Dört sıra dışı gelişme yaşandı. Üçü apaçık bağlantılı. Sonuncusu otobana tali yoldan çıkıyor;
1.
ABD-S.Arabistan nükleer anlaşması. 2.
Ukrayna’nın Hazar’da İran gemisini vurması. 3.
Şam-Bağdat arasında ABD’de imzalanan ve Irak parlamen-tosunda onanan anlaşma. (Önemli. Ayrı yazı istiyor çünkü, yeni Ortadoğu kurulumunun küçük ayağı olarak ana şebekeye bağlanması gerekiyor.) Ve 4.
Epstein davasının kilit tanığının Fransa’da ‘öldürülmesi’…UKRAYNA HAZAR’DA İRAN’I NEDEN VURDU?
Hazar Denizi’nde İran bandıralı ve Rusya-İran arasında ticaret yaptığı söylenen bir geminin Kiev tarafından vurulması sıra dışı gelişmedir ve bir ilktir.
Ukrayna ile Ortadoğu’daki savaşların gittikçe daha çok kesişen yolları, yeni bir cephenin açılmak istendiğine
dair şüpheleri artırıyor…Türkiye’yi ilgilendiren bir konu bu; Karadeniz’in Ukrayna savaşının parçası haline dönüşme ihtimalinden Ankara’nın rahatsızlığı bilinirken, savaşın bir de Hazar’a sıçrama ihtimali büyük riskler barındırıyor…
İkinci şüpheli nokta, ABD-İran çatışmasının durduğu ana denk gelmesi. ABD, bir Umman heyetinin Tahran’a ziyareti ve müzakerelerde toparlanma ihtimali nedeniyle saldırıları askıya almış, Tahran da karşılık olarak ateşi durdurmuştu…
Şüpheye, Azerbaycan Devlet Başkanı Aliyev’in,
Bakü’de Almanya-Rusya arasında gizli görüşmeler
yapıldığına dair açıklamalarını da ekleyebiliriz.Kiev boyunu aşan böyle bir hamleyi kendi başına yapabilir mi?
Zor. Saldırı Dışişleri Bakanı
Hakan Fidan
’ın Ukrayna ziyaretinin zamanlamasına da denk düştü. Evvelinde de Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, “Ukrayna’nın Karadeniz saldırılarına karşı Türkiye’den sert bir çıkış bekliyoruz” demişti. Kiev’deki görüşmelerde Fidan rahatsızlığı muhataplarına açıkça söyledi. Aynı gün Karadeniz’de bir Türk gemisi daha vuruldu. Sonra da Hazar vakası yaşandı…Saldırının muhatabı direkt Türkiye değil elbette. Ama Rusya ve İran’ı hedeflediği aşikâr. Bu yüzden
Avrupa
ve özellikle İngiltere
’nin bu eylemin arkasında olduğu söylenebilir…Zelenski’nin ABD ziyareti öncesine denk gelmesi, Rusya-Ukrayna arasında barış arayışlarının-savaşın alevlendiği dönemde-artması, Avrupa’nın milyarlarca euroluk yeni yardım paketinin kesinleşmesi, yine Zelenski’nin, “yılda 10 milyon İHA üretiyoruz. Artık 20 milyon üreteceğiz” açıklaması hep aynı ayarlamaların işaretlerinden.
Ama en kötü senaryo,
İran’a yönelik daha büyük ve bölge ülkelerini de askere yazan yeni bir savaşın güncellenme ihtimali
. Ki, bu da bir diğer garip gelişmeye bağlanıyor…ABD, ARABİSTAN’A NEDEN NÜKLEER GÜÇ VERİYOR?
