Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Bindik bir alamete gidiyoruz

Bindik bir alamete gidiyoruz

Ali Saydam
Ali Saydam Gazete Yazarı

Önce bazı haberlere göz atalım…

Kripto para blok zincir şirketi Injective Protocol, İngiliz sokak sanatçısı Banksy’nin “Moronlar” adlı eserini satın almış; sonra da yakmış…

Hikâye şöyle başlamış: Şirket, sanatçının 2006 yılına ait siyah beyaz baskıdaki eserini açık artırmada 95 bin dolara almış. Eserin üzerinde de “Siz moronların gerçekten bu b.ktan şeyi satın alacağınıza inanamıyorum” yazıyormuş.

Ödediği para karşılığında “Moronlar”a ‘sahip olan’ şirket, Twitter’dan BurntBanksy adıyla bir hesap açmış ve eserin yakılışını canlı yayınlamış… Bunu yaparken ayrıca videoya çekerek eseri ‘sanal varlık’ hâline dönüştürmüş… Yani Türkçesi, görüntüleri hard diske kaydetmiş… O kaydettiği ‘şeyin’ sanat ve piyasa değeri olduğu da iddia ediliyormuş…

Injective Protocol çalışanları, dijital pazar OpenSea’deki blok zincir teknolojisini kullanarak yapıtın dijital temsilini oluşturmuşlar. Böylece Banksy’nin sanat yapıtı bir NFT’ye (Non-Fungible Token) dönüştürülmüş.

Haberde kullanılan ifade aynen şöyle: “Yok edilip yeniden yaratılması izleyicilerde karışık hisler yarattı”… Nasıl? Tek başına enstalasyon olacak cümle, öyle değil mi?

“Modern sanat tarihinde dönüm noktası” ya da “Son dönemde gördüğüm en punk şey” diyenler de olmuş… Yok edilmiş Banksy baskısının var olduğundan daha değerli olabileceğine dair 95 bin dolarlık bir bahis açılmış.

Gelelim ikinci habere… Twitter’da paylaşılan ilk mesaj, platformun kurucusu Jack Dorsey’e aitmiş… Burası normal tabii de bundan sonrasına bakalım… Bu tweet, tam 2,9 milyon dolara satılmış… “Bir tweet’in el değiştirmesi nasıl mümkün olabilir?” diye düşünenler için hemen açıklayalım… Yukarıda bahsettiğimiz NFT teknolojisi devreye girmiş…

Bir başka haberde de Robot Sophia’nın yaptığı resmin 688 bin 888 dolara satıldığı yazılıyordu…

İnsan bu haberleri okuyunca ister istemez “Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete” duygusuna kapılıyor… Ya da Mustafa Sandal’ın o sevimli şarkısını hatırlıyor: “Onun arabası var güzel mi güzel / Şoförü de var özel mi özel / Bastı mı gaza gider mi gider / Maalesef ruhu yok / Onun için hiç mi hiç şansı yok”

Ne hikmetse bu tür işler Türkiye’de de ilerici (!), laf ebesi, fütürist (!) bir takım ecnebi Türk aydınların ilgi odağı hâline geliveriyor…

Oysa ‘ilginçlik’ bizde her zaman soru işareti oluşturur… İlginçlik, popüler kültürün temel ögesidir ve bilindiği üzere ‘şeytanla iş birliği’ yapmadan popüler olmak hiç de kolay değildir…

Tavsiyemiz, ruh ve akıl sağlığı açısından, bu tür ilginç olaylara biraz mesafeli ve şüpheyle bakılmasıdır.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.