Kafa eski kafa.
Kadro eski kadro.
Partinin adı Yeni olsa ne yazar?
Yıllardır değişmeyen bir ilke vardır orada.
Ülkenin iktidarına sahip olamıyorsan, partide iktidarı elinde tutacaksın, başkasına bırakmayacaksın.
Aynı görüşte olsanız bile başkası başkasıdır.
Kıran kırana mücadele hep bu yüzden.
Bu yüzden CHP’yi yönetmek, ülkeyi yönetmekten zor görülür.
Kurultaya şaibe karışması da hep aynı sebepten.
*
İleride Yeni Parti içinde gruplaşma olursa, aralarında anlaşmazlık çıkarsa, fikir ayrılığı yaşanırsa, bir grup kendi yolunu çizmeye niyetlenirse, vatandaş “Yok artık” diyecektir.
Şimdiden uyaralım.
Yeni’den Kulüp’e yol var, Efe’yi geçince.
*
Özgür Özel partinin kuruluş dilekçesini imzalayınca sosyal medya hesabından CHP’yi ve altı ok’u çıkardı.
Baba ocağı, dede ocağı nostaljisi geride kaldı.
Bir yanda eskinin hüznü, bir yanda yeninin heyecanı.
“Bizi buna mecbur edenler utansın” diye bir açıklama gelmesi an meselesi.
Altı ok’a veda etmek kolay olmasa gerek. Bari okları üçer üçer paylaşsaydılar.
*
Özgür Özel’in Cuma namazı için (Allah’ım nelere kadirsin, gücüne inanmayan kâfirdir) Hacı Bayram Camiine gideceği duyurulunca, yanında kimler olduğunu merak ettik.
Mesela Ali Mahir Başarır, Mahmut Tanal, Sezgin Tanrıkulu, Veli Ağbaba var mıydı? Olsa mıydı?
*
Ana muhalefeti kaybeden CHP’nin Meclis’teki sıralaması değişti.
İkinci partiydi, beşinci parti oldu.
Zaman içinde Yeni Parti’de maraza çıkarsa, DEM Parti ana muhalefet olur.
*
Neden buna vurgu yapıyoruz?
Çünkü ihtimal yüksek.
Fikir ayrılığı yerine çıkar ayrılığı öne çıkınca, o sonuç kaçınılmaz.
CHP’den istifa edenlerin hangi konuda fikir ayrılığı yaşadıklarını bilen var mı?
Kemal Bey’in bugünlerde “Yaşattığını yaşamadan ölmez insan” diye içinden geçirdiğini tahmin edebiliriz.
*
Yine de bir karşılaştırma yapabiliriz.
“Fikir” ile “Çıkar” birbirine epey benzer kelimeler.
İkisi de beş harfli.
İkisinin de son harfi R.
İkisinin de ortasında K harfi var.
İ ile I’nın yakınlığını dikkate alırsak, iki kelimenin ikinci harfleri de kardeş sayılır.
Bu kadar benzerlik dolayısıyla fikir ayrılığı ile çıkar ayrılığının birbirine çok uzak olmadığını görürüz.
*
Arınma ne ölçüde gerçekleşti?
Bunu en iyi Kemal Bey bilir.
Baştan beri arının diye boğazını yırtan o.
Kimse sormadan kendisi açıkladı.
“Arınma büyük ölçüde gerçekleşti.”
Kemal Bey böyle söyleyince, istediği arınmanın tamamlanmadığı sonucu çıkar.
91 vekil istifa etmiş, gitmiş Yeni Parti’ye girmiş. Daha bitmedi mi, geride kalan mı var?
“Büyük ölçüde” ifadesi kendi adına endişe barındırıyor.
*
Cuma namazı sonrası cami çıkışında bir arbede yaşandı.
Bağırış çağırış, itiş kakış, tekme tokat gördük.
Mustafa Sarıgül’ün bir vatandaşa arkadan tekme atması, çerçevelik bir sahneydi.
Bire bir ve yüz yüze karşılaşsalar, iri yarı vatandaş Sarıgül’ü bir hamlede yere serebilir.
Fakat Sarıgül kalabalık arasında ve arkadan tekme savurmaya çalışınca, başpehlivan gibi görünen vatandaş ne olduğunu anlayamadı, etraftakilerin iteklemesiyle uzaklaştı.
Yanındakiler Sarıgül’e “vurdun ama deviremedin” demediyse ayıp etmişlerdir.
*
Gürsel Tekin bazı gazetelere aktarılan paralardan bahsediyor. Eski yoldaşları için ağır cümleler kuruyor.
50 milyon… 294 milyon… 240 milyon…
“Kirli medya” tanımını kullanan Gürsel Tekin haksız mı?
O paraları alan gazeteler kirsiz olabilir mi?
Kaderin cilvesine bakın.
Bir zamanlar neler söylüyordu, kimlere çatıyordu; bugün ne söylüyor, kimlere çatıyor?
İktidara geldiğinin ertesi günü gazete ve televizyonlara el koyacaktı, hesapta.
O gün kastettiği kuruluşlar, bugün ismini saydıkları değildi. Öte geçeden hiçbir gazete yoktu. Hepsi bizim geçedendi.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.