.”
* Ramazan Bayramı’nın ülkemiz, milletimiz başta olmak üzere tüm İslam âlemine ve dünyaya barış, kardeşlik ve neşe getirmesini diliyoruz.
Ramazan Bayramı’nız mübarek olsun
. Bu yıl iki bayramı bir arada idrak ediyoruz; yarın
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı…
Ülkemizin geleceği, millî bağımsızlığımızın emanetçisi çocuklarımızın ve milletimizin nice güzel bayramları olsun!
*
, bugüne kadar depremzedelerimiz için pek çok çalışma yürüttü. Yarın da 36 sanatçının bağışladığı eserleri düzenledikleri çevrim içi müzayedeyle satışa çıkaracaklarmış. Saat 21.30’da
uygulaması üzerinden takip edilebilecek etkinliğin tüm geliri afetzedelere iletilecekmiş. Şef
’un sunumuyla düzenlenecek müzayedede çağdaş Türk resminin değerli isimlerinden
ile yetiştirdiği sanatçıların “Yeni Dinamizm” sergisi kapsamındaki eserleri yer alacakmış. (Kader Peker)
* Şarj teknolojisine odaklanan
, taşınabilir hafiflikte powerbank’ler ve şarj cihazlarını bir basın bülteniyle tanıtmış. “Afet, kaza ve acil durumlar için Mcdodo’dan acil durum şarj kiti” başlığıyla hazırlanan bültende, afet anlarında akıllı telefonların ‘hayat kurtarma’ özelliği vurgulanmış ve şarj sorunu hatırlatılmış. Marka bu aksiyonuyla ürünlerini ‘
’ çerçevesinde tanıtmak için bir hamle yapmış görünüyor. Reaktif bir aksiyon olan gündem yönetimi iletişim çalışmaları için değerli bir adımdır. Tam da deprem hassasiyetinin arttığı şu günlerde etkili sonuçlar verebilir. Ancak kalıcı sonuçlar almak isteyenlerin proaktif bir yaklaşımla ‘
’ne yönelmeleri doğru olacaktır. (Şahika Mestan)