Bu senenin başından beri Ukrayna’nın Rusya’ya karşı sahada kazandığı başarılar, Trump yönetiminin Kiev’e karşı tavrını değiştiriyor. Rusya’nın bu senenin ilkbahar hücumunu püskürtmeyi başaran Ukrayna güçleri, güneydeki Rus ikmal hatlarını zaafa uğratarak Kırım’ı da izole etmeye başladı. Rus gemilerine ve denizdeki hedeflere İHA’larla başarılı operasyonlar düzenleyen Ukrayna, Baltıklar ve Moskova’daki petrol ve askeri altyapıyla birlikte Hazar Denizi’ndeki kargo gemilerini de hedef aldı. NATO’nun Ankara zirvesinde Zelenski’nin kendinden emin görüntüsü de sahada değişen savaş dinamikleri sayesinde Ukrayna’nın savaşı kazanabileceği fikrinin güçlenmesine dayanıyordu. Trump’ın Ukrayna liderine Moskova’ya Putin’le görüşmek için gitmesinden bahsetmesi üzerine Zelenski Moskova’nın bugünlerde pek de güvenli olmadığı şeklinde kinayeli bir cevap vermişti. Ukrayna kritik bir stratejik başarı kazanmış veya Rus işgalini bitirme noktasına getirmiş değil elbette ancak Rusların kazanmasının kaçınılmaz olduğu fikrini yıkarak Amerika nezdinde kredisini artırmış durumda.
WASHINGTON’IN TAVRI DEĞİŞİYOR
Trump’ın ikinci dönemi Zelenski’yle Beyaz Saray’da basın önünde yaşanan skandal görüşmeyle başlamıştı. Trump uzun süre Ukrayna’nın kaybettiğini ifade ediyor ve bu ülkeye yardımın karşılıksız olmasına set çekiyordu. Amerikan silah sistemlerinin Avrupa tarafından satın alınarak Ukrayna’ya verilmesini tercih eden Trump, savaşı bitirmek için Putin’le müzakere etmeye çalıştı ancak bir sonuç alamadı. Rusların ilerlemesini durduran ve Rus petrol altyapısını başarılı şekilde hedef alan Ukrayna’nın son aylarda Trump tarafından hedefe konduğunu görmedik. Bilakis Haziran’daki G7 ve Temmuz’daki NATO Ankara görüşmelerinin hemen sonrasında Zelenski’nin Washington’a gelmesi, Ukrayna’nın artık ‘kaybeden taraf’ olarak görülmediğini gösteriyor.
Ukrayna’ya yardımın güçlü savunucularından Senatör Lindsey Graham’in cenazesine katılarak bütün senatörlerle görüşmesi beklenen Zelenski’nin Rusya’ya karşı yaptırımlar, İHA anlaşması ve Patriot füzelerinin tedariki konularına odaklanacağı haberlere yansıdı. Ukrayna’nın savunma endüstrisini dönüştürmüş olması ve Amerika’ya dahi bazı sistemleri verebilir hale gelmesi, İran’la savaşında mühimmat ve tedarik sorunları yaşayan Washington’ı memnun ediyor. NATO zirvesinde Amerika’nın Ukrayna’ya Patriot önleme füzelerini üretmek için geçici bir lisans vermeyi kabul etmesiyle birlikte Raytheon’un daha uzun vadeli bir ortak üretim anlaşmasını değerlendirmeye başladığı da habere yansıdı. Ukrayna’nın Amerikan savunma sanayiine bağlanmasını sağlaya-bilecek bu gibi adımlar, savaşta test edilen en güncel sistemleri üretmenin bir sonucu olarak öne çıkıyor.
SAHADAKİ BAŞARI MASAYA TAŞINIR MI?
Ukrayna’nın Washington nezdinde kredisinin artması ve Trump yönetimiyle yaşanan derin sorunların geride kalması NATO’nun daha bütüncül olarak Ukrayna’ya destek vermesini sağlıyor. Ancak bu dinamiklerin, henüz Amerika’nın kalıcı desteğine veya Rusya’yı masaya oturmaya zorlayacak bir müzakere pozisyonuna dönüştüğünü söylemek pek mümkün değil. Trump’ın Ukrayna’ya karşı tavrının dönemsel ve sonuç odaklı olması, şartların değişmesiyle Başkan’ın tavrının da değişebileceğine işaret ediyor. Ukrayna Rusya’nın eninde sonunda kazanacağı şeklindeki tezi çürütmüş durumda ve özellikle savunma sanayiinde yaptığı atılımlar stratejik önem taşıyor. Trump’ın söylemiyle Washington’dan sürekli yardım almayı başaran bir siyasi performanstan Amerika’yla ortak savunma üretimi opsiyonu sunabilen bir askeri performansa gelmiş olması Ukrayna’nın saygınlığını artırıyor. Bu noktada Washington Ukrayna’nın güçlenen pozisyonunu Rusya’ya karşı baskı aracı veya Kiev’i masaya oturtmak için fırsat olarak kullanmak isteyebilir.
Zelenski’nin İran’a Rusya’nın yardım ettiği şeklindeki iddiaları, Ukrayna savaşının Amerika açısından ne kadar kritik önemi olduğuna ikna amacı taşıyor. Trump’ın İran’a ateşkes şartlarını kabul ettirme konusunda ne kadar zorlandığı ortada ve Netanyahu’nun Washington ziyaretiyle savaşa devam ihtimalinin güçleneceği söylenebilir. Trump bu iki savaşın birbiriyle iç içe geçtiğine ikna olursa hem Rusya’ya hem de İran’a karşı daha fazla baskı uygulamaya çalışabilir. Rusya’ya karşı Kongre yaptırımları ve Ukrayna’yla savunma iş birliği öne çıkabilir ancak İran cephesinde Amerikan güçlerinin sahaya inmesi dışında baskıyı artırabilecek çok fazla opsiyon yok gibi görünüyor. Kongre Trump’a bir yandan İran savaşının bitirilmesi için yeterince güçlü olmayan bir baskı uyguluyor bir yandan da Ukrayna’ya destek ve iş birliği konusuna daha açık görünüyor. Rusya’ya karşı kazanan Ukrayna ve İran’a karşı kazanmakta zorlanan Amerika denklemi, Washington’ın her iki savaşla ilgili politikasını birbirine yakınlaştırabilir. Lindsey Graham cenazesi münasebetiyle de olsa hem Zelenski hem de Netanyahu’nun Trump’la görüşecek olması bu yeni konjonktürün de bir ifadesi olarak öne çıkıyor.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.