Amerika’nın Riyad’a ‘verdiği’ sürpriz nükleer kart da sıra dışı bir gelişme. Sivil bir program bu. Ama Uranyum zenginleştirmenin yolunu açıyor. Akkuyu için de bu yakıştırmalar yapılmıştı. İsrail basını konuyu, ‘Türkiye’ye F-35 verilmesi gibi’ diye yorumladı. Bakarsanız, memnun değiller. Netanyahu’nun Washington ziyaretinde masaya bir koz daha ekleme sayabilirsiniz ama içinde daha ‘büyük’ bir iş var gibi…
İki ülke enerji bakanları arasında imzalandı anlaşma. Sonra Trump, Riyad’ın İbrahim Anlaşmaları’na katılması şartını ‘ekledi’. Bu bozma ya da dengesizlik değil, Arabistan’ı ‘
rehin almadır
’! Anlaşmadan Trump’ın hatta Netanyahu’nun habersiz olduğuna dair spekülasyonları çöpe atabiliriz…Bir, ekonomik boyut; Arabistan yıllardır bunu istiyor. Başta Çin ve Rusya olmak üzere, Güney Kore ve Fransa ile temasları var. Hepsinin önü kesilmek istendi, ABD şirketlerine de alan açıldı. Milyarlarca dolarlık iştir ve ABD kontrolünde olacaktır.
İki,
bu güç transferi bölgede nükleer yarışa yol açabilir mi? Mümkün. Nükleer eşiği düşürebilir, yeni nükleer standart getirebilir.
Duyulur duyulmaz Türkiye, Mısır, BAE ve İran’ın aklından bu fikrin geçmediğini kimse söyleyemez.Üç, İsrail’in nükleer ayrıcalığını zayıflattığı da açık. Ama..
İran savaşına katılacak bir Arabistan, İsrail’den nükleer onayı alır!
Dört, ABD’nin duruş bozukluğunu da belirginleştiriyor; İran’a yıllarca, “Uranyum zenginleştiremezsin’ dedikten sonra, İran savaşının pasif katılımcısı/mağduru olan ülkeye ‘zenginleştir’ demek büyük tutarsızlık…
Beş, gelelim
jeopolitik bağlama
; nükleer güç aktarımı, Ortadoğu güvenlik mimarisinin yeni güç dengeleri ile ilişkili mi? Türkiye-Mısır-Arabistan-Irak-Suriye-Körfez ülkeleri havuzuna ağırlık eklemek sayılır mı?Altı, bu hamle, Körfez’i önceliyor, Çin ve Rusya’ya, doğal olarak İran’a karşı bir yeni çizgi çekiyor, bölgede gelişen ‘ittifak’ yapısına mevzi kazandırıyor.
EPSTEIN’İN KADIN AVCISI, VANCE’İN MOSSAD AÇIKLAMASINDAN SONRA ‘ÖLDÜRÜLDÜ’!..
Epstein dosyası genellikle İsrail/MOSSAD’ın Beyaz Saray’a şantaj edevatı olarak görüldü. Trump’ın Netanyahu’ya gösterdiği geniş toleransı izah için kullanıldı. Ta ki, Başkan Yardımcısı ve 2028 Başkanlık yarışının güçlü adayı
J. D. Vance
’in 15 Temmuz’daki açıklamalarına kadar…Vance’in, Epstein’in
İsrail derin devlet unsurları ve ABD istihbaratıyla bağlantılı olabileceğini
açıklaması dünya basınında ilgiyle karşılandı. Bu yöndeki ilk resmi açıklamadır
. Hem İsrail’e hem Amerikan istihbarat camiasına meydan okuyor…4 gün sonra
Daniel Siad
, Fransa’daki evinde ölü bulundu…Siad, tecavüz ve insan kaçakçılığı suçlamalarından soruşturma altındaydı. Epstein belgelerinde adı binlerce kez geçiyordu. Avrupa’daki en önemli bağlantıydı. Ama savcılığın
kilit tanığı
olarak ifadesi alınamadan hayatını kaybetti.Siad’in ölümü/öldürülmesi, Epstein skandalının magazinel perspektifinden ele alındı. Bağlantılı ölümlerin sayısı 20’yi aştığından o da aynı torbaya dahil edildi.
Kimsenin aklına Vance’in açıklamaları ile ilinti kurmak gelmedi…
Avrupa’da bu tür istihbarat eylemleri kurmak daha çok MOSSAD sicilinde yer alıyor. Bu sefer Amerikan istihbaratı da gözden kaçırılmamalı. Çünkü Siad sadece kadın ticareti ile ilgili değildi!


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.