Piyasaların merakla beklediği faiz kararı geçtiğimiz hafta Perşembe günü Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından açıklandı. PPK üyeleri piyasadaki genel beklenti ile paralel bir şekilde politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %37 seviyesinde sabit tuttu.
Bu kararın alınmasında yani faiz indirimi yerine politika faizinin sabit bırakılmasında ağırlıklı olarak enerji fiyatlarına atıf yapıldığını görüyoruz. PPK metninin içerisinde iç talepteki zayıf seyrin devamına rağmen “yüksek seyreden” enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü riskler oluşturduğu vurgulanıyor. Bu bakımdan bundan sonraki dönemde enflasyonla mücadelede en büyük risk algısının enerji grubundan geleceğini ifade edebiliriz.
Bu noktada kötü bir haberim var. Tam da PPK toplantısının olduğu gün Akdeniz motorin fiyatı ilk kez ton başına 1500 doları geçti. Eğer böyle giderse önümüzdeki kısa dönemde akaryakıt fiyatları konusu büyük bir sorun oluşturacak ve özellikte lojistikte temel maliyet olan motorin fiyatlarında üç haneli fiyatları göreceğiz. Maalesef akaryakıt fiyatlarındaki artış enflasyon yayılımını da artırdığı için önümüzdeki aylarda aylık enflasyon gelişmeleri istendiği gibi olmayabilir. Bu durum da zaten devam eden sıkılığın daha da uzun sürmesine neden olacağı için reel sektördeki sıkıntılar da devam ediyor. Özellikle sanayideki durum artık verilere daha net bir biçimde yansıyor.
Faiz kararının açıklandığı gün TÜİK, 2026 yılı Temmuz ayına ilişkin sanayi üretim verilerini yayımladı. Buna göre sanayi üretimindeki sert gerilemenin daha da belirginleştiğini görüyoruz. Zira Temmuz ayında sanayi üretimi yıllık %0,3 azalarak yıllık bazda 3 ay üst üste düşüş yaşanmış oldu. Verideki aylık düşüş ise %1,0.
Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2026 yılı Temmuz ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre %2,2 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi %0,8 azaldı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi %2,2 azaldı. Özetle devam eden sıkılaştırma programının imalat sanayiindeki yan etkileri artık kalıcı hasar bırakma seviyesine gelmiş durumda.
Bu vesile ile her zaman ve her fırsatta hatırlattığım önerimi bir kez daha yinelemek istiyorum. Reel sektörün kısa vadeli yüksek faizli spor kredileri acilen uzun vadeli taksitli ticari kredilere çevrilmeli. Aksi halde daha fazla konkordato ve iflas haberi duyacağız. Karşılıksız çekler ve protestolu senetlerde artış devam eder ve nihayet bankaların tahsili gecikmiş alacak oranlarındaki artış problematik bir noktaya gidebilir.

